
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, dünyadaki insan hakları ihlali ve hukuksuzluklara ses çıkarmayan ülkeleri korkaklıkla suçlarken bunların başında, ABD ve İsrail'e ses çıkarmamakla eleştirdiği Avrupa Birliği'nin geldiğini söyledi.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, dünyadaki insan hakları ihlali ve hukuksuzluklara ses çıkarmayan ülkeleri korkaklıkla suçlarken bunların başında, ABD ve İsrail'e ses çıkarmamakla eleştirdiği Avrupa Birliği'nin geldiğini söyledi.
İnsan hakları ve uluslararası hukuk alanındaki küresel gelişmeleri değerlendiren Callamard, insan hakları bağlamında geçen yılı, "saldırgan aktörler" ile "korkak aktörlerin" yılı olarak tanımladı.
Agnes Callamard, dünyadaki insan hakları sorunlarını etkileyen etkenlerin başında, bazı ülkelerin eylemsizliğini sayarak "Eylemsizlik ya da bizim tabirimizle Batı dünyasındaki birçok hükümetin korkaklığı, dünya düzeni ve insan haklarını derinden etkiliyor" dedi.
İnsanlığın "saldırgan davranışların" hedefinde olduğunu söyleyen Callamard, ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi isimleri bu davranışları sergileyen "yırtıcılar" olarak niteledi.
"İnsanlık saldırı altında çünkü dünyanın geri kalanı, bu yırtıcı saldırılara karşı duramıyor ya da direnemiyor. Bu nedenle 2025'i 'korkaklığın yılı' olarak adlandırıyoruz. Bunların başında da Avrupa Birliği geliyor. Ekonomik gücüne rağmen Donald Trump'ın ihlallerinin adını koymakta ya da İsrail'in soykırımı, hukuksuz işgali ve Batı Şeria'nın fiili ilhakının hesabını sormakta isteksiz ya da yetersiz."
"İsrail'in idam yasası, insanlık onuruna hakarettir"
Agnes Callamard, saldırgan olarak adlandırdığı ülkelerin kendi içinde de insan hakları ihlalleri yaptığının altını çizerek bunlara örnek olarak, ABD'de düzensiz göçmenlere uygulanan baskı ve işkenceleri saydı.
Filistin'le dayanışma örgütlerinin de baskılardan etkilendiğini kaydeden Callamard, sivil toplumun ve dayanışma gruplarının kriminalize edildiğine dikkati çekti.
İsrail'in Filistinli esirlere yönelik idam yasasını da değerlendiren Callamard, "İsrail'in yalnızca Filistinlilere idamı öngören yasa tasarısı, insanlık onuruna bir hakarettir. Apartheid rejimini ve hukuksuz işgali yansıtmaktadır" ifadelerini kullandı.
Agnes Callamard, dünyada idam yasalarına karşı bir eğilim bulunurken İsrail'in bu yaklaşımın aksine hareket ettiğine vurgu yaparak "Bu yasa öyle gerekçelendiriliyor ki apartheid döneminde Güney Afrika'nın bile yapmadığı bir uygulama meşrulaştırılıyor. Bunun gerçekten başka ülkelere örnek olmamasını umuyorum" diye konuştu.
"Eksik olan şey siyasi liderlik"
Dünyada saldırgan güçlere karşı çıkanların sayısı az olsa da insanlığın bu "yırtıcılara" karşı direndiğini ifade eden Callamard, "Gençler, özellikle de Z kuşağı, 2025'te yozlaşmış yönetimlere karşı mücadele verdi" değerlendirmesinde bulundu.
Ayrıca Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, Uluslararası Adalet Divanı, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası yapıların da baskıcı rejimlere karşı adımlar attığını hatırlatan Callamard, "Hükümetlerin bir araya gelerek İsrail'e hesap sorduğunu görüyoruz" dedi.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Callamard, çok uluslu sistemi kuvvetlendirmeye çalışan hükümetler bulunduğunu da belirterek, "Eksik olan tek şey siyasi liderlik, aydınlanmış liderlik, korkak olmayan liderliktir ve insanların yanında duran liderliktir" ifadelerini kullandı.






