
Ramazan ayı ile birlikte oruç ibadeti de başladı. Gün boyu aç ve susuz kalınacak bu dönemde, beslenme düzeninde yapılan yanlışlar, özellikle ilk haftalarda sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, sahurda alınacak doğru besinlerin ve porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekiyor. Peki, sahurdan sonra hangi hatalardan kaçınmak gerekiyor? İşte detayları...

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte beslenme düzeni de değişiyor. Uzmanlar, oruç süresince hem kilo kontrolü sağlamak hem de enerjik ve sağlıklı kalabilmek için dengeli ve düzenli beslenmenin önemine dikkat çekiyor.

Gastroenteroloji Uzm. Dr. Sibel Tetik, Ramazan’da öğün aralarının uzamasının mideyi zorlayabileceğine dikkat çekti. Tetik, gastrit, ülser ve reflü hastalarının oruç sırasında mide rahatsızlığı riski taşıdığını belirterek, dengeli ve düzenli beslenmenin önemini vurguladı.

Sahurdan sonra hemen uyumayın
Uzm. Dr. Tetik, "İftarda ve sahurda fazla yemek yenmesi, sahurda yemekten hemen sonra yatılması, reflü ataklarını tetikleyebilir. Ayrıca uzun süren açlık sonrasında zamanla sindirim sisteminin hareketleri de azalmaktadır. Bu nedenle iftarda hızlı ve fazla yemek karında şişkinliğe, hazımsızlığa yol açabilmektedir." açıklamasında bulundu.

Uzm. Dr. Sibel Tetik, gastrit veya ülser tedavisi tamamlanmamış kişilerin oruca başlamadan önce mutlaka tedavilerini tamamlaması gerektiğini söyledi. Hafif mide yakınmaları olanların diyet ve ilaç desteğiyle oruç tutmasında sorun olmadığını belirten Tetik, kronik hastalık, geçirilmiş ülser, mide kanaması veya ciddi reflü gibi durumları olanların ise Ramazan öncesi uzman kontrolünden geçerek gerekli önlemleri almaları gerektiğini vurguladı. Henüz tedavisi süren ülser hastaları ve beslenme güçlüğü yaşayanların ise oruç tutmaları sağlık açısından risk oluşturabildiğini belirtti.

"İftara çorba ile başlayın"
İftara çorbasız başlanmaması gerektiğini de sözlerine ekleyen uzman isim, özellikle sebze ve yoğurtlu çorbaların hem sindirimi kolaylaştırdığını hem de doygunluk hissi vereceği için fazla ve ağır yemek yemeyi engellediğini belirtti. Doyma hissinin ilk lokmadan 13 dakika sonra beyne ulaştığına dikkat çeken Tetik, bu yüzden çorbadan ana yemeğe geçmeden önce 3-4 dakika ara verilmesini önerdi.

Kabuklu meyve tüketmenin önemi
Uzm. Dr. Sibel Tetik, oruç döneminde mide ve bağırsak sisteminin dinlenip kendini yenilediğini belirtti. Sigara ve alkol gibi zararlı maddelerin daha az tüketilmesinin de bu süreci hızlandırdığını vurgulayan Tetik, sağlıklı bir Ramazan için önerilerini paylaştı:
- Kabuklu meyve tüketimi, tokluk hissini artırırken vitamin desteği sağlayarak bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur.
- İftarda uzun süren açlık sonrası hızlı ve fazla yemek yemekten kaçınılmalıdır; aksi halde sağlık sorunları riski artar.

"İftardan sonra 45–60 dakika tempolu yürüyüş yapın"
Uzm. Dr. Sibel Tetik, iftarda gıdaların yavaş ve iyice çiğnenerek tüketilmesinin daha az yemekle doymayı sağladığını belirtti. Tetik, ayrıca iftardan 1–1,5 saat sonra 45–60 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının metabolizmanın yavaşlamasını önlediğini, böylece hem formun hem de sağlığın korunabileceğini vurguladı.

Sahurda bu gıdalardan uzak durun
Uzm. Dr. Sibel Tetik, sahurda süt, yumurta, domates, salatalık ve yeşil sebzelerle birlikte tam buğday ekmeği veya çorba ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan hafif bir öğün tercih edilmesi gerektiğini belirterek, "Tıka basa doymadan sofradan kalkılmalıdır. Özellikle koroner arter hastalığı ve hipertansiyonu olan hastalar hamurlu, tuzlu ve kızartma türü yiyeceklerden uzak durmalılar. Vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyvelerin sık tüketilmesi gerekir." dedi.

Uzm. Dr. Tetik, Ramazan’da aşırı yağlı, tuzlu, şekerli ve unlu gıdalardan uzak durulması gerektiğini belirtti. "Ramazan’da uzun saatler susuz kalınacak olması nedeniyle vücuttaki su ve mineral kaybı artar. Kaybın yerine konulması için iftardan itibaren sahur sonuna kadar ayran, taze sıkılmış meyve ve sebze suları gibi bol sıvı ve su alınması çok önemlidir. Susama hissi olmasa bile özellikle yeterli sıvı alımına dikkat edilmelidir. Terle kaybedilen su ve minerali azaltmak için günün sıcak saatlerinde güneşte kalmamaya, gereksiz ve aşırı efor sarf etmemeye dikkat edilmelidir.” ifadelerini kullandı.






