
Türkiye’de altına yönelik güçlü talep, 2026’nın ilk çeyreğinde üretimi 5,1 milyon adedin üzerine taşıdı. Üretimin 3 milyona yakınını oluşturan çeyrek altın, hem yatırım hem takı tercihlerinde açık ara liderliğini koruyarak zirvedeki yerini bırakmadı.
Türkiye’de altına olan güçlü talep, 2026’nın ilk çeyreğinde üretim rakamlarına da net şekilde yansıdı. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü verilerine göre yılın ilk üç ayında toplam 5 milyon 138 bin 608 adet altın basıldı. Üretimde açık ara öne çıkan ise 2 milyon 952 bin 400 adetle çeyrek ziynet altın oldu. Böylece çeyrek altın, hem yatırım hem de takı talebinin en güçlü göstergesi olarak bir kez daha zirvedeki yerini korudu. Toplam üretim için yaklaşık 19,15 ton altın kullanılırken, bu rakam iç piyasadaki fiziki altın talebinin canlılığını da ortaya koydu.
ZİYNET ALTIN TALEBİ ARTIŞTA
Üretimin büyük kısmını ziynet altınlar oluşturdu. İlk çeyrekte basılan 4 milyon 94 bin 690 adet ziynet altının toplam ağırlığı 11,8 tonu aştı. Çeyrek altının yanı sıra 648 bin 261 adet tam, 468 bin 175 adet yarım altın da piyasaya sunuldu. Düğün sezonu beklentileri, geleneksel tasarruf alışkanlıkları ve küçük yatırımcının erişilebilir ürün tercihi, çeyrek altını açık ara lider konuma taşıdı. Daha yüksek gramajlı ürünlerde ise talebin görece sınırlı kaldığı dikkat çekti.
SİKKE ALTINDA ‘TAM’ ÖNE GEÇTİ
Sikke cumhuriyet altınlarında ise tablo farklılaştı. Bu kategoride en fazla üretim 958 bin 368 adetle “birlik” yani tam altın oldu. Toplamda 1 milyon 35 bin 860 adet sikke altın basılırken, bu grubun ağırlığı 7,2 ton seviyesine ulaştı. Sikke altınlar, özellikle uzun vadeli yatırımcıların tercih ettiği ürünler arasında yer alırken, yüksek gramaj nedeniyle adet bazında ziynet altınların gerisinde kalıyor.
REŞAD ALTINDA SINIRLI ÜRETİM
Daha niş bir segment olan Reşad altın üretimi ise oldukça sınırlı kaldı. İlk çeyrekte toplam 8 bin 58 adet Reşad altını basıldı. Bu altınların toplam ağırlığı ise yalnızca 123 kilogram seviyesinde gerçekleşti.
Altında geleneksel tercih değişmiyor
- Veriler, Türkiye’de altının sadece yatırım aracı değil, aynı zamanda kültürel bir değer olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Özellikle çeyrek altının hem likiditesi hem de erişilebilirliği, onu piyasada vazgeçilmez kılıyor. Yılın geri kalanında düğün sezonunun etkisi ve küresel altın fiyatlarındaki seyir, üretim kompozisyonunu belirleyen ana unsurlar olmaya devam edecek. Ancak ilk çeyrek verileri, “küçük ama güçlü” çeyrek altının liderliğinin kolay kolay sarsılmayacağını gösteriyor.









