
Hantavirüs vakalarının tespit edildiği "MV Hondius" gemisindeki yolcuların tahliye edilerek ülkelerine dönmesi, tüm dünyada "Bu hastalık yeni bir pandemiye dönüşür mü?" sorusunu gündeme getirdi. Gemide patlak veren ve 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan salgın küresel çapta tedirginliğe yol açarken, uzmanlardan ardı ardına önemli açıklamalar geliyor. Ateş, baş ağrısı, kas ve karın ağrısı ile bulantı veya kusma gibi gastrointestinal semptomlarla kendini gösteren bu virüs, bilim insanlarına göre 17 Kasım 2019 tarihinde Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan Covid-19 krizine benzemiyor. Peki, hantavirüsün koronavirüsten farkı ne, küresel bir pandemi olma ihtimali bulunuyor mu ve hastalığın ölümcül etkileri neler? İşte detaylar.

"MV Hondius" kruvaziyerinde 3 kişinin ölümüne yol açan hantavirüs salgınının ardından yolcuların ülkelerine tahliye edilmesi, tüm dünyada endiyeye neden oluyor...

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Atlas Okyanusu açıklarında seyreden Hollanda bayraklı "MV Hondius" isimli kruvaziyer gemisinde patlak veren ölümcül hantavirüs salgınıyla ilgili kamuoyunu bilgilendirdi. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, virüsün kuluçka süresinin altı haftaya kadar uzayabildiğine dikkat çekerek gemi kaynaklı yeni vakaların ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğunu ifade etmiş olası bir küresel panik havasını dağıtmak adına durum değerlendirmesi yapan Tedros, "Bunun sınırlı bir salgın olduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullanmıştı.

Salgının boyutu ve Covid-19'dan farkı
Düzenlenen basın toplantısında söz alan DSÖ Epidemiyoloğu Maria Van Kerkhove, kruvaziyer gemisinde yaşanan bu durumun koronavirüs pandemisinin ilk günleriyle kıyaslanmaması gerektiğinin altını çizdi. Bu salgının karakteristiğine dair kesin bir ayrım yapan Van Kerkhove, "Burada net olmak istiyorum: bu SARS-CoV-2 değil. Bu bir COVID pandemisinin başlangıcı değil. Bu, bir gemide gördüğümüz yerel bir salgındır," ifadelerini kullandı. Hantavirüsün bulaşma dinamiklerinin koronavirüsten oldukça farklı olduğunu ve virüsün insandan insana geçişi için son derece yakın ve mahrem temas gerektiğine işaret eden yetkililer, gemi genelinde hayata geçirilen geniş çaplı tecrit önlemlerinin tamamen tedbir amaçlı uygulandığını kaydettiler.

Uzmanlardan peş peşe açıklamalar
Gemi salgınının ardından hastalığın genel yapısına ve olası yayılım riskine dair Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu önemli değerlendirmelerde bulundu. Hastalığın yayılım potansiyelini ele alan ve toplumdaki endişelere yanıt veren Leblebicioğlu, insandan insana geçişin son derece nadir olması sebebiyle ufukta COVID-19 benzeri küresel bir kriz yaşanmayacağını belirtti. Hastalığın tıbbi yapısına dair detaylar paylaşan Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Hantavirüsler, hayvanlardan insanlara bulaşan ve vücutta akciğer, böbrek ve damar sistemlerini hedef alan virüslerdir," dedi ve ekledi:

"Genellikle kemirgenlerin idrar, dışkı veya tükürükleri ile temas sonucu ya da bu maddelerin tozlarının solunmasıyla bulaşır." Sürecin Türkiye'deki yansımalarına dair yetkili ağızdan gelen resmi açıklama ise vatandaşları rahatlattı: "Türkiye Sağlık Bakanlığı, 7 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı resmi açıklamada ülkemizde hiçbir hantavirüs vakası tespit edilmediğini bildirmiştir. Bakanlık, durumun bilimsel ilkeler doğrultusunda titizlikle izlendiğini ve kamuoyunun doğrulanmamış bilgilere itibar etmemesi gerektiğini vurgulamıştır."

Hantavirüs nedir?
Bunyavirales takımının Hantaviridae ailesine mensup olan hantavirüsler, doğada çoğunlukla belirli kemirgen rezervuarlarıyla doğrudan ilişkilendirilmektedir. Virüs, taşıyıcı konumundaki bu hayvanlarda belirgin bir hastalık tablosu oluşturmadan çok uzun soluklu enfeksiyonlara yol açabilmektedir.

Bilim dünyası bugüne dek çok sayıda hantavirüs türü tanımlamış olsa da bunlardan yalnızca küçük bir grubun insan sağlığını tehdit ettiği bilinmektedir. İnsanlardaki hantavirüs enfeksiyonları temelde iki ana sendromla kendisini göstermektedir. Avrupa ve Asya kıtalarında ağırlıklı olarak görülen "Eski Dünya" hantavirüsleri Renal Sendromlu Hemorajik Ateş (HFRS) tablosuna yol açarken, Amerika kıtasına özgü "Yeni Dünya" virüsleri ise Hantavirüs Kardiyopulmoner Sendromu (HCPS) olarak adlandırılan daha farklı bir klinik rahatsızlığa neden olmaktadır.

Risk faktörleri
İnsan enfeksiyonları genellikle virüsü taşıyan kemirgenlerin yaşamsal faaliyetleri için uygun olan tarım alanları, ormanlık bölgeler, ahırlar, evler ve barakalar gibi kırsal yerleşim çevrelerinde ortaya çıkmaktadır. Hastalığın insana geçişi büyük ölçüde enfekte kemirgenlerin dışkı, idrar veya salyalarına doğrudan temas edilmesi veya kontamine olmuş materyallerin ellenmesi yoluyla gerçekleşmektedir.

Ayrıca kapalı, iyi havalandırılmayan mekanların temizliği veya tarımsal faaliyetler sırasında havaya karışan virüslü tozların solunması riski ciddi oranda artırmaktadır. Son derece nadir olmakla birlikte kemirgen ısırıklarının da bulaş zincirinde yer aldığı bilinmektedir. İnsandan insana bulaş ise dünya genelinde kural dışı kabul edilmektedir; ancak bu durumun tıbbi literatüre geçen tek istisnası, Güney Amerika'da görülen ve yüksek ölüm oranına sahip olan Andes virüsüdür. Özellikle aynı evi paylaşan veya hastayla uzun süreli, yakın temas kuran bireyler arasında, bilhassa hastalığın ilk evrelerinde bu nadir insandan insana geçiş formunun yaşanabildiği rapor edilmektedir.






