
Terör örgütü YPG/SDG’nin eski elebaşlarından Ahmet Osman, ABD'nin terör örgütüne verdiği silahların satıldığını ve DEM-HDP’li belediyelerden örgüte kaynak aktarıldığını anlattı. Kandil kadrolarının Suriye’ye gelişini tek tek ifşa etti.
2015’te beraberindeki yaklaşık 800 kişiyle YPG/SDG’ye katıldığını söyleyen Osman, örgütün hiçbir zaman iddia ettiği kadar kalabalık olmadığını vurguladı. Osman, ABD’ye sunulan rakamların bilinçli şekilde şişirildiğini şu sözlerle ifade etti:
- “En kalabalık döneminde dahi sayısı 35 bini aşmayan örgüt, 80-90 bin kişilik maaş ödemeleri aldı.”

Türkiye gazetesinin haberine göre ABD’nin bu süreçte sadece kandırılmadığını, bazı isimlerin çıkar sağladığını öne süren Osman, özellikle Brett McGurk’ü işaret ederek şunları söyledi:

ABD silahları satıldı
Ahmet Osman, YPG/SDG’nin ABD’den aldığı silahları da el altından sattığını belirtti:
Washington’un bu tabloyu fark etmesiyle maaş ödemelerini kestiğini dile getiren Osman, örgütün bunun ardından bölgedeki fabrikalara el koyduğunu söyledi.
Rakka’da çözülme
Rakka’daki çatışmalara da değinen Osman, örgütün ABD desteği olmadan ayakta kalamadığını açık ifadelerle anlattı:
- “ABD hava desteği vermeden PKK bir hiçti. Rakka’da iki saat anca dayanabildiler.”
Kuşatma sırasında Kandil’den gönderilen üst düzey isimlerin hapishanelere ve tünellere sığındığını belirten Osman, sivillerin infaz edildiğini de itiraf etti.
Kandil-Suriye hattı ve DEM iddiası
Osman, Cemil Bayık, Murat Karayılan, Bese Hozat ve Mustafa Karasu’nun zaman zaman Kamışlı, Rakka ve Ayn el-Arab’a geldiğini söyledi. Ayrıca DEM-HDP yöneticilerinin de Irak üzerinden bu bölgelere ziyaretler gerçekleştirdiğini ileri sürdü.
En çarpıcı iddia ise finans ayağına ilişkindi:
Silah ve cephanenin büyük bölümünün bırakılarak kaçıldığını söyleyen Osman, gelinen noktada örgütün sahadaki varlığının büyük ölçüde çöktüğünü ifade etti.










