Kudüs’te etnik temizlik hızlandı

Neslihan Önder
Neslihan Önder
04:006/04/2026, Pazartesi
G: 6/04/2026, Pazartesi
Yeni Şafak
Mescid-i Aksa.
Mescid-i Aksa.

Gazze’de yürüttüğü soykırımla bölgeyi kana bulayan işgalci İsrail, uluslararası gündemin dağınıklığını fırsata çevirerek Kudüs’te tarihi bir dönüşüm hamlesine girişti. Mescid-i Aksa ve Kıyamet Kilisesi’ni hedef alan uygulamalar, artık geçici güvenlik tedbirleri değil, doğrudan şehrin dini ve demografik kimliğini değiştirmeye yönelik sistematik bir politikanın parçası haline geldi.

2026’nın ilk çeyreğine ilişkin Kudüs Valiliğinden alınan veriler, İsrail’in Kudüs’te fiili egemenliğini tahkim etmek için çok boyutlu bir planı adım adım devreye soktuğunu ortaya koydu. İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik işgal politikası, 2026’nın ilk aylarında yeni bir eşiği geride bıraktı. Yılın ilk çeyreğinde binlerce işgalcinin polis koruması altında Mescid-i Aksa’ya sokulması, “turizm” adı altında gerçekleştirilen girişlerle birlikte kutsal mekânın statüsünü bir kez daha aşındırdı. Toplamda 9 bin 373 işgalcinin baskın düzenlediği, 16 bin 505 kişinin ise farklı gerekçelerle içeri alındığı süreçte, Müslümanların ibadeti kısıtlandı. Mart ayına gelindiğinde ise tablo daha da ağırlaştı. İsrail, 28 Şubat’tan itibaren Mescid-i Aksa’yı Müslümanlara tamamen kapatarak 1967’den bu yana görülmemiş bir uygulamaya imza attı. Ramazan ayında yaşanan bu uygulama, Kudüs’teki dini hayatın doğrudan hedef alındığını ortaya koydu.

İŞGALCİLERDEN FİLİSTİNLİLERE SALDIRI

İsrail’in Kudüs’te yürüttüğü politika yalnızca kutsal mekanlarla sınırlı kalmadı. Şehrin tamamına yayılan baskı dalgası, Filistinlileri gündelik hayatını her alanda kuşattı. Yılın ilk çeyreğinde altı Filistinlinin hayatını kaybettiği saldırılarda, çok sayıda kişi doğrudan hedef alındı. Kudüs genelinde aralarında kadın ve çocukların da olduğu 419 kişi tutuklandı. Bunlara ek olarak uzaklaştırma kararları gerçekleşti. Toplam 595 sürgün kararıyla Filistinliler Aksa’dan, Eski Şehir’den ve kendi mahallelerinden koparılmaya çalışıldı. Kudüs’te sahaya sürülen bir diğer unsur ise terörist yerleşimci gruplar oldu. İsrail’in koruması altındaki işgalciler, Kudüs’te adeta terör estirdi. İlk çeyrekte 153 yerleşimci saldırısı kaydedildi, 32’si doğrudan fiziksel saldırı olarak gerçekleşti. Yaralanan 106 kişinin büyük bölümü kontrol noktaları ve baskınlar sırasında hedef alındı.

YIKIMLA GELEN GÖÇ

İsrail’in Kudüs’teki en sert müdahale araçlarından biri olan yıkım politikası da hız kesmeden sürdü. Yılın ilk çeyreğinde 147 yıkım ve arazi tahribatı gerçekleştirilirken, yüzlerce yapı için tahliye ve el koyma kararları çıkarıldı. Bu süreçte bazı Filistinliler, kendi evlerini yıkmaya zorlandı. Silvan başta olmak üzere birçok mahallede yoğunlaşan yıkımlar, sadece binaları değil, o mahallelerin hafızasını da ortadan kaldırmayı hedefliyor. Yerinden edilen aileler, Kudüs’ün dışına itilerek şehrin demografik yapısı adım adım değiştiriliyor.

İSTİLA HAMLESİYLE İLHAK

İsrail, sahadaki baskıyı geçici değil kalıcı hale getirmek için istilacı yerleşim projelerini hızlandırdı. İlk çeyrekte onlarca yeni planın devreye alınması ve binlerce konutun inşa sürecine sokulması, Kudüs’te nüfus mühendisliğinin sistematik şekilde ilerlediğini ortaya koydu. Yüzlerce dönüm araziyi kapsayan bu projelerle birlikte Filistinlilerin yaşam alanları daraltılırken, yeni yerleşimlerle şehrin demografik dengesi İsrail lehine yeniden şekillendiriliyor. Mescid-i Aksa ile sınırlı kalmayan uygulamalar, Kutsal Kıyamet Kilisesi’ne yönelik kısıtlamalarla birlikte Kudüs’teki tüm dini yapıyı hedef alıyor. Yüzyıllar boyunca ilk kez Hristiyanlar ibadet etmek için Kıyamet Kilisesi’ne giremedi. Kısıtlamalar, İsrail’in şehirde tek taraflı bir egemenlik modeli kurmaya çalıştığını bir kez daha gösterdi.



#Kudüs
#Mescid-i Aksa
#Gazze