
Unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden saraçlığı 32 yılı aşkın süredir icra eden Sanatçı Fatma Menteş, Avrupa’dan Türkiye’ye uzanan eğitim çalışmalarıyla deri sanatını gelecek nesillere aktarıyor. 50’den fazla kadına Türk usulü deri sanatını öğreten Menteş, Almanya’dan Rusya’ya, Fransa’dan İtalya’ya pek çok Avrupalı öğrenciye de eğitim verdi. Atık derilerden tamamen el işçiliğiyle çanta, tablo, sehpa gibi pek çok farkı eser üreten Menteş, sıfır atık bilincine de katkı sunuyor.
Geleneksel el sanatlarının modern dünyanın hızına yenik düştüğü günümüzde, deri ustası Fatma Menteş (58) saraçlığı yalnızca yaşatmakla kalmıyor; Avrupa Birliği projeleri kapsamında verdiği eğitimlerle bu kadim zanaatı uluslararası alana taşıyor. Almanya, İngiltere, Fransa başta olmak üzere birçok ülkeden gelen öğrencilere Türk usulü deri işlemeciliğini öğreten Menteş, Türkiye’de ise 50’den fazla kadının bu mesleği öğrenerek kendi ürünlerini üretmesine öncülük etti. Babadan miras kalan saraçlık mesleğini 32 yılı aşkın süredir sürdüren Menteş, makine ve elektrik kullanmadan tamamen el işçiliğiyle çalışıyor. Atık derileri ilmek ilmek işleyerek sanat eserine dönüştüren usta sanatçı, üretim sürecinde “sıfır atık” bilincini merkeze alıyor.
BABADAN KIZINA MİRAS
Deriyle tanışması çocukluk yıllarına uzanan Menteş, ayakkabı ustası olan babasının atölyesinde kalan deri parçalarından oyuncak bebeklerine kıyafet dikerek mesleğe ilk adımını attı. Zamanla kendini geliştirerek Türk dericiliğinin önemli isimlerinden Akif Şenoğlu’ndan eğitim aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçı kartına sahip olan Menteş, Caferağa Medresesi ve Birlik Vakfı’nda uzun yıllardır öğrenci yetiştiriyor. Avrupa Birliği projeleri kapsamında ise Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Rusya’nın da aralarında bulunduğu 10’dan fazla ülkeden gelen öğrencilere Türk deri sanatını öğrettiğini belirten Menteş, “Avrupalı öğrenciler Türk öğrenciler arasında bariz farklar var. Biz toplum olarak daha pratik ve çözüm odaklıyız. Avrupalılar kuralcı ama üretim esnasında bizim kadar hızlı çözüm üretemiyorlar” diye konuştu.
KADINLAR DERİYİ İŞLİYOR
Fatma Menteş’in en önem verdiği çalışmalardan biri ise kadınlara yönelik mesleki eğitimler. Türkiye’de bugüne kadar 50’den fazla kadına deri işlemeciliğini öğreten sanatçı, birçok kursiyerinin kendi ürünlerini tasarlayarak ekonomik kazanç elde etmeye başladığını belirtiyor. Kadınların üretime katılmasının önemine dikkat çeken Menteş, “Bir kadın eline bir zanaat aldığında sadece ürün değil, özgüven de üretir. Bir çanta, ayakkabı veya cüzdan yapmak için elektrik veya makineye ihtiyacım yok. Deriyi makine kullanmadan delerek, döverek ve kabartma rölyef teknikleriyle sanat eserine dönüştürüyorum" dedi.
EL BECERİSİ EN GÜÇLÜ ANTİDEPRESAN
- Sanatın iyileştirici gücüne vurgu yapan Fatma Menteş, “El sanatlarıyla uğraşmak adeta bir meditasyon gibi. Çocukken mısır püskülünden bebek saçı yapardım. Bir şeyler bir şeyler üretirdim. Günümüzde çocuklar üretimden uzak. Oysa el becerileri depresyona girilmesini engeller, ben el sanatlarını antidepresan olarak kullandım" diyor.
ÖLEN BOĞA SEHPAYA DÖNÜŞTÜ
- Deri sanatında sıfır atık anlayışıyla çalıştığını vurgulayan Menteş, şunları kaydetti: “Bu iş bazen hüzünlü hikayeler de barındırıyor. Yurt dışından gelen bir derinin üzerinde ok izleri vardı, dokunmadım. Üzerine boğa ve matador resmi çizdim. O boğa belki arenada öldü ama şimdi bir sehpa olarak bizimle yaşamaya devam ediyor."










