
Liseyi bitirdiğinde ailesine üniversite okumak istemediğini söyledi.
Okul için staj yaptığı şirket iyi bir şirketti.
Askerlik zamanı gelmişti ama işini bırakıp askere gitse geri dönüşü riskli olacaktı.
O yüzden de bedelli gitmek istiyordu.
Ancak bedelli askerliğe verecek kadar parası yoktu.
Bankadan kredi çekmeyi düşünüyordu.
Borca girmeyi sevmediği için canı sıkkındı.
**
Zaman zaman akşamları bilgisayardan internete girerek oyun oynayarak stresini atıyordu.
İnternet üzerinden oynanan dijital oyunlarda karşılık konuşma imkanı da vardı.
Oyun arkadaşlarından bazıları ile samimi olmuşlardı.
Ailesi ile İsviçre’de yaşayan Muhammed’in anne babası Malatya’dan Avusturya’ya çalışmaya gelmişler oradan da İsviçre’ye geçmişler.
Yani Muhammed gurbette doğan bir genç.
Aile uzun yıllar yurtdışında kalmalarına rağmen kültürlerini muhafaza etmeyi başarmış.
**
Ve dediğini yapmış, yeğenden aldığı iban numarasına ertesi gün istediği miktarı yatırmış.
**
İki oyun arkadaşının dostlukları ondan sonra daha da gelişmiş.
Geçen yaz Muhammed İstanbul’a gelmiş Ömer Faruk’la ilk kez yüz yüze buluşmuşlar.
Ömer Faruk önümüzdeki yaz bedelli askerliği yapacak.
Oyun arkadaşlığı süresinde kendisine güvenerek yüklü miktarda borç para gönderen arkadaşını daha fazla bekletmemiş Ömer Faruk.
Kendini ve çevresini zorlayarak Muhammed’e olan borcunu bir yılda ödemiş.
**
Ticari ya da bireysel ilişkiler de güven üzerine kuruluyor.
Toplumların ailelerin, şirketlerin çimentosu gibi bir şey bu.
Güven duygusu gibi bazı hassasiyetler de toplumların olduğu gibi kurumların ve iş dünyasının kırmızı çizgisi.
**
İnsan onurunu koruyan evrensel bazı hassasiyetler de güven duygusu kadar önemli.
O yüzden küresel ekonomik ve siyasal gücün şımarttığı örgütlü kötülüğün temsilcileri toplumda güven ve hassasiyeti sevmez.
Bunların yokluğundan beslenir.
Hatta korkar.
Nasıl yapar?
Bunun için kimliğini gizleme ihtiyacı bile duymaz.
**
O kadar şımarık ve küstahtır örgütlü kötülüğün temsilciler.
Mevcut güce tapar, onun sonsuza kadar süreceğini zanneder.
**
Müşteriyi kandıran, bozuk mal satan, eksik tartan, hak yiyen, emeğin hakkını vermeyen, hırsıza akıllı dürüste enayi diyen, gücünü kendi menfaati için kullanan insanlardan çok var.
Onlar çoklar ama değersizler.
Varlar, azlar ama çok değerliler.
Dünyayı güzelleştirenler de ‘az’lar değil mi?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.