
İsrail Parlamentosu’ndan geçen Filistinli mahkumlara idam cezasını öngören yasaya tepki yağıyor. Dürzi Arap milletvekillerinin belirleyici rol oynadığı yasa için devlet onaylı bir infaz mekanizması nitelemesi yapılıyor. Filistinli hareketler, uluslararası kararlara aykırı ‘din esaslı ayrımcılık üzerine bina edilmiş faşist ve intikamcı bir kanun’un uygulanamayacağını söyledi.
Gazze’de 7 Ekim 2023’ten beri işlediği soykırıma eş zamanlı olarak Batı Şeria’da da keyfi adımlarla ilhak sürecini tamamlayan işgalci İsrail, hukuki alanda da Filistinli mahkumlara idam cezasını öngören kanun tasarısını onaylayarak keyfi bir zemin oluşturdu. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir’in hazırladığı idam tasarısı, 120 sandalyeli İsrail Parlamentosu’nda (Knesset) pazartesi günü yapılan son oylamada 62 milletvekilinin "Evet" oyuyla kabul edildi. Bir tasarının kanunlaşması için en az 61 milletvekilinin onayına ihtiyaç duyulan Knesset’te, bu rakama ulaşılmasında evet oyu kullanan iki Dürzi Arap milletvekili Ekrem Hassun ve Afif Abd belirleyici bir rol oynadı.
İLHAKA HUKUKİ ADIM
Ben-Gvir’in yanı sıra aşırı sağcı bakanlardan Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Savunma Bakanı Yisrael Katz öncülüğünde güvenlik, mülkiyet ve demografi alanında Batı Şeria’da hayata geçirilen keyfi kanunlarla tamamlanan ilhak süreci, idam yasasıyla hukuki anlamda da meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Yisrael Katz öncülüğündeki İsrail ordusunun Gazze’deki katliama eş zamanlı olarak Batı Şeria’nın çeşitli bölgelerinde artırdığı şiddet sonucu binlerce Filistinli yerinden edildi. Smotrich ise Filistinlilere ait arazilerin gasp edilmesi ve Batı Şeria’ya yasa dışı çok sayıda yeni Yahudi yerleşimi inşa edilmesi sürecini yürüttü. İsrail’in güvenlik yetkisinin olmadığı Batı Şeria’nın A ve B bölgelerinde, çıkardığı keyfi güvenlik kanunlarını uygulayan Ben-Gvir ise idam kanunuyla son adımını attı.
ÇİFTE STANDARTLI NİYET OKUYAN KANUN
Knesset’te onaylanan idam kanunu metninde, “İsrail devletini ortadan kaldırma niyetiyle harhangi bir İsrail vatandaşına zarar vererek vefatına sebep olan kişiler, idam ya da ömür boyu hapisle cezalandırılır” ifadeleri yer alıyor. Kanun metninde açık bir şekilde “İsrail vatandaşının ölümüne sebep olan” ibaresinin geçmesi, kanunun bir İsrailliyi öldüren bir Filistinliye uygulanırken bir Filistinliyi öldüren bir İsrail vatandaşına uygulanmayacağını gösteriyor. Bununla birlikte, kanunun Oslo Anlaşması ve uluslararası kanunlar kapsamında İsrail’in güvenlik ve hukuki erkinin olmadığı Batı Şeria’ya uygulanması bölgenin keyfi kararlarla hukuki olarak da ilhakının meşrulaştırılmaya çalışıldığını ortaya koyuyor.
DÜRZİLER SÜVEYDA’NIN KARŞILIĞINI VERDİ
İdam yasası, 120 sandalyeli Knesset’te 62 milletvekilinin "Evet", 48 milletvekilinin "Hayır" ve bir milletvekilinin çekimser oyuyla kabul edildi. "Evet" oyu kullanan milletvekilleri arasında Dürzi Arap milletvekilleri Ekrem Hassun ve Afif Abd dikkat çekiyor. Bu iki vekilin "Evet" oyu vermemesi halinde kanunun geçmeyecek olması iki vekilin oyunu İsrail hükümeti açısından daha değerli kılıyor. Suriye’de Esed rejiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail-Suriye sınırındaki tampon bölgeyi işgal eden İsrail, ülkenin güneyindeki Süveyda’da, devrim sonrası kurulan yeni hükümeti reddederek ayrılıkçı bir tutum geliştiren Dürzi azınlığa askeri, siyasi ve ekonomik destek vermişti. İşgal ordusu, “Dürzileri korumak” bahanesiyle Temmuz 2025’te Suriye’nin başkenti Şam’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın çevresi ve kentin merkezindeki Savunma Bakanlığı binasına bombardıman düzenlemişti. Bu süreçte İsrail’deki Dürzi lider Muvaffak Tarif de aktif rol oynamıştı. Dürzilerin hassas dengeler üzerinde yükselen Knesset’te kullandığı iki oyla idam yasasını geçirmesi Muvaffak Tarif’in işgal hükümetine ödediği bir diyet olarak değerlendiriliyor.
ARAPLAR BLOK HALİNDE 'HAYIR' DEDİ
İki Dürzi Arap milletvekilinin evet oyu kullanmasına karşılık Knesset’teki Arap milletvekillerinin oluşturduğu üç blok kanunu reddetti. Söz konusu üç bloktan Mansur Abbas liderliğinde Velid Taha, Yasir Huceyrat, İmen Hatib Yasin ve Velid el-Havaşile’nin oluşturduğu “Birleşik Arap Listesi” bloku ile Eymen Avde liderliğinde Avfer Kasif ve Ayda Toma Süleyman’ın oluşturduğu “Değişim İçin Demokratik Arap Cephesi” bloku ve Ahmed el-Tayyibi ve Semir Bin Said’in oluşturduğu “Arap Değişim Hareketi Partisi” bloku kanun tasarısını "Hayır" oyu kullandı. Dürzi vekillerden Ekrem Hassun “Hepimiz İsrailiz Partisi”, Afif Abd ise iktidardaki Likud Partisi’nden Knesset’e girmişti.
FİLİSTİNLİ HAREKETLERDEN TEPKİ
Knesset’in kanunu onaylamasının ardından açıklamalar yayınlayan Filistinli hareketler, kanunun hem uluslararası kararlara hem de İsrail anayasasına aykırı olduğuna dikkati çekti. Hamas Hareketi, “Bu kanun, işgalci İsrail’in kanlı tabiatını ispat ederken, insan hakları iddialarını çürütüyor” derken, Fetih Hareketi “İsrail, bu kanunla toplu katliamları meşrulaştırmak istiyor” ifadelerini kullandı. İslami Cihad Hareketi’nden yapılan açıklamada, “Yeni kanun, İsrail’deki hapishaneleri yargısız infaz mekanlarına dönüştürecek” uyarısı yapıldı. Ramallah’taki Filistin hükümeti ise “Knesset’in onayladığı bu tasarı, uluslararası insan hakları yasalarını ihlal eden bir savaş suçudur” yorumunu yaptı.
KANUN NASIL UYGULANMAZ?
İsrail’deki “Vatandaşlık Hakları Enstitüsü”, kanun İsraillilere uygulanmazken Filistinlilere uygulanan “Din esaslı ayrımcılık üzerine bina edilmiş faşist ve intikamcı bir kanun” olarak nitelendi. Açıklamada, “İki sebep, kanunun iptalini sağlamaya yeter. Birincisi; Knesset’in Batı Şeria’da teşri hakkının olmaması. İkincisi; İsrail’in Batı Şeria’da egemenliğinin olmamasıdır” denildi.
SADECE HOLOKOST MÜHENDİSİ İDAM EDİLDİ
İsrail, bugüne kadar idam cezasını yalnızca bir kere kullandı. Adolf Hitler'e, Yahudilerin öldürülmesini öngören “Yahudi Sorununun Nihai Çözümü” önerisiyle Holokost Mühendisi olarak anılan Otto Adolf Eichmann, 1962'de İsrail’de yargılanarak idam edilmişti.
İŞGALCİ YASA DAYATIYOR
Yeni Şafak'a konuşan İsrail'deki Arap Azınlıkları Hukuk Merkezi (Adalah) Hukuk Direktörü Dr. Suhad Bishara, yasanın Filistinlileri hedef alan devlet onaylı bir infaz mekanizması olduğunu belirtti. Bishara, “Bu yasa, hiçbir tehdit oluşturmayan kişilerin devlet eliyle soğukkanlı şekilde öldürülmesini kurumsallaştırıyor. Tasarımı gereği yalnızca Filistinlileri hedef alıyor ve eşitlik ilkesini ile ırk ayrımcılığı yasağını açıkça ihlal ediyor. İsrail iç hukukunun Batı Şeria’daki Filistinlilere uygulanması, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir, zira Knesset’in işgal altındaki nüfus üzerinde yasama yetkisi yoktur. Adalah olarak yasaya karşı Yüksek Mahkeme’ye acil başvuruda bulunacağız” dedi.
TÜRKİYE'DEN KINAMA AVRUPA'DAN TEPKİ
Karara Türkiye’den kınama geldi. Dışişleri açıklamasında, "İsrail Meclisinde kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanması öngörülen idam cezası düzenlemesini kınıyoruz. İşgalci güç İsrail’in, Filistinlilere yönelik apartheid rejimini daha da ağırlaştırmayı amaçlayan bu düzenleme, Filistin halkına karşı izlenen inkar, yok etme ve siyasi infaz politikalarının yeni bir tezahürü olup, hukuk dışı ve hükümsüzdür" denildi. Avrupa Parlamentosu'ndaki ikinci büyük siyasi grup Sosyalistler ve Demokratlar (S&D), İsrail'in insan haklarını "tekrar eden ve ciddi şekilde ihlal ettiği" gerekçesiyle AB Konseyi’ne AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın acilen askıya alınması çağrısında bulundu.









