Beynin ödül devresini tetikleyen vahşi algoritmalar

04:0024/05/2026, Pazar
G: 24/05/2026, Pazar
Yaşar Süngü

Bahis ismiyle kendilerini gizleyen kumarcıların en büyük müşterisi gençler. Küreselleşen dünyada genç nesil hem müşteri hem hedefteki mağdur kuşak. İnternet erişiminin artmasıyla birlikte, dünya en büyük çevrimiçi kumar pazarına dönüştü. Artık her telefon ya da bilgisayar kolayca bir kumarhaneye çevrilebiliyor. Küresel sermayenin elindeki sanal medya denetlenemiyor çünkü devletleri bile tehdit edecek, yönlendirecek kadar güçlüler. * 2024 yılında 74 milyar TL Meta, Google, TikTok, YouTube ve X gibi

Bahis ismiyle kendilerini gizleyen kumarcıların en büyük müşterisi gençler.

Küreselleşen dünyada genç nesil hem müşteri hem hedefteki mağdur kuşak.

İnternet erişiminin artmasıyla birlikte, dünya en büyük çevrimiçi kumar pazarına dönüştü.

Artık her telefon ya da bilgisayar kolayca bir kumarhaneye çevrilebiliyor.

Küresel sermayenin elindeki sanal medya denetlenemiyor çünkü devletleri bile tehdit edecek, yönlendirecek kadar güçlüler.

*

2024 yılında 74 milyar TL Meta, Google, TikTok, YouTube ve X gibi yabancı platformlara akmış.

2025 yılında dijital medya yatırımlarına reklam olarak akan para 200 milyar TL. Bu paranın 100 milyar TL’den fazlası sosyal medya platformlarına gitmiş.

Bu platformlar daha fazla izlenmek ve ekran sürelerini artırmak için şiddet, mafya özentisi içerikler, suç örgütü propagandaları ve çocukları hedef alan riskli yayınları algoritmalarla destekleniyor.

Denetlenemeyen bu sistem yüzünden şiddet her alanda her geçen gün artıyor.

Ergen yaşlarda çete kurma özentisi, akran zorbalığı, okul basmalar, uyuşturucu kullanımı, bahis yani kumar bağımlılığı sanal dünyanın kötü niyetli yazılımlarının topluma yansıyan trajik sonucu.

*

Prof. Dr. Seyithan Ahmet Ateş’in perspektif adlı internet sayfasında yayınlanan araştırmasına göre sanal kumar sitelerinde; beyin ödül devresini tetikleyen “vahşi” algoritmalar kullanılıyor.

Bu durum; sanal kumar oynamaya başlayan kişiyi teslim alıyor, davranış kontrolünü ve kumarı bırakmayı oldukça zorlaştırıyor.

Birçok mağdur, detaylı bir mühendislik ürünü olan sanal kumar algoritmasına karşı savunmasız kalabiliyor.

*

Avrupa Kumar ve Bahis Birliği (EGBA) verilerine göre, AB genelinde kumar pazarının brüt geliri 2024 yılında 123,4 milyar avro seviyesine ulaşmış.

Burada oluşan ekonomiyi ise sanal bahis (kumar) siteleri sırtlıyor.

Sanal kumarın oranı geleneksel kumar sistemlerine göre her yıl artış gösteriyor.

Peki hangi kumar türleri tercih ediliyor ve hane halkına nasıl bir maliyet oluşturuyor:

Avrupalı kullanıcıların en çok para harcadığı kumar türleri şunlar:

Piyango (Lottery): 38 milyar avro

Online Casino: 21,5 milyar avro

Spor bahisleri: 20,1 milyar avro

Ülkelerin hangi kumar türünü tercih ettiğine ve harcanan rakamlara bakıldığında, İngiltere’nin 30,8 milyar avro ile Avrupa’nın en büyük kumar pazarı olduğu görülüyor.

İngiltere verilerine göre yardım isteyen kumar bağımlılarının kişi başı ortalama borcu 21.269 Sterline ulaşmış durumda.

İtalya’daki kumar pazarı ise diğer Avrupa ülkelerinden farklı olarak hâlâ ağırlıklı olarak fiziksel kumar bayileri üzerinden dönüyor.

*

Türkiye’ye ise son yıllarda sanal kumar çok hızlı bir şekilde artış göstermiş durumda.

Sanal kumar bağımlıları, Yeşilay’ın danışmanlık merkezlerine başvuran en büyük grubu oluşturuyor.

Türkiye’de sanal bahis sitelerinin yarısından fazlası kayıt dışı olarak faaliyet gösteriyor.

Kumarın Türkiye’ye maliyeti ise oldukça yüksek ve tüm bağımlılık türlerini geride bırakmış durumda.

Kumarın maliyeti 2024 itibariyle 40 milyar dolar civarındaydı. 2026 için 50 milyar dolar olarak tahmin ediliyor

*

Avrupa’nın toplam 123 milyar avroluk (yaklaşık 133 milyar Dolar) pazar büyüklüğü ile kıyaslandığında, Türkiye’nin tek başına Avrupa’nın en büyük pazarı olan Birleşik Krallık’tan bile daha yüksek bir kumar hacmine sahip olduğu sonucuna varılabilir.

Görüldüğü üzere, bağımlılıkların yarattığı ekonomik maliyetler bir taraftan bireyler için külfet oluştururken diğer taraftan toplumların ve devletlerin geleceğini ipotek altına alan bir seviyeye ulaştı.

Bağımlılığın her yıl artan maliyeti Avrupa genelinde ve Türkiye özelinde yüzlerce milyar doları buluyor.

Bu finansal kaybın en trajik yanı ise harcamaların büyük bir kısmının düşük gelir grubundaki haneler tarafından yapılması.

Yoksulluk ve bağımlılığın birbirini beslediği bu döngüde, aileler temel ihtiyaçları olan gıda, barınma ve eğitimden feragat ederek kaynaklarını bu yıkıcı alışkanlıklara aktarıyor.

*

Sonuç olarak bağımlılık, yalnızca bireylerin sağlığını tehdit etmekle kalmıyor. Sigara, alkol, madde kullanımı ve kumar gibi bağımlılıklar aynı zamanda hane halklarına ve ülke ekonomisine de ciddi yükler getiren çok boyutlu bir sorun olarak karşımızda duruyor.

#sosyal medya
#toplum
#Yaşar Süngü