
ABD'nin 2025 yılı boyunca uyguladığı ağır gümrük tarifelerine rağmen Çin, dış ticaret fazlasında 1 trilyon dolar eşiğini ilk kez aşarak rekor kırdı. Washington'ın tüm engelleme çabalarına karşın Pekin yönetimi; ASEAN, Avrupa Birliği, Afrika ve Latin Amerika pazarlarında ticari alanını genişleterek ABD'nin küresel ekonomik hakimiyetini sarsmaya devam ediyor. Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü’nün araştırması ise ilginç bir gerçeği ortaya koyuyor. 4 trilyon dolar değerindeki 25 milyonu aşkın sevkiyat verisinin incelendiği çalışmaya göre, yabancı ihracatçılar gümrük yükünün yalnızca yüzde 4’ünü absorbe ederken; kalan yüzde 96’lık kısım doğrudan ABD’li alıcılara yansıtıldı.
2025 yılı verileri, Beyaz Saray’ın Çin’i ekonomik olarak izole etme stratejisinin beklenen sonucu vermediğini kanıtladı. Çin’in ihracatı, tarifelerin sebep olduğu belirsizliklere rağmen yıllık bazda yüzde 5,5 artarak 3,77 trilyon dolara ulaştı. İthalat ise önceki yıla oranla artış göstermeyerek 2,58 trilyon dolarda kaldı. Ülkenin dış ticaret fazlası, tarihinde ilk kez yıllık bazda 1 trilyon dolar sınırını geçti ve 1,19 trilyon dolarla tüm zamanların en yükseğine çıktı. Çin tarafındaki pembe tabloya karşılık, Amerikan ekonomisi ise 2025 yılını ağır bir dış ticaret yüküyle kapattı. Öncü verilere göre, ABD'nin toplam ihracatı 3,4 trilyon dolar olurken, özellikle tüketim malları ve enerji kalemlerindeki yüksek alımlarla ithalatı 4,4 trilyon dolara tırmandı. ABD, 2025 yılı dış ticaret dengesinde yaklaşık 1 trilyon dolarlık devasa bir açık verdi.
ABD'NİN NÜFUZ KAYBETME KORKUSU
Washington yönetiminin Çin’e yönelik sertleşen tavrının temelinde, Pekin’in üretim gücünü dünya genelinde sarsılmaz bir diplomatik silaha dönüştürmesi yatıyor. Amerikan yönetiminin mücadele eksenini ağırlıklı Çin’e kaydırması, aslında kendi pazarını koruma çabasından ziyade küresel müttefik sahalarındaki kontrolünü kaybetme korkusundan kaynaklanıyor. Başkan Donald Trump’ın ilk etapta gümrük vergilerini yüzde 145 seviyelerine kadar yükseltmesi iki ülke arasındaki ticareti ciddi şekilde yaralasa da asıl alarm verici gelişme Çin’in ABD’den boşalan kapasiteyi diğer bölgelere yıldırım hızıyla kaydırması oldu. Çin’in ABD’ye ihracatı yıl genelinde yüzde 20 azalırken, en büyük ticaret ortağı haline gelen ASEAN ülkelerine yüzde 13,4 oranında büyüme kaydetti.
PEKİN EKONOMİK KALE KURDU
Avrupa Birliği pazarında da benzer bir yükseliş grafiği çizen Çin, kıta ülkelerine yaptığı ihracatı geçen yıl yüzde 8,4 artırmayı başardı. Özellikle Afrika’daki yüzde 25,8’lik ve Latin Amerika'daki yüzde 7,4'lük artışlar, Pekin’in "Küresel Güney" üzerindeki etkisinin artık geri döndürülemez bir noktaya ulaştığına işaret ediyor. Uzmanlar, ABD'nin canını sıkan asıl tablonun sadece kaybedilen ticaret hacmi değil, Çin’in Latin Amerika ve Afrika gibi geleneksel müttefik sahalarında kurduğu ekonomik kale olduğunu savunuyor. Washington, Çin’e baskı kurarak tabloyu tersine çevirmeye çalışsa da 1,19 trilyon dolarlık devasa ticaret fazlası Pekin’in elindeki finansal gücün ne kadar dirençli olduğunu gösteriyor.
GÜÇ DENGESİ DOĞUYA KAYDI
Yıl boyunca Cenevre'den Kuala Lumpur'a kadar uzanan 5 farklı turda yapılan müzakereler, gerilimi ancak geçici bir mutabakat seviyesine çekebildi. Güney Kore’nin Busan şehrinde Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in katıldığı zirvede fentanil ve belirli ürünlerde vergi indirimine gidilse de sahadaki rakamlar ABD için acı bir gerçeği fısıldıyor. Çin, ABD pazarı olmadan da büyümeyi ve dünyayı domine etmeyi sürdürüyor. Beyaz Saray için "sessiz istila" olarak nitelendirilen süreç, 2026 yılına girerken küresel ticaretin merkezinin artık kalıcı olarak doğuya kaydığının en somut işareti olarak kabul ediliyor.
TRUMP KENDİ KALESİNE GOL ATTI
- Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW Kiel) tarafından yapılan bir araştırma, Trump yönetiminin 2025 yılında “Kurtuluş Günü” (Liberation Day) adı altında uygulamaya aldığı gümrük vergilerinin faturasının, beklentilerin aksine yabancı ihracatçılara değil, Amerikan ekonomisine çıktığını belgeledi. Yaklaşık 4 trilyon dolar değerindeki 25 milyonu aşkın sevkiyat verisinin incelendiği çalışmaya göre, yabancı ihracatçılar gümrük yükünün yalnızca yüzde 4’ünü absorbe etti; kalan yüzde 96’lık kısım ise doğrudan ABD’li alıcılara yansıtıldı. Washington’ın izlediği politika sonucunda ABD gümrük gelirleri 2025 yılında yaklaşık 200 milyar dolar artış gösterdi fakat elde edilen meblağ, yabancı üreticilerden değil, neredeyse tamamen Amerikan işletmeleri ve hanehalkından tahsil edilen bir vergiye dönüştü. Kiel Enstitüsü Araştırma Direktörü Julian Hinz, mevcut tabloyu “kendi kalesine gol” olarak nitelendirdi. Hinz, “Yabancı ülkelerin tarifeleri ödediği iddiası bir efsaneden ibaret. Veriler tam tersini gösteriyor. Faturayı Amerikalılar ödüyor” ifadelerini kullandı.
ÇİN’İN 2025 YILI İHRACAT KARNESİ
BÖLGELER | ARTIŞ ORANI |
AFRİKA | %25,8 |
GÜNEYDOĞU ASYA | %13,4 |
AVRUPA BİRLİĞİ | %8,4 |
LATİN AMERİKA | %7,4 |










