
Avrupa'da merkez ülkelerle çevre ülkeler arasındaki güç mücadelesi derinleşiyor. Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski, Almanya ve Fransa'nın mevcut kapasiteleri ile tüm kıta için karar veremeyeceklerini belirtti. Polonyalı Bakan, ülkesinin başta savunma olmak üzere artan kapasitesine dikkat çekerek, Varşova'nın da en az Paris ve Berlin kadar söz hakkı olması gerektiğini söyledi.
ABD'nin, Avrupa üzerinde başta güvenlik olmak üzere ayrışma mesajları verdiği bir dönemde, kıtadaki güç mücadelesine ilişkin gerilim noktaları kendisini göstermeye devam ediyor. Son olarak Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Avrupa’nın geleceğine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Sikorski, Almanya ve Fransa’nın artık Avrupa’yı tek başına yönlendirebilecek ağırlığa sahip olmadığını kaydetti. “Almanya ve Fransa birlikte artık Avrupa’yı yönetemeyecek kadar küçük. Birlikte dahi engelleyici azınlık oluşturamıyorlar” ifadelerini kullanan Sikorski, Avrupa Birliği içindeki güç dengelerinin değiştiğine işaret etti.
DAHA FAZLA SÖZ SAHİBİ OLMALIYIZ
Polonya’nın 2004 yılında Avrupa Birliği’ne katılan on ülke arasında en büyük ülke olduğunu hatırlatan Sikorski, aradan geçen sürede ülkesinin ekonomik ve siyasi kapasitesini önemli ölçüde artırdığını vurguladı. Polonya ekonomisinin bugün dünya genelinde en büyük 20 ekonomi arasında yer aldığını belirten Bakan, bunun Avrupa siyasetinde daha fazla söz sahibi olmayı beraberinde getirdiğini savundu.
İKİ CİĞERLE NEFES ALMALI
Sikorski açıklamasında, Polonya’nın Avrupa’nın doğu kanadını temsil etme iddiasını da dile getirdi. Ülkesinin yalnızca kendi ulusal çıkarlarını değil, Orta ve Doğu Avrupa’daki ülkelerin beklentilerini de yansıttığını ifade eden Polonyalı Bakan, Avrupa’nın karar alma süreçlerinde daha dengeli bir temsil yapısına ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Bu çerçevede Sikorski, Polonya’nın tarihsel ve kültürel misyonuna da atıfta bulundu. Ünlü Polonyalı din adamı Pope John Paul II’nin “Avrupa iki akciğerle nefes almalı; biri batı, diğeri doğu” sözlerini hatırlatan Bakan, Avrupa’nın ancak doğu ve batı kanatlarının eşit katkısıyla güçlü olabileceğini ifade etti. Polonya’nın bu “doğu akciğerinin” sesi olmaya hazır olduğunu belirtti. Savunma alanında da iddialı mesajlar veren Sikorski, Polonya’nın askeri kapasitesine dikkat çekti. Polonya’nın bugün tank sayısı bakımından Almanya, Fransa ve İngiltere'nin toplamından daha fazla envantere sahip olduğunu öne süren Bakan, bu sayısal üstünlüğün önümüzdeki yıllarda daha da artacağını söyledi. Bu açıklama, özellikle Avrupa güvenliği ve NATO içindeki yük paylaşımı tartışmaları açısından önem taşıyor.
ABD'NİN BÖLME PLANI
Sikorski'nin açıklamaları ABD merkezli yayın organı Defence One, ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinin daha uzun bir versiyonunda belirtildiği iddia edilen haberi tekrar gündeme getirdi. Buna göre belgede Washington'ın Avusturya, Macaristan, İtalya ve Polonya'yı AB'den uzaklaştırmak amacıyla daha fazla iş birliği yapması gereken ülkeler arasına aldığı belirtiliyordu. Polonya'nın Birlik'in iki lokomotif üyesini doğrudan hedef alan çıkışı, Washington'ın AB'yi bölme hedefiyle uyumlu olduğu yorumuna neden oldu. Birlik içerisinde bazı "ufak" ülkelerin de uzun yıllar boyunca Avrupa siyasetinde belirleyici rol oynayan Paris-Berlin hattının etkisinden rahatsız olduğu biliniyor.










