
Havaların ısınmasıyla peş peşe gelen ve yürekleri yakan KKKA kaynaklı ölüm haberleri, gözleri bir kez daha bu ölümcül kene tehdidine çevirdi. Uzmanlar kırsal alanlar, parklar ve piknik yerleri için art arda acil kodlu uyarılar yayınlarken, bilim dünyasından ezberleri altüst eden çarpıcı bir araştırma geldi. Çekya'da yapılan ve laboratuvar ortamında yüzlerce kenenin davranışlarının mercek altına alındığı o tarihi çalışmaya göre; kenelerin en çok tercih ettiği kan grubu belli oldu.

Türkiye'de son dönemde peş peşe gelen Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) kaynaklı can kayıpları, kene tehlikesini bir kez daha ülkenin en önemli sağlık gündemlerinden biri haline getirdi. Özellikle havaların ısınmasıyla birlikte kırsal alanlarda ve iç kesimlerde artış gösteren vakalar endişeyi artırırken, uzmanlar hayati uyarılarını peş peşe sıralıyor. Doğada vakit geçiren herkes için ciddi bir tehdit oluşturan bu duruma yönelik Çekya'daki Masaryk Üniversitesi tarafından yürütülen çarpıcı bir araştırma ise kene tehdidinin herkes için aynı düzeyde olmadığını ve kenelerin kurbanlarını seçerken belirli biyolojik kriterlere göre hareket ettiğini ortaya koydu.

Laboratuvar ortamında kan grupları test edildi
Araştırmacılar tarafından yürütülen çalışma kapsamında, laboratuvar ortamında özel olarak yetiştirilen 100 adet Ixodes ricinus türü kene kullanıldı. Bu keneler; A, B, AB ve 0 kan gruplarından alınan örneklerin yer aldığı kontrollü bir test alanına bırakıldı. Kenelerin hangi kan grubuna daha fazla eğilim gösterdiği ve hangisinden uzak durduğu istatistiksel yöntemlerle detaylıca analiz edildi. Ortaya çıkan veriler, kenelerin hedef seçerken rastgele hareket etmediğini, aksine bazı kan gruplarını çok daha cazip bulduğunu net bir şekilde gösterdi.

En yüksek risk grubu hangisi?
Araştırmanın en çok ses getiren bulgusu, kenelerin açık ara en fazla A kan grubuna yönelmesi oldu. Testlerde A grubuna ait örneklerle temas kuran kenelerin hareketliliğinin tepe noktaya ulaştığı gözlemlendi.

Uzmanlar bu durumu; bireylerin vücut kokusu, ter bileşenleri ve salgıladıkları kimyasal sinyaller gibi kişiye özel biyolojik faktörlerle açıklıyor. Risk tablosunda A grubunun hemen ardından ikinci sırada ise 0 kan grubu yer alıyor. Kenelerin ciddi bir yönelim sergilediği 0 grubuna sahip kişilerin de en az A grubu kadar yüksek bir dikkat seviyesine sahip olması gerekiyor.

Düşük risk grupları güvende olduğu anlamına gelmiyor
Yapılan analizlerde kenelerin en az ilgi gösterdiği kan grubu B olurken, AB grubu ise nötr bir etki oluşturarak orta seviyede riskli grupta yer aldı. B ve AB kan grubuna sahip bireylerde temas oranının istatistiksel olarak düşük çıkması olumlu bir veri olarak değerlendirilse de tıp dünyası bu konuda tavizsiz bir duruş sergiliyor.

Uzmanlar, bu verilerin kesinlikle bir rehavete yol açmaması gerektiğinin, hiçbir kan grubunun kenelere karşı mutlak bir bağışıklığa veya koruyucu kalkana sahip olmadığının altını çiziyor.

KKKA tehlikesine karşı alınması gereken tedbirler
Özellikle nisan ve temmuz ayları arasında zirve noktaya ulaşan keneler, ağustos ayı itibarıyla azalsa da yaz sonuna kadar risk oluşturmaya devam ediyor. Türkiye'yi sarsan ölüm haberlerinin ardından uzmanlar, açık alanlarda uzun kollu ve açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesini, pantolon paçalarının mutlaka çorap içine sokulmasını ve onaylı kene kovucu spreylerin kullanılmasını öneriyor.

Doğadan dönüşte ise kulak arkası, diz arkası, koltuk altı ve kasık gibi vücut kıvrımlarının titizlikle kontrol edilmesi hayati önem taşıyor. Vücutta kene tespit edilmesi halinde kesinlikle çıplak elle müdahale edilmemeli; vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.






