
Ekonomik ihtiyaçlar karşılanırken tek tek bireylere düşen payın miktarını belirleyen bir ölçü ya da kural yoksa toplumda sosyal denge olmaz.
Başkalarının haklarının başladığı yerde senin hakkının sınırı çizilir.
Kimi buna ahlak der kimi de hak.
Doğru modeli kapitalizm ve sosyalizmde arayanlar da var, farklı din ve inanç merkezinden bakarak çözüm üretenler de.
**
İslami anlayışa göre insan, dünyada hayat sürmek, onun kaynaklarından istifade etmek için çalışmak zorundadır; ancak sadece bu amaca yönelik yaşamamalıdır.
“İslam, insanlığın çabasını sadece yeryüzünün doğal kaynaklarını kullanmakla sınırlamamakta, aynı zamanda insanı denizlerin derinliğine dalmaya, balığı ve diğer deniz hayvanlarını yiyecek ve süs olarak kullanmaya sevk etmektedir.
Kur’an, Davut peygamberin yeteneğini ve zenaatini, demirden zırh yapmasını, Süleyman peygamberin yüksek kaleler yaptırmak için sanatkarlar tutmasını ve pek çok diğer peygamberlerin kabiliyet ve zenaatlerini övmüştür.
Bu modelde, Allah’a inanan ancak aylak (tembel) şekilde ibadethanenin dört duvarı arasında kalan, maddi refahı günah sayan başkalarına bağımlı ve ihtiyaçlarının temini için başkalarının eline bakan parazit kişiler bulamayız.
Oysa bu iki tarafın aksine İslam’ın önerdiği modelde zenginliği yoksulları istismar aracı olarak kullanan ve bu nevi araçların doğru ve yanlış, şahsi emelleri için kullanmasını haklı gören insanlar bulunmaz.
Bu sistemde ancak adil ve merhametli iş adamları, gayretli girişimciler, işine sıkı sıkı sarılan çalışanlar, harcamalarını yaparken israfa ve gösterişe kaçmayan tüketiciler buluruz.
**
Böyle bir sistemde ekonomik olarak toplumun büyük bir kesimi orta gelir grubunda bir araya gelir.
Böyle bir sistemde ne çöplerden karnını doyurmak zorunda kalan insanlar ne sokaklarda yatan insanlar ne de servetini haksız kazançlarla büyütmek isteyen iş adamları yer almaz.
Böyle bir sistem için devletlerin ideoloji değiştirmesine de gerek yoktur.
**
Herkesin kabul ettiği, inkar edemediği doğrular yanlışlar gibi bazı evrensel gerçekler, genelde yaşadığımız hayatın içinde yeteri kadar güçlü değildir.
Her şeyin doğrusunu yanlışını biliriz ama bildiklerimizle hareket etmeyiz.
Neden?
İşimize gelenler duygusu çok güçlüdür.
Bizi yönetir o duygu.
Yaşantımızı o belirler.
Ne yapıp ne yapmayacağımızı “işimize gelen olarak bildiğimiz içimizde var olduğunu hissettiğimiz o duyguya sorarız.
İnsanla ilişkisi binici ile at arasındaki ilişki gibidir.
**
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.