Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNR EXPO Fuar Merkezi'nde düzenlenen MÜSİAD EXPO ve 20. Uluslararası İş Forumu Kongresi'nde konuştu.
Açıklamadan öne çıkan başlıklar:
Türkiye'nin devleti ve milletiyle tarihte eşine ender rastlanacak şekilde yapılan bu toplantı benim için çok önemlidir. Yurt dışından gelen misafirlerimize Türkiye'ye güvendikleri için teşekkür ediyorum. Yüksek ahlak, yüksek teknoloji ile çalışan MÜSİAD'ın faaliyetlerini yakından takip ediyorum. MÜSİAD üyelerini ve yönetimini ülkelerine ve milletine sahip çıktıkları ve kazanmanın değil, helalinden kazanmanın peşinde oldukları için tebrik ediyorum. Gerek İş Forumu oturumları, gerek fuarda katkı sağlayacakları tebrik ediyorum.
Türkiye geçtiğimiz 14 yılda özellikle ekonomi alanında gerçekten tarihi bir başarı ortaya koydu. 203-2015 arasında büyüme hızımız ortalama yüzde 4,7 olarak gerçekleşti. Büyüme oranlarımız dünya ortalamasının üzerindeydi. 2015 yılında yüzde 4 büyüme oranına ulaştık. Dünya ortalaması yüzde 3,1 iken gelişmekte olan ülkelerin oranı yüzde 2 de kaldı.
Türkiye'nin gerçeklerini ne terör olayları ne de çevresindeki krizler yansıtıyor. Gerçek Türkiye'yi yatırımlara ve projelere bakarak görebilirsiniz. Bu yıl Türkiye 15 Temmuz'daki darbe girişiminin yanı sıra terör örgütlerinin eylemlerine mağruz kaldı. PKK, DEAŞ, FETÖ tüm bunların karşısında Türkiye dünya çapında projeleri arka arkaya hizmete açtı.
Osmangazi Köprüsünü 30 Haziran'da hizmete açtık. 26 Ağustos'ta ise Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü hizmete sunduk. Boğazın altında inşa ettiğimiz Marmaray'ı 29 Ekim 2013 yılında tamamlamıştık. O günden bu güne 166 milyon insan Marmaray'ı kullandı. Önümüzdeki ay da boğazın altından çift katlı Avrasya Tüneli'ni 20 Aralık'ta açıyoruz. Kısa süre sonra Kars-Tiflis Demiryolu'nu açacağız. Kanal İstanbul projesi de dünyanın en önemli projelerinden biri olarak. Yeni havalimanı da dünyanın en büyüğü olacak. Havalimanının 90 milyon yolcu kapasitesi ilk etap için geçerli. İlk etabı 2018'de açılacak. Tamamı bittiğinde 150 milyon yolcu olacak ve 2023'te bitecek. Şehir Hastaneleri projelerimiz de öneml, yatırım silsilesidir. Önümüzdeki aydan itibaren açılışlarına başlayacağız. tamamını 2019'a kadar hizmete alacağız.
Enerji projeleri ülkemizin iddialı olduğu bir diğer alan. Mersin Akkuyu 2023'te hizmete alınacak. 158 elektrik santralinin toplu açılışını gerçekleştirdik. Kurulu gücümüzü 125 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Kentsel dönüşüm çalışmalarıyla 6,5 milyon konutu yenilemeyi hedefliyoruz. Türkiye'nin yatırım ve projesi öyle uzun ki anlatmakla bitmiyor.
MÜSİAD'ın bu etkinliğinde de Afrika ve Asya'ya özel önem verildiğini görüyorum. Batılı zihinlerin doğu veya şark meselesi çok önemlidir. Doğru yoldasınız. Aynı kararlılıkta devam edin. Biz Afrika'yı 2005 yılında Afrika yılı ilan edip yoğunlaştık. 12 büyükelçiliğimiz vardı. Şimdi 39. Hedef tüm Afrika'ya açmak. Burada kışken, ben Afrika ülkelerini dolaşacağım, yoğunlaşıyorum.
Malesef Batı'nın doğuya bakışını hala oryantalizm anlayışı belirliyor. Doğulu demek, geri fikirlerin, ilkel adetlerin temsilcisi demek olarak görülüyor. Ne yaparsanız yapın, ne kadar ileri giderseniz gidin Batı'nın gözünde 2. sınıf olmaktan kurtulamazsınız. Biz bu gerçeği AB sürecinde defalarca yaşadık.
Gündeme dahi getirilmeyen meseleler konu Türkiye olunca vazgeçilmez hale geliyor. Son örneğini vize serbestisini terörle mücadele konusunda gördük. Eğer Türkiye terörle haysiyetli onurlu mücadele ediyor diye, AB müzakerelerinde gözden geçirecekseniz geç kaldınız. Biz terörle mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Biz yüzlerce binlerce şehit verdik. Nihai kararınızı verin. Türkiye terörle haysiyetle mücadele ediyor diye bunu gözden geçirecekseniz geç kaldınız. Sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Türkiye'nin terörle mücadele hakkını önlemeye çalışıyorlar. Bu tavır yeni de değil. Türkiye'nin sabır taşı sürekli test edilmiştir. Türkiye'nin sabır taşı sürekli test edilmiştir. Bunu aynı şeyi tekrar yaşıyoruz. 3 milyon mülteci var ya bu kez bu yüzden erteliyormuş. 3 milyon mülteciyi biz nereye koyacağız, şimdi dertleri bu.
Hangi ülke bu teröristlere silah veriyor, bunları biliyoruz. Hepsinin adresi bizde. Batılı vicdan yıllarda denizde yitip gidenler için bir damla gözyaşı döktü mü? Her türlü istismara maruz kalan mülteciler için harekete geçmeyenler bize karşı aslan kesildiler. Hiç yüzleri kızarmadan siyasi sığınmacı adı altında kim gelirse bağırlarına basacaklarını ifade ediyorlar. Nazi zihniyeti Batıda ortaya çıkmış ve felaketlere yol açmış zihniyettir. İnsanların toplu katledilme kaynağı Doğu değil Batıdır. Avrupa'da neo nazi zihniyeti tekrar hortlamışken Türkiye'ye nazi benzetmesi yapmak hezeyanın belirtisidir.
Afrikalı Asyalı Ortadoğu'luları zerre kadar umursamadıklarını biliyoruz. Biz bunların asıl niyetlerini iyi biliyoruz. Derttleri Türkiye'yi sıkıntıya sokmak. Kapılarına gelenlere 1 lokmayı çok görenlerin, terörist yardakçılarını sarayda ağırlamalarının izahı yoktur. O terörist yardakçıları da o saraylar da ağırlanmaktan gurur duyuyor her halde. Dikkat edin bizi eleştiren çevreler Türkiye'de PKK'lı teröristler tarafından 800'e yakın güvenlik görevlimizi sivil vatandaşımızı hiç görmezler.
Darbecilere yönelik operasyonlardan rahatsız olanların aynı kişileri ülkelerinde ağırlamaktan hiçbir sakınca görmüyorlar. Kendi elleriyle kendi sonlarını getiriyorlar farkında değiller. Biz bu badireyi de Allah'ın izniyle atlatırız. Kendilerine uzanacak bir yardım eli bulamayacaklar. Akif ne demiş; Kanayan bir yara gördümmü yanar ta ciğerim, Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim hakkı tutar kaldırırım, Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu. Biz de bunlara aldırmazlık etmeyeceğiz. Mücadelemizi sürdüreceğiz.
Batı'yla asla gözden çıkarmayacağımız ilişkilerimiz var. Endişelerimiz bu bakımdan samimidir. Ama tekliflerimiz de samimidir. Demokrasi adı altında terör destekçiliğine karşı çıkarken muhattaplarımızın geleceğini de düşünüyoruz. BM Genel Kurulu'nda dünya 5'ten büyüktür dedik. Ve 196 ülkenin yaşadığı bu dünyada 196 ülkenin kaderini bir ülkenin 2 dudakları arasına mahkum edemezsiniz. 2. Dünya Savaşı sonrasındaki şartlar bugün yok. Yeniden reforme etmek suretiyle BM Konseyi'nde tüm dünya yer alsın 20 ülke mi, 20 ülke, bunlar orada yer alsın. Yakaladıkları bu fırsatı teperler mi tepmezler, bu yüzden istemiyorlar. Daimi geçici olmayacak, 20 üyenin 20'si de daimi olacak. 2 yıl sonra 10'u değişir, 10'u kalır. 10-10 değişmek böyle bir süreç devam ettirilir. Her ülke ben de orada varım der.