
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 12. Necip Fazıl Ödülleri Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Gazze'de yaşanan insanlık dışı duruma değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan "Tüm Filistin halkına buradan dayanışma duygularımı iletiyorum. Çadırların içerisinde bu yağmurda, çamurda annelerin halini izliyoruz. Konteyner gönderelim diyoruz, BM'yi devreye sokuyoruz ama Netanyahu denen firavun bunu kabul etmiyor. Hesapların üzerinde bir hesap var onun da vakti saati gelecek" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 12. Necip Fazıl Ödülleri Töreni'ndeki konuşmasında, "Yeditepe üstünde zamanın gergef işlediği aziz İstanbul'da" katılımcılarla beraber olmanın bahtiyarlığını yaşadığını dile getirdi.
Erdoğan, 2023'te dualarla son yolculuğuna uğurladıkları Kısakürek'in büyük oğlu Mehmet Kısakürek'e de Allah'tan mağfiret niyaz ettiğini belirten Erdoğan, "Yine bu vesileyle 2025'in şubat ayında emaneti sahibine teslim eden hattatların reisi Hasan Çelebi hocamızla birlikte geçmişte Necip Fazıl Ödülleri'ni tevdi ettiğimiz Nuri Pakdil'e, Teoman Duralı'ya, Rasim Özdenören'e, Ahmet Özalp'e ve Nevzat Atlığ'a da Cenab-ı Mevla'dan rahmet diliyorum. Bu isimlerin her biri inşallah daha nice yıllar boyunca hep minnetle, hep şükranla hep kemal-i hürmetle yad edilecek. Hepsi inanıyorum ki gelecekte de bir fener misali yolumuzu, ufkumuzu ve zihnimizi aydınlatmaya devam edecek. Cümlesine rahmet olsun." ifadesini kullandı.
Memnuniyetle müşahede ettiği bir hususu katılımcılarla paylaşmak istediğini dile getiren Erdoğan, "2014'ten bu yana geleneksel olarak her yıl sahipleriyle buluşturduğumuz Necip Fazıl Ödülleri, bugün geldiğimiz nokta itibarıyla sanat ve düşünce dünyamızda kanon oluşturucu bir nitelik kazanmıştır. Bu ödüller, tam da 12 yıl önce tahayyül ettiğimiz şekilde kültür, sanat ve fikir dünyamıza yeni bir pencere açmıştır. Türkiye'nin kültür sanat havzasını çoraklaştıran 'al gülüm ver gülümcü' anlayışın önemli ölçüde kırılmasına katkı sunmuştur. İşte bugün burada olduğu gibi ödül sahiplerimizin birbirinden kıymetli eserleri, eşsiz güzelliklerle dolu olan medeniyet bahçemizi yeni ürünlerle, yeni çiçeklerle süslüyor. Üstelik bu eserler, yeni nesillerin ve genç kalemlerin sıhhatli bir kültür sanat ikliminde yetişmesine de vesile oluyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Necip Fazıl Kısakürek'in fikir ve sanat mirasına dört elle sarılıp bu sene de ödül törenini başarıyla tertipleyen Star Gazetesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığını kutlayan Erdoğan, "Necip Fazıl demek, her şeyden önce vakar ve cesaret demektir. Zira gençliğin fikir hamurunu çilesiyle yoğuran Üstada göre, hakim bir dava mahkum bir eda ile anlatılamaz. Onun tasavvurunda zafere vasıl olmak, müjdeye nail olmak, ancak eza ve cefaya katlanmakla, zorluk ve baskılara göğüs germekle ama daima dik durmakla mümkündür." diye konuştu.
Kısakürek'in, Müslüman'ın yüzünün yere eğilmesine ve fikir planında acziyete düşmesine asla tahammülü olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bir defasında iştirak ettiği bir dost meclisinde bir arkadaşı söze şöyle başlar: 'Efendim fikri acizaneme göre...' Üstat hemen araya girer ve muhatabına celalli bir çehreyle şöyle mukabele eder: 'Fikrin varsa aciz değilsin. Acizsen, fikir sahibi değilsin.' Üstat bu işte. Sadece bu cümle bile Necip Fazıl'ın hayata, fikre, mücadeleye, sanat ve edebiyata bakış açısını göstermesi bakımından yeterlidir. Üstadın Sakarya şiirini ithaf ettiği aşk, vect ve iman gençliği işte bu şuurla büyümüş, yetişmiş, Anadolu'nun dört bir yanında kök salmıştır. Şiirden tiyatroya, hikayeden romana, tasavvuftan tenkit ve biyografi yazılarına kadar farklı türlerde verdiği onlarca ciltlik eserler, diğer pek çok hususiyetlerine ek olarak esasında bir hakikat arayışıdır. Hakikate ulaşmak, maveranın izini sürmek, onda yegane amaçtır. Üstat, bunu bir şiirinde şöyle ifade etmiştir, 'Allah'a hakikatten yola çıkmak meşakkat. Allah'tan yola çıkıp varılan şey hakikat.' İşte Üstat bu."
"İftira ve haksızlıklar Necip Fazıl'ın ve ona gönül verenlerin hakikat yürüyüşünü engelleyemedi"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şiirlerini estetikle, fizik ve metafizikle, ince bir işçilikle süsleyen Kısakürek'in tefekkürü ise sanatının hem kalesi hem de temeli haline getirdiğini kaydederek, "Türk şiirinin zirve bir şairi olarak Üstadın sesi kendinden öncekilerden farklıdır. Mısraları asırlık çilelerin yükünü taşır ve kendi zamanını da aşarak geleceğe uzanır." dedi.
Necip Fazıl Kısakürek'le tanışma sürecine değinen Erdoğan, şunları anlattı:

Erdoğan, "Rabb'im Üstadın dava sancağını yere düşürmeyen bu gençlikten razı olsun. Onların ayağına taş değdirmesin. Bizleri de bu gençlikle yol yürümeye, bu gençliğin önündeki engelleri bertaraf etmeye inşallah memur ve mezun eylesin diyorum." ifadelerini kullandı.
Necip Fazıl Kısakürek'i en iyi anlayanların kuşkusuz sanatkarlar olduğunu belirten Erdoğan, "Onun edebi mirasını tevarüs edenler de edipler ve sanatçılar olacaktır. Bu bakımdan Necip Fazıl Ödülleri'ni ülkemizin kültür, sanat ve edebiyat hayatının canlanması, kalitenin ödüllendirilmesi adına kıymetli buluyorum." diye konuştu.
Erdoğan, bu sene 8 ayrı kategoride 9 kıymetli isme ödüllerini tevcih ettiklerini kaydederek, şunları dile getirdi:
"Şiir Ödülü'müzü Celal Fedai'ye takdim ediyoruz. Şiirlerinin yanı sıra eleştiri ve poetika yazılarıyla edebiyatımızın kök metinlerinden güç alarak, geleneksel olanı dönüştüren, yerleşik kabulleri sorgulayıp dünyaya yeni ve etkileyici perspektifle bakan Celal Fedai kardeşimi tebrik ediyorum. Bu yılki Hikaye Roman Ödülü'müzün sahibi ise Tarık Tufan. Gündelik hayatın hüznünü, inceliğini, kırılganlığını eserlerine özenle taşıyarak bugünün nabzını tutan, özgün anlatım teknikleriyle kurguladığı romanları geniş ve nitelikli okur kitlesine ulaşan Tarık Tufan'ı yürekten kutluyorum."
Fikir araştırma ödülünün Peren Birsaygılı Mut'a tevdi edildiğini ifade eden Erdoğan, nabzı Filistin'le atan, Gazze'de soykırımı kalemiyle, kelamıyla kayıtlara geçiren Filistinli şairleri, yazarları Türk okuyucusuna tanıtarak sağlam ve sahici edebiyat köprülerinin kurulmasına vesile olan Mut'u emeklerinden ötürü tebrik etti.
"Filistin halkına buradan dayanışma duygularımı iletiyorum"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'deki İsrail saldırılarında şehit edilen 71 binden fazla Filistinli'ye Allah'tan rahmet dileyerek, şunları kaydetti:
"Mekanları cennet olsun inşallah. Kışın soğuğunda son derece kısıtlı imkanlarla hayata tutunmaya çalışan, şartlar ne olursa olsun direniş ve diriliş ruhunu koruyan tüm Filistin halkına buradan dayanışma duygularımı iletiyorum. O çadırların içerisinde kışta, yağmurda, çamurda 7'den 70'e o çocukların, annelerin halini ekranlarda izliyoruz değil mi? 'Konteyner gönderelim.' diyoruz. Birleşmiş Milletler'i devreye sokuyoruz, Batı'yı devreye sokuyoruz. (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu denilen firavun zaten bu işlere asla ilgi duymaz ve bunu kabul etmiyor. Ayetikerimede Rabb'imiz buyuruyor: 'Hesapların üzerinde bir hesap var.' Bunun da vakti, saati inşallah gelecek."
Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'nü bu sene iki genç kalem Merve Uygun ve Hasan Bozdaş'a verdiklerini bildiren Erdoğan, "Öykülerinde gerçeklik zemininden kopmadan, okura masalsı bir atmosfer sunan Merve Uygun'u ve şiirlerinde insanın madde olmayan kısmını adeta kanaviçe gibi işleyerek gönüllere dokuyan Hasan Bozdaş'ı kutluyor, edebiyat ve düşünce yolculuklarında her iki isme de başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çocuk Edebiyatı Ödülü'nü de Ayşe Sevim'e verdiklerini aktararak, "Çocuklara ve gençlere edebiyatın göz hizasından bakan, didaktik olmayan bir dille hayallerden bahçeler kuran, değerlerimizi harf harf, kelime kelime evlatlarımıza aktaran Ayşe Sevim kardeşimi tebrik ediyorum." dedi.
Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü'nün bu yılki sahibinin Dia Al-Azzawi olduğunu söyleyen Erdoğan, "Görsel sanatın modern imkanlarıyla, kendi coğrafyasının derin acılarını, renkli ayrıntılarını, Doğu'nun zengin birikiminden beslenerek anıtlaştıran Dia Al-Azzawi'yi canıgönülden tebrik ediyorum." şeklinde konuştu.
"Yarın her alanda daha iyi yerlerde olacağımıza yürekten inanıyorum"
Erdoğan, Müzik Ödülü'nü de Bayram Bilge Tokel'e tevdi ettiklerini belirterek, "Biliyorsunuz Yahya Kemal, 'Musiki bizim romanımız.' demişti. Bu tespiti biraz daha özelleştiren Tanpınar ise 'Türküler bizim romanımızdır.' demişti. Milli varlığımızın, hislerimizin hayata bakışımızın hazinesi olan türküleri, gerek icrasıyla, gerek teorik yazılarıyla yaşayan ve yaşatan Bayram Bilge Tokel'i yürekten tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün bir kez daha gördük ki Türkiye, dış politikada, savunma sanayiinde, ekonomide olduğu gibi kültür sanatta da zincirlerini parçalıyor. Kendisine zorla giydirilen elbiseyi hamdolsun orada da yırtıp atıyor. Bu ülkede on yıllar boyunca ideolojik kabile üyeleri dışında kimseye nefes aldırmayanların, kendisini okumuş, aydınlanmış, ilerici görüp diğer herkesi cahillikle itham edenlerin devri, fikir hayatımızda da son buluyor. Batı'nın ülkemizdeki distribütörlerinin yerini artık ayakları bu topraklara basan, bu milletin değerlerinden beslenen, nitelikli eserleriyle kültür sanat hazinemizi zenginleştiren aydınlar, yazarlar, şairler, edipler alıyor. Bunu ülkemizin aydınlık geleceği adına çok önemsiyorum. Yarın her alanda daha iyi yerlerde olacağımıza yürekten inanıyorum."
Necip Fazıl Kısakürek'in mahkemeye çıktığında, "Artık senden bıktık." diyen hakimlere verdiği cevabın enteresan olduğunu hatırlatan Erdoğan, "'Siz burada hakim, ben de burada yolcu olduğum sürece ben buraya daha çok uğrarım.' diyor. Üstat bu. Onun için de unutmayın, bizler bu yolda yolcu oldukça, birileri de hancı oldukça biz bu hana daha çok uğrarız. Rabb'im yolumuzu, bahtımızı açık etsin." şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda emeği geçenlere teşekkür ederek, Kısakürek'i bir kez daha rahmet, minnet ve özlemle andı.

NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ
Necip Fazıl Şiir Ödülü, Celal Fedai
Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü: Tarık Tufan
Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü: Peren Birsaygılı Mut
Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Merve Uygun
Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Hasan Bozdaş
Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü: Dia al-Azzawi
Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü: Ayşe Sevim
Necip Fazıl Müzik Ödülü: Bayram Bilge Tokel
Necip Fazıl Saygı Ödülü: Hasan Aycın









