
Küresel iklim sisteminde alarm zilleri çalarken, uzmanların yayımladığı son veriler dünyayı ve Türkiye'yi bekleyen eşi görülmemiş bir iklim kaosuna işaret ediyor. Tarihe geçecek rekor sıcaklıklar, bir yanda kuraklık diğer yanda sel felaketleriyle eş zamanlı olarak dünyayı esir almaya hazırlanıyor. Peki, uzmanların 'son 140 yılın en güçlüsü' olarak tanımladığı El Nino senaryosu tam olarak neleri kapsıyor? Hepimizin merakla beklediği o 'iliğimizi kemiğimizi ısıtacak' kavurucu günler ne zaman yüzünü gösterecek? İşte detaylar.

Küresel iklim sistemine dair yayımlanan en güncel veriler, dünyayı derinden sarsacak çok güçlü bir "Süper El Nino" sürecinin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor. Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi tarafından yayımlanan son raporlar, daha önce mart ayında dikkat çekilen bu ihtimalin artık çok daha belirgin ve yüksek bir riske dönüştüğünü ortaya koyuyor. Önümüzdeki yaz veya sonbahar aylarında etkisini tam anlamıyla hissettirmesi beklenen bu olağanüstü doğa olayının, küresel çapta sıcaklık rekorlarına, değişen yağış rejimlerine ve şiddetli hava olaylarına zemin hazırlayacağı öngörülüyor.

Süper El Nino’nun yıkıcı etkisi
Ekvatoral Pasifik Okyanusu’nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşan klasik El Nino, dünya genelinde kuraklık, sel ve sıcak hava dalgaları gibi sonuçlar doğuruyor. Ancak her on ila on beş yılda bir karşılaşılan Süper El Nino vakaları, çok daha geniş alanlara yayılan, uzun soluklu ve yıkıcı etkilere sahip. Uzmanlar, Pasifik'teki kritik bölgelerde su sıcaklıklarının ortalamanın iki santigrat derece üzerine çıkmasını Süper El Nino olarak tanımlıyor. Bu ısınma, atmosferdeki hava akımlarını bozarak küresel iklim dengesinde zincirleme ve sarsıcı reaksiyonları tetikliyor.

Tarihi sıcaklık rekorları yolda
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan New York Eyalet Üniversitesi Albany Kampüsü Atmosfer Bilimi Profesörü Paul Roundy, durumun ciddiyetine dikkat çekerek, "Son 140 yılın en güçlü El Nino olayının yaşanması için gerçek bir potansiyel bulunuyor." uyarısında bulundu. Bilim insanları, bu yılki tablonun 2015 yılının aralık ayında deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamayı 2,8 derece aştığı tarihi El Nino rekorunu bile geride bırakabileceği görüşünde birleşiyor. Okyanuslarda biriken devasa ısının jet akımları aracılığıyla atmosfere yayılması sonucu, bu güçlü doğa olayının etkilerinin 2027 yılına kadar sürebileceği ve özellikle 2027'de gelmiş geçmiş en sıcak yıl rekorunun kırılabileceği tahmin ediliyor.

Kıtalar arası iklim senaryosu
Süper El Nino'nun küresel ölçekteki en çarpıcı sonuçlarından biri, birbirine zıt aşırı hava olaylarını eş zamanlı olarak tetiklemesi olacak. Atlantik Okyanusu'nda kasırga aktivitelerinin yavaşlaması beklenirken, Pasifik Okyanusu'nda tayfun ve tropikal siklon riskinin tırmanacağı öngörülüyor. Karayipler kuraklık tehlikesiyle yüzleşirken Hawaii, Guam ve Doğu Asya'yı şiddetli fırtınalar vurabilir. Dünyanın bir yarısı kavrulurken diğer yarısı sular altında kalacak. Orta Afrika, Avustralya, Endonezya, Filipinler, Orta Amerika ve Kuzey Brezilya'nın bazı kesimleri şiddetli kuraklıkla mücadele edecek. Buna karşılık Peru, Ekvador, Kuzey ve Doğu Afrika'nın belirli bölgeleri ile Orta Doğu ve ekvator çevresindeki Pasifik kıyılarında ise aşırı yağışlar ve sel felaketleri baş gösterecek.

Türkiye için kritik kuraklık senaryoları
Bu devasa iklim olayının Türkiye'yi teğet geçmesi beklenmiyor. Uzman değerlendirmelerine göre, Türkiye'nin iklimini belirleyen temel sistemler üzerinde negatif etkiler yaratabilecek olan Süper El Nino, özellikle Akdeniz havzasında kendini hissettirecek. İlkbahar ve yaz aylarında ciddi bir kuraklık riskinin doğabileceği, yağışların normallerin çok altında kalabileceği belirtiliyor. Yaz mevsiminde daha sık yaşanacak bunaltıcı sıcak hava dalgalarının, özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde orman yangını tehlikesini en üst seviyeye çıkarmasından endişe ediliyor.

Batı ısınıyor, Doğu üşüyor
Küresel iklim dengeleri değişirken, Türkiye içinde de haftalık hava durumunda keskin zıtlıklar yaşanıyor. Meteoroloji Uzmanı Adil Tek, yeni haftaya dair yaptığı değerlendirmelerde doğu bölgelerde kış şartlarının, batıda ise bahar havasının hakim olduğunu vurguladı. Van, Hakkari, Muş ve Bitlis çevrelerinde kar yağışının, Şırnak ve Mardin çevrelerinde ise yağmurun devam ettiğini belirten Tek, batıdaki sıcaklık artışına dikkat çekerek, "Sıcaklıklar artık batı bölgelerde giderek artıyor, İstanbul'da da bugün itibarıyla yükseliş başladı, o 'iliğimiz kemiğimiz ısınacak' dediğimiz günlere doğru gidiyoruz" ifadelerini kullandı.

İstanbul için güncel verileri paylaşan Tek, "İstanbul'da bugün hava açık ve sıcaklık 17 dereceye kadar çıkıyor. Yarın ve çarşamba günü 19 dereceyi göreceğiz, çok kalın giyinmeye gerek yok ama sabah ve akşam saatlerine dikkat edilmeli" dedi. Başkent Ankara'da ise güne sıfır dereceyle başlandığını belirten uzman isim, "Ankara'da gün içinde 12 dereceye çıkacak, cuma günü ise 21-22 dereceleri göreceğiz" sözleriyle yükselişin süreceğini aktardı.

Afrika tozu için maske uyarısı
Haftanın en önemli meteorolojik hadiselerinden biri de Türkiye'yi etkisi altına almaya hazırlanan Afrika tozu olacak. Uzman isim Adil Tek A Haber’e yaptığı açıklamada toz taşınımının başladığını belirterek, "Bugünden itibaren başlıyor, bugün zayıf ama yarın ve çarşamba günü daha yoğun hissedeceğiz. Bu hafta 'toz haftası' diyebiliriz" şeklinde konuştu. Yağışsız hava şartlarının durumu zorlaştıracağına değinen Tek, "Geçtiğimiz haftalarda yağışla birlikte yere inmişti ama bu sefer havada kalacak, bu da sağlık açısından risk oluşturuyor" dedi. Özellikle risk grubundaki vatandaşlara çağrıda bulunan Tek, "Kronik rahatsızlığı olanların ve ileri yaştaki vatandaşların dışarı çıkarken maske kullanmalarında fayda var" diyerek önemli bir uyarıda bulundu.






