
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın kapalı kapılar ardındaki konuşmalarının basına sızmasıyla, Tel Aviv ile Washington arasında İran'a yönelik olası askeri adımlar konusundaki derin görüş ayrılıkları gün yüzüne çıktı. Masadaki diplomatik çatlağın yanı sıra ABD ordusunun Umman Denizi'nde ticari gemilere yönelik son baskınları ve ABD Başkanı Donald Trump'ın ablukayı uzatma kararına ek olarak sosyal medyadan yaptığı "İran kendini toparlayamıyor" çıkışı gerilimi zirveye taşıdı. Gözler bölgeden gelen sıcak gelişmelerde...
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın basına sızdırılan kapalı kapılar ardındaki konuşma kayıtları, bölgede tırmanan krizin perde arkasındaki diplomatik çatlakları gün yüzüne çıkardı. ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle İran’a yönelik olası yeni saldırılar konusunda fikir ayrılığı yaşadıklarını itiraf ettiği iddia edilirken öte yandan ABD ordusunun geçtiğimiz gün İran ile bağlantılı olduğu düşünülen bir gemiye baskın yaptığı da ortaya çıktı.
ABD ile İsrail arasında İran'a saldırı çatlağı
Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın, İsrail'de iktidardaki Likud partisinin kapalı kapılar ardında yaptığı konuşmaların kaydına ulaştı. Saar, ABD'li destekçileriyle toplantısında Trump yönetimiyle İran'a yönelik ortak saldırılar konusunda anlaşamadıklarını açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ve savaş öncesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarının aksine Haziran 2025'teki 12 Günlük Savaş'tan sonra Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirme faaliyetlerine tekrar başlamadığını söyleyen Saar, İran'a nükleer programını yer altına taşıma niyetinden dolayı saldırdıklarını savundu.
Saar, İsrailli yetkililerin bu yöndeki açıklamalarına rağmen Tahran yönetimini devirmenin öncelikli hedefleri olmadığını, bunun İran halkının elinde olduğunu öne sürdü. İran'ın savaşın yeniden başlamasını istemediğini belirten Saar, yeni saldırılar konusunda ABD Başkanı Trump ile anlaşmazlıklarına karşın "büyük resimde" aynı görüşte olduklarını iddia etti.
ABD'den İran'la bağlantısından şüphelenilen gemiye baskın
ABD ordusu, dün İran ile bağlantılı olduğu düşünülen bir gemiye baskın yaptı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, "ABD Deniz Piyadeleri'ne bağlı 31. Deniz Seferi Birliği, Arap Denizi'nde (Umman Denizi) İran'a gitmeye çalıştığından ve ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasını ihlal ettiğinden şüphelenilen M/V Blue Star III adlı ticari gemiye çıktı.
ABD güçleri, arama yaptıktan ve geminin seferinin İran limanına olmadığını doğruladıktan sonra gemiyi serbest bıraktı" denildi.
Açıklamada, "ABD güçleri, Orta Doğu genelinde faaliyet göstermeye ve ablukayı uygulamaya devam ediyor. Şu ana kadar, kurallara uyumu sağlamak amacıyla 39 geminin rotası değiştirildi" ifadeleri kullanıldı.
Trump: İran kendini toparlamıyor
Trump'ın İran'a yönelik ablukanın uzatılması talimatı verdiği iddia edildi. ABD ordusunun ablukayı sürdürmek için hazırlık yaptığı belirtilirken, Körfez ülkelerinin füze ve İHA'lara karşı erken uyarı sistemlerini geliştirme kararı aldığı kaydedildi. Son olarak ABD Başkanı sanal medya hesabından şu paylaşımda bulunarak yine tüm dikkatleri üzerine çekti:

Trump sosyal medya hesabından "İran kendini toparlayamıyor. Nükleer olmayan bir anlaşmayı nasıl imzalayacaklarını bilmiyorlar. Yakında daha akıllı davranmaları gerekiyor." açıklamasında bulundu.

Trump’tan abluka kararı
The Wall Street Journal’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Trump, son toplantılarda İran limanlarına giden ve buralardan çıkan nakliyatı engelleyerek ülkenin ekonomisini ve petrol ihracatını baskı altında tutmaya devam etme kararı aldı. Yetkililer, Trump’ın bombardımanı yeniden başlatma ya da çatışmadan çekilme seçeneklerini ablukayı sürdürmekten daha riskli bulduğunu belirtti.
Körfez ülkelerinde hazırlık
Körfez ülkeleri de güvenlik önlemlerini artırıyor. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), üye ülkeler arasındaki askeri entegrasyonu güçlendirme kararı alırken, balistik füze ve insansız hava araçlarına karşı erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesine hız verildi. Bölgedeki askeri hareketlilik ise karşılıklı misillemelerle devam ediyor. ABD ordusu, 13 Nisan'dan bu yana Umman Körfezi'nde İran bağlantılı en az 39 geminin rotasını değiştirdiğini ve Hint Okyanusu'nda iki petrol tankerine el koyduğunu duyurdu. Tahran yönetimi ise bu adımlara Hürmüz Boğazı'nı tüm gemilere kapattığını ilan ederek ve iki yabancı ticari gemiyi ele geçirerek yanıt verdi.

Ateşkese rağmen boğaz kapalı
Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine kapanması, uluslararası piyasalarda ciddi yankılar uyandırıyor. Birleşmiş Milletler küresel bir gıda krizinin tetiklenebileceği ve milyonlarca insanın açlık ile yoksulluk tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarıda bulunurken Uluslararası Denizcilik Örgütü verilerine göre, şu an Körfez sularında yaklaşık iki bin gemi ve yirmi bin civarında denizci mahsur kalmış durumda.

Diplomatik çabalar sonuçsuz
Diplomatik çabalar da sonuçsuz kalmaya devam ediyor. 8 Nisan'da ABD ve İran arasında sağlanan ateşkes anlaşmasına rağmen Tahran, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını gerekçe göstererek boğazı kapalı tutmayı sürdürdü. 13 Nisan'da Pakistan'da gerçekleştirilen barış görüşmelerinin anlaşma sağlanamazken ABD, kendi ablukasını devreye sokarak İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm gemileri hedef almaya başladı. Sürecin başlarına dönüldüğünde ise, ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü harekatın ilk günlerinde, 4 Mart tarihinde İran Devrim Muhafızları Ordusu boğazın tam kontrolünü ele geçirdiğini duyurmuştu. Kritik su yolunun dünyaya açık ancak düşmanlarına kapalı olduğunu ilan eden İran, fiilen bir “geçiş gişesi” oluşturulduğu, gemilerin izin alması ve bazı durumlarda Çin yuanı cinsinden ücret ödemesi gerektiği ifade edildi.









