
Dünya Altın Konseyi'nin verileri, Türkiye'de altına yönelik benzeri görülmemiş talebi gözler önüne serdi. Yılın ilk çeyreğinde külçe ve sikke yatırımları yüzde 29 artarak 26,1 tona ulaşırken, bu talebin parasal büyüklüğü 4,5 milyar dolarla tarihi bir rekor kırdı. Küresel ölçekte yapay zeka yatırımlarının ve Asya merkezli fiziksel talebin yön verdiği altın piyasasında, Türkiye'nin son yedi çeyreğin en yüksek alımını gerçekleştirmesi dikkat çekti.
Dünya Altın Konseyi'nin açıkladığı son verilere göre, Türkiye'de altına olan talep eşi görülmemiş seviyelere ulaştı. Yılın ilk çeyreğinde Türkiye'nin altın talebi, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 29 oranında artarak 26,1 ton seviyesine çıktı. Son yedi çeyreğin en yüksek rakamı olarak kayıtlara geçen bu miktar, tutar bazında incelendiğinde ise tarihi bir zirveye işaret ediyor. Yılın ilk üç ayında ortalama 4 bin 872 dolardan işlem gören altının ons fiyatı baz alındığında, Türkiye'nin külçe ve sikke yatırımlarının toplam değeri 4,5 milyar dolarlık rekor bir büyüklüğe ulaştı.
Küresel piyasada eşi görülmemiş talep artışı
Türkiye'de gözlemlenen altına hücum dalgası, küresel ölçekte de benzer bir ivmeyle kendisini gösterdi. Konseyin 2026 yılı ilk çeyrek raporu, dünya genelinde altın talebinin parasal değer olarak yüzde 74 gibi çarpıcı bir artışla 193 milyar dolara ulaştığını ve bu alanda yeni bir rekor kırıldığını ortaya koydu. Tezgah üstü (OTC) işlemlerin de dahil edildiği toplam küresel talep, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 2 oranında genişleyerek 1.231 ton seviyesine tırmandı. Bu devasa hacmin temel itici gücü, Asyalı yatırımcıların öncülük ettiği ve yıllık yüzde 42 artışla 474 tona ulaşan fiziksel yatırım talebi oldu. Söz konusu miktar, tarihin en iyi ikinci çeyrek performansı olarak kayıtlara geçti.
Merkez Bankaları alıma devam etti
Borsa yatırım fonlarında (ETF) ise önceki yıllara kıyasla daha zayıf bir tablo çizildi. Altına dayalı borsa yatırım fonlarına toplamda 62 tonluk bir giriş gerçekleşti. Ancak mart ayında Amerika Birleşik Devletleri merkezli fonlardan yaşanan yüklü çıkışlar, bu rakamın 2025 yılının ilk çeyreğinde kaydedilen 230 tonluk güçlü girişin oldukça gerisinde kalmasına neden oldu. Öte yandan merkez bankaları, çeyrek içerisinde gözlemlenen satış eğilimlerindeki artışa rağmen altın rezervlerini güçlendirme stratejilerinden taviz vermedi. Yıllık bazda yüzde 3 oranında bir yükselişle, merkez bankalarının net altın alımı 244 ton olarak gerçekleşti.
Mücevherat daralırken teknolojide yapay zeka rüzgarı
Altın fiyatlarında yaşanan keskin yükseliş, mücevherat sektöründe hacimsel bir daralmayı da beraberinde getirdi. Tüketici talebinin yüksek fiyatlar karşısında baskılanmasıyla mücevherat hacmi yüzde 23 oranında küçülürken, bu alana yapılan toplam harcama miktarı paradoksal bir şekilde yüzde 31 oranında artış gösterdi. Altının teknoloji alanındaki kullanımında ise ivmeyi belirleyen unsur yapay zeka yatırımları oldu. Küresel çapta hız kesmeden devam eden yapay zeka altyapı çalışmalarının yarattığı ihtiyaçla birlikte, teknoloji sektöründeki altın kullanımı yüzde 1 oranında artarak 82 tona ulaştı.









