
İran’daki eylemler ikinci haftayı geride bırakırken birçok şehirden şiddet görüntüleri geliyor. İran Araştırmaları Merkezi Uzmanı Oral Toğa, sosyal medyaya yansıyanın aksine mevcut protestoların 2018, 2019 ve Mahsa Emini eylemleri kadar büyük olmadığına dikkat çekti. Toğa, İran’a ikinci saldırı için zemin hazırlandığı kanaatinde.
İran'da 28 Aralık 2025'te para biriminin dolar karşısında tarihi seviyelere düşmesiyle başlayan protestolar ikinci haftasını da doldururken, ülkenin birçok bölgesinden gelen görüntülerde şiddet eylemlerinin giderek arttığı görülüyor. Peki bu iddialar ne kadar gerçeği yansıtıyor; İsrail ve Batı medyasındaki haberlerin amacı ne? Konuyu, İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Uzmanı Dr. Oral Toğa'ya sorduk.
Protestolar Tahran’daki elektronik eşya satan esnafın doların yükselişine karşı gösterdiği organik bir gösteri şekilde başlamış olsa da bugün gelinen noktada işin renginin değiştirilmeye çalışıldığı görülüyor. İran’da birçok yapısal sorun olması halkta büyük bir rahatsızlık ve mutsuzluk yaratmakta. Buna karşın ülkenin bekasına dair duyulan endişeler protestoların Yeşil Hareket kadar veya Mahsa Emini Protestoları kadar büyümesinin önündeki en büyük engel. Halkta derin bir umutsuzluk ve değişim talebi olsa da şu an sahada büyük ölçüde üniversite çağındaki gençler ve bazı provokasyon peşinde gruplar bulunuyor diyebilirim. Önceki geceye kadar geçen 10 günde büyükşehirlerden öte hep küçük il ve ilçelerde büyük olaylar yaşandı.
İlginç bir şekilde 12 günlük çatışmada nispeten daha itidalli davranan etnik silahlı örgütleri sahada daha aktif görmekteyiz. Bazı aşiretlerin de gençleri aşiretlerinden bağımsız hareket etmekte. Birçok ilçede doğrudan güvenlik güçlerine silahlı ve bıçaklı saldırı düzenlendi. Ayrıca bu protestoların bir başka motifi de sürekli olarak bir yerlerin yakılarak görüntülerinin servis edilmesi. Kastım sadece binalar veya heykeller değil. Hemen her resimde veya videoda bir yerlerin yandığı sinematik görüntüler görmek mümkün. Ancak bu protestoları diğerlerinden en çok ayıran yön gerçekçi olmayan onlarca iddianın gerçek gibi konvansiyonel basında yer bulabilmiş olmasıdır. Her zaman bir enformasyon savaşı olageldi ancak mantık dışı denilebilecek kadar büyük iddiaların bu kadar çok ve kolay şekilde servis edilmesi bu protestolarda ayrı bir yer tutuyor.
Mossad’ın sahada olduğuna dair doğrudan Mike Pompeo’nun ilginç bir tweeti oldu. Keza resmi olmayan, ancak İsrail basınında bile resmi gibi servis edilen Mossad’ın Farsça hesabı olduğu iddiasındaki bir X hesabı da benzer bir şeyi söyledi. 2018, 2019 ve Mahsa Emini protestolarının patlak verme şekli ile bu protestoların patlak verme şekli ilginç derecede farklı. Büyükşehirler ilk günlerde daha sessizken aşiretlerin yoğunlukta olduğu ilçelerde olaylar yaşandı. Büyük bir medya kampanyası da yine tek elden yürütülmekte. Önceki gece büyükşehirlerde de olaylar büyütülmeye çalışıldı. Bu ve başka parametreler yan yana konulduğunda doğal olmadığı görülüyor.
İranlılar sorunların farkında olduklarını, çözmek için azami gayret gösterdiklerini söylüyorlar. Göstericilere karşı hep yumuşak gidilmeye çalışıldı. Ancak bu yumuşaklık bazı kamu binalarının yakılıp yıkılmasına sebep oldu. Bu da tam tersi bir zafiyet görüntüsü sunduğundan önceki gün itibariyle ülkeyi kapatmak suretiyle sokakları temizlemeye giriştiklerini söyleyebilirim.
Bu gerçekten suni bir beklenti ancak İran’a yapılması istenen ikinci tur saldırı için de bir zemin gerekiyor. “İran, çok zayıfladı. Kendini kurtarmak için bizi vuracak bu yüzden kendimizi korumak zorunda kaldık” gibi bir argüman on gündür işleniyor. Bununla alakalı olduğunu düşünüyorum.











