
Müslümanlar için büyük anlam taşıyan Mekke’nin Fethi’nin hangi tarihte anıldığı her yıl yeniden gündeme geliyor. İslam tarihinin dönüm noktalarından biri olan bu olayın hicrî ve miladî takvim karşılıkları, Türkiye’de 31 Aralık-1 Ocak tartışmasını da beraberinde getiriyor. Peki fetih gerçekte hangi gün gerçekleşti, bu yıl kaçıncı yılı idrak ediliyor?

İslam tarihinde barış ve affedicilik vurgusuyla öne çıkan Mekke’nin Fethi, asırlardır Müslüman toplumların hafızasında özel bir yere sahip. Mekke, 630 yılında Hz. Muhammed önderliğindeki Müslümanlar tarafından büyük bir çatışma yaşanmadan kontrol altına alındı. Bu gelişme, hem Arap Yarımadası’ndaki güç dengelerini değiştirdi hem de İslam’ın yayılışını hızlandırdı.

Mekke’nin fethi ne zaman gerçekleşti?
Tarihi kaynaklara göre fetih, hicrî takvimle 8. yılın Ramazan ayına denk geliyor. Miladî takvim esas alındığında ise Mekke’nin Fethi 11 Ocak 630 tarihinde tamamlandı. Hz. Muhammed, Medine’den yaklaşık 10 bin kişilik bir orduyla yola çıktı; 20 Ramazan günü Mekke’ye girilmesiyle şehir teslim alındı.

31 Aralık-1 Ocak tartışması nereden geliyor?
Türkiye’de son yıllarda Mekke’nin Fethi anmaları, miladî yılbaşıyla aynı döneme denk gelecek şekilde 31 Aralık ve 1 Ocak tarihlerinde yapılıyor. Bu uygulama, hicrî takvimin miladî takvime çevrilmesinden kaynaklanan tarih farkı nedeniyle ortaya çıktı. Tarihsel olarak fetih ocak ayının ortasında gerçekleşmiş olsa da, anma programları yıl sonu günlerinde düzenleniyor.

Mekke’nin önemi
Mekke, Kâbe’yi barındırması ve kutsal bir belde kabul edilmesi sebebiyle İslam tarihinde eşsiz bir yere sahiptir. Kur’an-ı Kerim’de Mekke adıyla birlikte Bekke, karye, meâd, el-beledü’l-emîn ve el-beled gibi farklı isimlerle anılmaktadır. Ayrıca “ekin bitmeyen bir vadi” olarak nitelendirilmiş (İbrâhîm 14/37) ve yeryüzündeki bütün yerleşimlerin merkezi anlamında “ümmülkurâ” (şehirlerin anası) olarak tanımlanmıştır.
Mekke’nin temel önemi, Allah’a kulluk amacıyla inşa edilen ilk mâbed olan Kâbe’nin burada bulunmasından kaynaklanır. Kur’an’da, Kâbe ve çevresinin her türlü saldırıdan korunmuş güvenli bir bölge (harem) olduğu vurgulanmış; bu alanın sınırları çeşitli dönemlerde dikilen alemler ile belirlenmiştir. Mekke, bizzat Allah tarafından harem kılınmış; Hz. İbrâhim’in duası ve ilanıyla bu durum tüm insanlığa duyurulmuştur. Mescid-i Harâm ile harem sınırları arasındaki mesafe 6–18 km arasında değişmektedir.
Mekke aynı zamanda âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’in doğduğu, çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği, “Muhammedü’l-Emin” olarak tanındığı ve peygamberlikle görevlendirildiği mübarek beldedir. Ancak vahyin iniş sürecinde şehir müşriklerin hâkimiyeti altındaydı ve Kâbe putlarla doldurulmuştu.
Peygamber Efendimiz, İslam’ı tebliğ ettiği 13 yıl boyunca büyük baskı ve işkencelere maruz kalmış; müşrikler Müslümanlara eziyet etmiş, hatta O’nun öldürülmesi için karar almışlardı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s), Allah’ın emriyle Medine’ye hicret etti. Mekke’ye olan sevgisini hicret sırasında şu sözlerle ifade etmiştir:
“Ey Mekke! Vallahi sen Allah katında yeryüzünün en hayırlı yerisin ve bana da en sevimli beldesin. Eğer senden çıkarılmasaydım, senden ayrılmazdım.”
(Tirmizî, Menâkıb, 68)
Sekiz yıl süren hasretin ardından, hicretin sekizinci yılında insanlık tarihinde benzeri olmayan bir fetih gerçekleşmiş; Mekke, maddî ve manevî yönleriyle yeniden asli kimliğine kavuşmuştur.

Fetih süreci ve sonrası
Mekke’ye girildiğinde şehirde genel bir af ilan edildi. Kâbe’de bulunan putlar kaldırıldı ve ibadet mekânı asli kimliğine kavuşturuldu. Bu süreç, İslam tarihinde güç kullanımından ziyade merhamet ve düzenin öne çıktığı bir örnek olarak kayda geçti.

Mekke’nin fethinin kaçıncı yılı?
Fetih, 11 Ocak 630’da gerçekleştiği kabul edildiğinde, 2026 yılı itibarıyla 1396. yıl dönümü idrak ediliyor. Bu hesaba göre 2025 yılında ise olayın üzerinden 1395 yıl geçmiş olacak.






