
Cemre Vakfı tanıtım programına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevreyi korumanın partisi olmayacağını vurguladı: Çevre bilinci, vatan bilincidir. Çevre bilinci, var olma, gelecek inşa etme bilincidir. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene her zaman destek verir, önünü açarız.
İKLİM VE ÇEVRE KRİZİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ
ÇEVRE BİLİNCİ İNSANLIĞIN FARKINA VARMASIDIR
Bu işin partisi olmaz
- Tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösterdiklerini kaydeden Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını hatırlattı. Erdoğan özetle şunları kaydetti: “Hatırlayın, şu kavram fakire aittir: Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hallettik. Kötü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i, tekrar Boğaz'ın incisi haline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik.
- İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik. Sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayıp şehirlerin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdük. Rüzgar ve güneş enerjisini yaygınlaştırdık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında adeta devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz. 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladık. Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk.
- Çevre projelerinde asla siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkar, destek verir, önünü açarız.”
Lafa gelince çevreci kesiliyorlar
- Erdoğan, konuşmasında ana muhalefetteki CHP’ye de yüklendi: “Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas'ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hale getirmelerine fırsat vermeyeceğiz.”

İftara Kayacık ailesine konuk oldular
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Ramazan’ın ikinci iftarında Beyoğlu’nda Kayacık ailesinin iftar sofrasına konuk oldu. Erdoğan, Ali ve Miyase Kayacık çiftinin evinin çevresinde kendisine sevgi gösterisinde bulunan vatandaşları selamladı. Kendisini kapıda karşılayan aile fertleriyle sohbet eden Erdoğan, çiftin büyük oğlu Mustafa'nın hastalığını öğrenmesi üzerine Allah'tan şifa diledi, tedavisinin yakından takip edilmesi talimatını verdi. Sofra duası eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, ailenin küçük oğlu Bilal, "Rabb'im kabul eyle, amin" diyerek karşılık verdi. Aileyle orucunu açan Erdoğan, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif'in hayırlara vesile olmasını temenni etti. Erdoğan, çıkışta da anne ve babalarının kucağında bulunan iki bebeği sevdi.









