
Antalya Vali Hulusi Şahin, "Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi" tanıtımı programında yaptığı konuşmada, Manavgat’ta bir besi çiftliğinden kaynaklandığı belirtilen kirliliğe tepki göstererek, "Birkaç gün önce Manavgat’ta bir besi çiftliği hayvansal atıklarının tamamını nehre bırakıyor, deniz perişan oldu. Hatta o bölgedeki oteller rezervasyon iptalleri yaşadı. Arkadaşlarımız çok ağır cezalarla cezalandırdılar. İlk etapta 2 buçuk milyon liranın üzerinde ceza yazdılar. Ben orasında değilim; nasıl oluyor da bu kadar pervasız oluyorsun, nasıl oluyor da bu kadar umursamaz oluyorsun?" dedi.
Antalya’nın sahil şeridini ve deniz ekosistemini korumak, Sıfır Atık vizyonunu denizle buluşturmak amacıyla Antalya Valiliği çatısı altında hayata geçirilen "Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi"nin tanıtım programı, Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin, Memorial Göztepe Hastanesi Onkoloji Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Özdoğan ve davetliler katıldı.
Programda, Antalya’nın denizleri, kıyıları ve doğal ekosisteminin korunmasına yönelik yürütülecek çalışmalar, çevre kirliliğiyle mücadele, Sıfır Atık vizyonu ve COP31 sürecinde kentin üstleneceği sorumluluklar ele alındı.

"Denizimiz Antalya için hayati önem taşıyor"
Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir de Antalya’nın yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en özel turizm merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Akdeniz’in mavisi, doğası ve eşsiz coğrafyasıyla kentin milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını belirten Özdemir, Antalya’ya gelen ziyaretçilerin önemli bir bölümünün deniz, kum ve güneş odaklı kıyı turizmi için kenti tercih ettiğini kaydetti.
Deniz kirliliğiyle mücadele, deniz atıklarının izlenmesi, deniz kirliliğinin tespiti ve temizliği, deniz çöpleriyle mücadele, yapay resifler, yabancı istilacı türlerle mücadele, arıtma çıkış sularının tarımda kullanılması, plastiksiz şehirler ve plastiksiz sular gibi birçok projede çalışmaların sürdüğünü aktaran Özdemir, ASAT Genel Müdürlüğü bünyesindeki altyapı çalışmalarına da dikkat çekti.
Özdemir, "Tamamı biyolojik ve ileri arıtmaya sahip 36 merkezi arıtma tesisimiz, 18 derin deniz deşarj hattımız, 284 terfi istasyonumuz ve 5 bin 835 kilometrelik kanalizasyon hattımızla denizlerimizin temizliğini güvence altına alıyoruz. Denizi ve doğayı korumaya yönelik, bilimi ve teknolojiyi esas alan inovatif çevre projelerimiz sayesinde ulusal ve uluslararası alanda 31 çevre ödülü aldık. 32’nci çevre ödülümüzü almak üzere davetimizi aldık. 2025 yılı çevre başkenti seçilen Antalya’yı, çevre konusunda en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Antalya’nın COP31 gibi küresel ölçekte büyük bir iklim organizasyonuna ev sahipliği yapacak olmasının kente tarihi bir sorumluluk yüklediğini belirten Özdemir, bu sürecin Antalya’nın iklim duyarlılığı, çevre politikaları ve sürdürülebilirlik vizyonunu dünyaya göstermek için önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

"Bu coğrafya, bu şehir, bu deniz bizim ama sadece bizim değil"
Manavgat ilçesi Evrenseki sahilinde yaşanan kirlilik olayına da değinen Vali Şahin, bir besi çiftliğinin hayvansal atıkları nehre bıraktığını ve denizin olumsuz etkilendiğini belirtti.

"Asıl olan kirletmemek"
Program sonrası basın mensuplarına da açıklamalarda bulunan Vali Şahin, Manavgat ilçesinin turizm merkezlerinden Evrenseki Sahili’nin kahverengiye bürünmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Benzer olayların yıl içinde farklı alanlarda tekrarlandığını belirten Şahin, çevre hassasiyetinin yalnızca cezalarla değil, toplumsal farkındalıkla da güçlenmesi gerektiğini ifade etti. Vali Şahin, "Bu tek bir örnek değil. Buna benzer yıl içerisinde defalarca olay yaşanıyor. Bu seferki besi çiftliğiydi. Başka zamanda mesela bir zeytinyağı fabrikası yapıyor. Bir dahaki sefere bir işletme yapıyor ya da bir tarım çiftliği sebep oluyor. Her an yaşıyoruz bunu. Bu inisiyatifin hedefi de bir farkındalık, bir hassasiyet geliştirebilmek" diye konuştu.







