Dövize vergi ekonomiyi ve TL'yi korur: Kanun vergi almayı emrediyor bakanlık almıyor

Ekonomi Servisi
04:008/06/2026, Pazartesi
G: 8/06/2026, Pazartesi
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Türkiye’deki yaklaşık 2 milyon şirket, döviz işlemlerinden doğan gelirlerini beyan edip vergi verirken bireylerin döviz kazancından vergi alınmaması TL’nin değerini eritiyor. Enflasyonu yükseltiyor, faizin düşürülmesinin yolunu kapatıyor. Ekonominin düzlüğe çıkmasının yolu TL’nin değerini korumaktan geçiyor.

Türkiye'de faaliyet gösteren yaklaşık 2 milyon şirket, döviz işlemlerinden doğan gelirleri beyan edip vergisini verirken, bireylerin döviz kazancından vergi alınmaması TL’nin değerini günden güne eritiyor. Son yıllarda yüksek enflasyon ve kur oynaklığının etkisiyle vatandaşların önemli bir bölümü tasarruflarını döviz cinsinden tutmayı tercih ediyor. Döviz hesaplarının ve fiziki döviz talebinin artması, bireysel yatırımcıların kur hareketlerinden gelir elde etmesini de beraberinde getiriyor. Ancak şirketler döviz pozisyonlarından kaynaklanan kazançlarını mali tablolarına yansıtmak ve vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek zorundayken, bireysel yatırımcılar açısından benzer bir uygulamanın bulunmaması kamuoyunda zaman zaman tartışma konusu oluyor. Bu durum 86 milyon vatandaşın alım gücünü zayıflatıp enflasyonu yükseltirken, faizlerin düşürülmesinin yolunu da kapatıyor. Ekonominin düzlüğe çıkmasının yolu TL’nin değerinin korunmasından geçiyor.

İTHALAT FATURASI KATLANDI

Doların son 3 yılda 20 liradan 46 liraya çıkması, yılda yaklaşık 350 milyar dolar ithalat yapan Türkiye’nin faturasını da şişiriyor. Doların 20 lira olduğu 2023’te 740 milyar TL ithalat faturası ödeyen Türkiye, aynı ithalat için bugün 1 trilyon 610 milyar lira ödemek zorunda. Yüzde 113 oranındaki artış enflasyonu tetiklediği gibi, Türkiye’nin cari açığını da katladı. Avro ise Mayıs 2023'ten bu yana yüzde 147 artışla 21,4 liradan 53 liraya yükseldi.

100 MİLYARLARCA DOLAR YATIRIMDA DEĞİL YASTIK ALTINDA

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre; bankalarda bugün 259 milyar dolarlık yabancı para (döviz) var. Bu dövizin 171,5 milyar doları şahıslara ait. Geri kalan 81,5 milyar doları ticari kuruluşların, 6 milyar doları ise resmi kurum ve kuruluşların hesaplarında bulunuyor. Bunun yanı sıra yastık altında ve bankalardaki kasalarda yaklaşık 350 milyar dolarlık döviz olduğu tahmin ediliyor. Bu kadar büyük bir paranın yatırıma ve üretime gitmek yerine, atıl olarak bekletilmesi ekonominin düzlüğe çıkmasının önündeki en büyük engel olarak duruyor.

ANAYASA VE GELİR VERGİSİ KANUNU "VERGİ AL" DİYOR

Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesi (menkul sermaye iradı), 80. maddesi (değer artışı kazançları) ve 82. maddesi (arızi kazançlar) dövizden elde edilen kazançları da kapsıyor. Yani bireyler döviz alım-satımından, kur farkından veya faizinden gelir elde ettiklerinde vergilendirilmesi gerekiyor. Anayasa’nın 73. maddesi de “Herkes mali gücüne göre vergi öder” diyerek bu yükümlülüğü pekiştiriyor. Ancak uygulamada bu açık hükümler görmezden geliniyor. Şirketlerden döviz kazançları için yüzde 25 vergi alınırken, bireysellerin döviz kazançları vergisiz bırakılıyor. Bu durum yalnızca bir “İdari hata” değil, bir "Adalet ihlali" olarak da dikkat çekiyor.

VERGİDE ADALET DUYGUSUNU YOK EDİYOR

  • Bu konuda ilk ve en önemli sorun vergi adaletiyle ilgili. Aynı ekonomik faaliyet sonucunda ortaya çıkan kazançların farklı vergisel muameleye tabi tutulması, sistemin eşitlik ilkesini zedeleyebiliyor. Örneğin ihracat yapan ya da dövizle çalışan bir şirket, kur farkından kaynaklanan gelir elde ettiğinde bunun vergisini öderken, yüksek miktarda döviz alım satımı yapan bir bireyin benzer nitelikteki kazancı vergi dışı kalabiliyor. Bu durum, ekonomik aktörler arasında farklı yük dağılımlarına yol açabiliyor.

AMAÇ VERGİ DEĞİL KURU DİZGİNLEMEK

  • Döviz kazançlarına getirilecek %25'lik vergi, mali bir beklentiden ziyade piyasadaki dolarizasyonu frenleyecek stratejik bir hamle olacak. Kazancın çeyreğinin törpülenmesi, spekülatif döviz talebinin cazibesini tamamen kıracak. Böyle bir kalkan, Merkez Bankası’nın para politikasında hareket alanını genişleterek faiz indirimi konusunda elini fazlasıyla güçlendirecek. Mevcut vergisiz döviz düzeni ise yüksek enflasyonu ve üretimdeki daralmayı körüklüyor. Bu düzenlemeyi yapmaktaki amaç vergi toplamak değil, kuru stabil hale getirmek. Bu yapılmadığı müddetçe dolar, sanayicinin sırtında yük, halkın mutfağında yangın olmaya devam edecek.

PARA YATIRIMA DEĞİL RANT ÇARKINA AKIYOR

  • Ekonomistler, vergisiz döviz kazançlarının tasarruf tercihleri üzerinde de etkili olabileceğini belirtiyor. Vergisel avantajın belirli bir yatırım aracında yoğunlaşması, yatırım kararlarının ekonomik verimlilik yerine vergi farklarından etkilenmesine yol açabiliyor. Böyle bir ortamda bireyler üretken yatırımlar, girişim sermayesi araçları veya uzun vadeli finansal ürünler yerine kısa vadeli döviz pozisyonlarını daha cazip görebiliyor. Bu durum ise ekonomide kaynak dağılımının etkinliğini azaltabiliyor.

KUR OYNAKLIĞININ ANA SEBEBİ BU

  • Finansal istikrar açısından da bazı riskler gündeme geliyor. Döviz kazançlarının herhangi bir vergisel yükümlülüğe tabi olmaması, kur hareketlerinden faydalanma amacıyla yapılan spekülatif işlemleri teşvik edebiliyor. Özellikle belirsizlik dönemlerinde çok sayıda yatırımcının aynı yönde hareket etmesi döviz talebini artırarak kur oynaklığını besleyebiliyor. Uzmanlar, vergi politikalarının tek başına kur istikrarını sağlayamayacağını vurgulasa da, yatırım tercihlerini etkileyen unsurlar arasında vergisel düzenlemelerin de önemli bir yer tuttuğunu kaydediyor.

KAYIT DIŞILIĞI TETİKLİYOR

  • Kayıt dışılıkla mücadele açısından da eleştiriler bulunuyor. Vergi dışı kalan alanların büyümesi, finansal hareketlerin izlenmesini zorlaştırabiliyor. Her ne kadar bankacılık sistemi üzerinden gerçekleştirilen işlemler kayıt altına alınsa da vergisel yükümlülüğün bulunmaması nedeniyle döviz kazançlarının ekonomik analizlere ve gelir dağılımı ölçümlerine tam olarak yansımadığı ifade ediliyor. Bu durum, servet birikiminin ve yatırım gelirlerinin sağlıklı biçimde ölçülmesini güçleştirebiliyor.




#Döviz
#Vergi
#Türk Lirası
#ekonomi