Dikkat! Türkiye İsrail tarafından kuşatılıyor!

04:0028/06/2026, Pazar
G: 28/06/2026, Pazar
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Yusuf Kaplan

Türkiye kuşatılıyor: Dört bir taraftan kuşatılıyor ülkemiz hem de. Bu kuşatmaların her birisinin gerisinde de İsrail’in olması, bugüne kadar yaptığımız tarih okumalarının ne kadar arızalı olduğunu göstermeye yetebilir. DOĞU AKDENİZ’DEN KUŞATMA Güneyde, Levant’ta Gazze soykırımı başlamadan önce başlatılan bir kuşatma operasyonu var. Doğu Akdeniz’den geliştirilen kuşatmanın içinde Fransa da, ABD de, Yunanistan da var önplanda ama gerisinde İsrail var. Doğu Akdeniz’in sadece bölgesel değil küresel

Türkiye kuşatılıyor: Dört bir taraftan kuşatılıyor ülkemiz hem de. Bu kuşatmaların her birisinin gerisinde de İsrail’in olması, bugüne kadar yaptığımız tarih okumalarının ne kadar arızalı olduğunu göstermeye yetebilir.


DOĞU AKDENİZ’DEN KUŞATMA

Güneyde, Levant’ta Gazze soykırımı başlamadan önce başlatılan bir kuşatma operasyonu var.

Doğu Akdeniz’den geliştirilen kuşatmanın içinde Fransa da, ABD de, Yunanistan da var önplanda ama gerisinde İsrail var.

Doğu Akdeniz’in sadece bölgesel değil küresel ölçekte stratejik etkileri ve önemi olan bir konumu ve yeri olduğunu söylemek bile gerekmiyor. Doğu Akdeniz’in stratejik konumunun yanı sıra güçlü bir doğal gaz yatağı olması da önemini artırıyor. Doğu Akdeniz’in kuşatılması, Türkiye’nin güvenliğini ve bağımsızlığını tehdit ediyor.


KIBRIS ÜZERİNDEN KUŞATMA

Türkiye, aynı zamanda Kıbrıs üzerinden kuşatılıyor: Rum Yönetimi’nin AB dönem başkanlığını devralmasıyla birlikte Rumlar, AB’de “kese”nin ağzını açtılar ve ilk olarak Türk cumhuriyetlerine toplam 12 milyar dolarlık bir fon ayırdılar.

Başta Kazakistan olmak üzere, bütün Türk cumhuriyetlerinde karşılıklı olarak büyükelçilik açtılar ve Türkiye’nin Kıbrıs’ta işgalci olduğunu kabul ve beyan ettiler.Bu haber, Türkiye’de herkesi buz gibi dondurmaya yetti!

Türk cumhuriyetlerinin Kıbrıs üzerinden Türkiye karşı kışkırtılması ve kuşatılması hâdisesinin gerisinde de İsrail var.

Doğu Akdeniz’de ve özellikle de hem bizzat Kıbrıs’ta hem de Kıbrıs üzerinden İsrail bölgeyi avucunun içine almak ve her bakımdan kolonileştirmek istiyor.


TÜRKİYE’NİN GÜNEYİNDEN KUŞATMA

İsrail, Türkiye’nin güneyinden Lübnan’ı işgal ediyor; amacı haritadan silmek. Ama Suriye’ye dokunamayacak. Türkiye bu konuda bütün aktörleri harekete geçirerek Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması konusunda her tür stratejik adımı attı.

Şimdilik Suriye, Suriye’de bir PKK devletinin kurulmaması için -küresel ve bölgesel aktörlerle anlaşarak- önemli bir adım attı. Çok büyük bir risk bu. Ama alınması gereken bir risk. Büyük risk çünkü Lübnan’ı adeta haritadan silmek için var gücüyle saldıran İsrail’in Suriye’yi -hem Türkiye’nin hem de Suriye’nin bir zaaf anında- vurmaması, işgal etmemesi için bir neden yok. O yüzden İsrail’in Suriye üzerinden hayal ettiği bütün planları püskürtebilmek Türkiye’nin hem dış cephede hem de iç cephede çok güçlü olmasına bağlı.


BALKANLAR ÜZERİNDEN KUŞATMA

İsrail’in sadece Kıbrıs üzerinden değil Balkanlar üzerinden de Türkiye’yi kuşatmaya çalıştığını görüyoruz. İsrail sadece Rum kesimi ile değil Yunanistan ile de stratejik anlaşmalar imzaladı Türkiye’ye karşı. Adalar Denizi’nde İsrail ile Yunanistan askerî tatbikatlar yapıyor Türkiye’ye gözdağı vermek için. Ama bizim elimiz de armut toplamıyor elbette ki. Biz de Adalar Denizi’nde bütün teknolojik silahlarımızı denediğimiz askerî operasyonlar yapıyoruz.

Türkiye’nin Balkanlar üzerinden kuşatılma operasyo-nunun en son adımları istihbarat ve strateji alanında. İsrail, Sırbistan’ın istihbarat yapısını kurdu. Şimdi de Romanya’nın istihbarat sistemini kurma anlaşması yapıldı.

Türkiye’nin bu süreçte Mavi Vatan kavramını Mısır ile bilfiil hayata geçirmesi. İsrail’i de, Yunanistan’ı da çıldırtmaya yetti. Hem İsrail yönetimi hem de Yunanistan yönetimi bu konuda Türkiye’yi hedef tahtasına yerleştirerek tehditler savuran açıklamalar yapmaktan geri durmuyorlar. 


MISIR’LA İTTİFAK HAYATÎ

Türkiye’nin Mısır’la yakınlaşmaması için olağanüstü gayret gösterdi İsrail yönetimi on yıllarca. Mısır’ı da avucunun içinde tutuyor İsrail Amerika’daki Yahudi gücü üzerinden. Mısır’a düzenli yardım yapıyor Amerika’daki Yahudilerin kontrolündeki ABD yönetimi.

Bu yardımların bir karşılığı, bir bedeli var, değil mi? 

1978 yılında İsrail’in kontrolündeki Enver Sedat yönetimiyle, İsrail’in bölgeye yerleşmesini sağlamak için, önce Mısır’ı, sonra da bölgeyi kesinkes kontrol altına almasının başlangıcını oluşturan Camp David Antlaşması’nı imzaladı.

Mısır teslim alınmıştı.

Türkiye’deki yönetimler teslim alınmıştı 1996 yılında Erbakan, başbakan oluncaya kadar. Erbakan’a bir yıl tahammül edemediler ve 1997 yılında 28 Şubat postmodern darbesiyle birlikte devirdiler Hocayı.

İsrail’in Türkiye’yi resmen kontrol etmesine nihai darbeyi Erdoğan yönetimi vurdu.

O yüzden Erdoğan’ı sürekli hedef tahtasına yatırıyor İsrail yönetimi. 

Özetle… Türkiye, İsrail tarafından dört bir yönden kuşatılıyor. Türk kamuoyu, İsrail’in Türkiye’yi bu kadar derinlemesine kuşattığını henüz fark edebilmiş değil.

Türkiye’ye Batı’dan, özellikle de Amerika’dan geldiği söylenen tehdidin Amerika’dan değil, Amerika’ya her bakımdan hâkim olan Yahudilerden geldiğini göremediğimiz sürece, asıl düşmanımızın kim olduğunu bile bilemeyeceğiz.

Düşmanının kim olduğunu bilemeyen bir ülkenin bağımsızlığını koruyabilmesi ham hayalden ibarettir. Vesselâm.

Not: Bu yazı, Cins dergisinin Temmuz sayısında yayımlanacak yazımdan bir kesittir. Yazının tamamını Cins dergisinden okuyabilirsiniz.

#Politika
#Gazze
#Ortadoğu
#Yusuf Kaplan