
ABD Başkanı Trump, İran’da iki haftadır süren protestolara destek için Tahran yönetimine yönelttiği tehditlerin dozajını artırdı. Trump, "Ateş açarsanız, biz de size ateş açmaya hazırız" dedi. Trump, "İran'ın başı büyük dertte. Bana öyle geliyor ki halk bazı şehirleri ele geçiriyor. Durumu çok yakından izliyoruz" ifadelerini kullandı.
İran’da 29 Aralık’ta başkent Tahran’daki Kapalı Çarşı esnafının ekonomik sorunlara ve riyalin hızla değer kaybetmesine karşı başlattığı protestolar, giderek ülkeye yayılarak rejim karşıtı bir hal almaya devam ediyor. İran güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik müdahalelerinde şiddet dozajı arttı. Ölü sayısının 65’e ulaştığı müdahalelere paralel olarak ABD Başkanı Donald Trump da İran’a yönelik tehdit dozajını artırıyor. Trump, güvenlik güçlerinin protestoculara ateş açması halinde İran’a doğrudan saldırı başlatacakları tehdidini bir kez daha savurdu. Buna karşılık Trump’ın açıklamalarını kınayan üst düzey İranlı yetkililer, “Düşman” olarak niteledikleri ABD ve İsrail’in, haziran ayındaki saldırıların ardından strateji değişikliğine gittiğini ve doğrudan saldırı yerine ülkede iç karışıklık yoluna gittiğine vurgu yapıyor.
TRUMP: VURABİLİRİZ
ABD Başkanı Donald Trump, dün başkent Washington’da Venezueala’ya gidecek petrol şirketleri yöneticileriyle yaptığı toplantı sonrası gazetecilere uluslararası gelişmeleri değerlendirdi. İran’da yaşananları yakından takip ettiklerini dile getiren Trump, "İran'ın başı büyük dertte. Bana öyle geliyor ki halk bazı şehirleri ele geçiriyor, birkaç hafta önce kimse bunun mümkün olacağını düşünmezdi" dedi. İran'daki protestocuların güvende olmasını istediklerini belirten Trump, "İranlı liderlere şunu söylüyorum, ateş açmasanız iyi olur, çünkü biz de ateş etmeye başlarız" ifadesini kullandı. ABD Başkanı, "İran'ı vurabiliriz" ifadesiyle Amerikan askerlerinin budülkeye ayak basmasını kastetmediğini, göstericilere ateş açılması durumunda kendilerinin de bu hususta bazı adımlar atacaklarını sözlerine ekledi.
İSLAM DEVRİMİ KIRMIZI ÇİZGİ
Trump’ın açıklamalarının ardından İran Ordusu, ABD yönetimini İsrail ile birlikte İran’a karşı yeni bir komplo hazırlamakla suçladı. Ordu tarafından yapılan açıklamada, ABD’den “Düşman” olarak bahsedilerek, “Düşman, Siyonist İsrail ile birlikte komplolar kurarak İran’ın istikrarını hedef almak istiyor” denildi. 1979 yılındaki İslam Devriminin kazanımlarını korumanın “Kırmızı çizgi” olduğuna işaret edilen açıklamada, “Ordu ve diğer silahlı kuvvetlerimiz gelişmeleri dikkatle izliyor” ifadeleri kullanıldı. İran Devrim Muhafızları (DMO) tarafından yayınlanan açıklamada ise “Düşmanın haziran ayındaki saldırılarda başarısız olmasının ardından strateji değiştirdiği ve doğrudan saldırı yerine bu kez ülkede iç karışıklık çıkarmak için protestocuları kullandığı” iddia edildi.
AVRUPA DA TEHDİTLERE KATILDI
İran-ABD-İsrail hattında karşılıklı açıklamalarla artan gerilime Avrupa ülkeleri de dahil olmaya başladı. Daha önce İran ile nükleer anlaşmaya imza atan 5+1 ülkeleri arasında yer alan Almanya, Fransa ve İngiltere, yayınladıkları ortak bildiride “İran’da protestoculara yönelik kullanılan şiddeti” kınadı. "İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığına dair haberlerden derin endişe duyuyoruz ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınıyoruz" denildi. İranlı yetkililerin kendi halkını korumakla yükümlü olduğu ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma özgürlüğüne izin vermesi gerektiği vurgulanan açıklamada, İranlı yetkililere itidal gösterme, şiddetten kaçınma ve İran vatandaşlarının temel haklarını koruma çağrısı yapıldı.
ÖLÜ SAYISI 65’E ULAŞTI
Öte yandan, İran’da ikinci haftasını geride bırakan protestolarda ölü sayısı da giderek artıyor. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), ölü sayısının 65'e çıktığını bildirdi. HRANA tarafından yayınlanan raporda, 31 eyalete yayılan gösterilerde 7'si 18 yaşından küçük toplam 50 eylemci ile emniyet güçlerine bağlı 15 kişinin yaşamını yitirdiği, toplam 2 bin 311 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Raporda, onlarca kişinin yaralandığı vurguladı.









