
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarını asayiş başlığı olarak görmediklerini kaydeden İçişleri Bakanı Çiftçi, okul güvenliğini bütün boyutlarıyla ele aldıklarını, her okulda güvenlik kurulu oluşturulacağını vurguladı: Yılda 2 kez şubat-eylül aylarında yapılan okul güvenliği toplantıları, artık vali ve kaymakamlarımızın koordinasyonunda her ayın ilk haftası yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, okul koordinasyon kolluk görevlisi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı sosyal hizmetler uzmanının olacağı bir güvenlik kurulu oluşturulacak.
İstanbul’da medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleri ile bir araya gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Toplantıda bakanlık faaliyetlerine ilişkin önemli bilgiler paylaşan Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırıların ardından 81 ilin valiliğine genelge gönderdiklerini belirterek, “Yaşananları bir asayiş başlığı olarak görmedik. Okul güvenliğini bütün boyutlarıyla ele aldık. Yılda 2 kez şubat-eylül aylarında yapılan okul güvenliği toplantıları, artık vali ve kaymakamlarımızın koordinasyonunda her ayın ilk haftası düzenli şekilde yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, okul koordinasyon kolluk görevlisi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı sosyal hizmetler uzmanının olacağı bir güvenlik kurulu oluşturulacak” dedi.

KAHRAMANMARAŞ’TAKİ OKULDA RİSK SIFIRDI
Uzun zamandır yürürlükte olan okullarda risk analizine dikkat çeken Bakan Çiftçi, “Yılda iki kez toplantı yapılan bir uygulama var. Burada risk analizi, ağırlıklı olarak okulun bulunduğu semtteki sosyokültürel ve ekonomik ortama, asayiş olaylarına göre şekilleniyordu. Kahramanmaraş’ta saldırının yaşandığı olay, bu risk analizine göre risksiz gruptaydı. Şimdi bu yeni düzenlemeyle, risk analizini silbaştan yapıyoruz. Risk faktörüne öğrenciyi merkeze alan bir yaklaşımı koyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Bakan Çiftçi sözlerini şöyle sürdürdü: “Birinci derece ve ikinci derece riskli olan okullarımızda zaten polisimiz var. Üçüncü ve dördüncü derecede riskli olan okullarda da koordinasyon görevlilerimiz var. Bir yandan okul polisimizle, bir yandan gece bekçilerimizle, onların çalışma saatlerini değiştirerek, güvenlik korucularımızla, belki Milli Eğitim Bakanlığı'na verilecek olan güvenlik kadrolarıyla bu iş biraz daha sürdürülebilir hale gelir. Ama şu mevcut haliyle bizim her okula 2 polis vermemiz sürdürülebilir değil. Ülke genelinde 75 bin okul var. 150 bin kişiyi de orada çalıştırmamız uzun vadede sürdürülebilir değil.”
GÜVENLİĞE BEKÇİ VE KORUCU DESTEĞİ
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 30 bin bekçi bulunduğunu belirten Çiftçi, bu bekçilerin güneş battıktan sonra görev yaptığını söyledi. Bekçilerin gece dışında çalışma yetkisinin İçişleri Bakanı’na verildiğini kaydeden Çiftçi, “Ben bu yetkimi 81 il valimize devrettim. Bunların çalışma saatlerini belirleme yetkisi artık valilerimizde” dedi. Bakan Çiftçi, köy korucularından da valilerin veya jandarmanın uygun göreceği yerlerde faydalanılmaya başlandığını belirtti. Çiftçi, genel bütçeden okullara güvenlik görevlisi kadrosu verilebileceğini, bu kişilerin hizmet alım şeklinde istihdam edilebileceğini ifade etti.
81 ile genelge
İçişleri Bakanlığı 81 ile, okul ve çevresindeki güvenlik tedbirlerine ilişkin genelge gönderdi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin imzasıyla 81 il valiliği, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderilen genelgede şu tedbirler dikkat çekti:
Okul içi ve çevresini görecek şekilde kamera sistemleri kurulacak ve mevcut güvenlik kamera sistemlerinin faal halde bulundurulması sağlanacak.
Okulların çevresinde bulunan fiziki engeller kontrol edilerek eksiklikler giderilecek.
Öğrenciler ve ziyaretçilerin giriş-çıkışları için zorunlu olmayan ilave kapılar kapatılıp giriş-çıkışlar tek kapıdan kontrollü şekilde yapılacak.
Risk derecesi yüksek okullarda sabit görev yapmak üzere okul kolluk görevlisi, diğer okullarda ise okul yönetimiyle sürekli iletişim halinde olacak güvenli eğitim koordinasyon görevlisi görevlendirilecek.
Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak, ihtiyaç duyulması halinde okul bahçe kapısı dışında, okul yönetimiyle sürekli irtibatlı, müdahale etme kabiliyetine haiz bir noktada motorize ekip veya yaya devriye görevlendirilecek.
Valilikler, alınan tedbirleri ve karşılaşılan durumları aylık raporlar halinde İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’na sunacak.
Sanal alan sahipsiz değil
- Bakan Çiftçi, okul saldırılarından sonra yalnız sahadaki güvenlik boyutuna değil, dijital mecralara da odaklandıklarını anlattı: “Dijital mecralarda suçu öven, saldırganlığı özendiren, korku ve infial oluşturmaya çalışan, toplumu provoke eden içeriklere karşı hızlı ve çok yönlü bir mücadele başlattık. Saldırgan içerikli 481 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında işlem başlatıldı. Provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı, aynı kapsamda ilgili birimlere bildirildi. 7 bin 755 URL için erişim engeli getirildi. C31K isimli yapıya ait Telegram üzerinde faaliyet gösteren 259 kanal kapatıldı. Sanal alan, hukukun dışına çıkılabilen sahipsiz bir alan değildir. Sokakta suça nasıl geçit vermiyorsak, dijital mecralarda da suçu öven ve toplumu provoke eden yapılara aynı kararlılıkla müdahale ediyoruz.”
Suçu besleyen damarla kararlı mücadele
- İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, suçun çetelesini tutan değil, suç filizlenmeden riski önceden imha eden güvenlik mimarisinin hayata geçirileceğini vurguladı: “Dijitalleşme, göç hareketliliği ve sosyal kırılmalarla değişen suç profillerine karşı yapay zekâ, veri analizi ve yüksek teknolojik takip kapasitemizle cevap veriyoruz. Klasik yöntemlerin ötesine geçerek devletimizin reflekslerini en üst seviyeye taşıyoruz. Akademik veriler ve stratejik analizlerle beslenen bu yeni paradigmayla sadece suçluyla değil, suçu besleyen her türlü damarla mücadele ederek çocuklarımızı ve geleceğimizi güvence altına alıyoruz. Sağlam veri olmadan doğru politika kurulamaz. Doğru analiz olmadan kalıcı sonuç alınamaz.”
Gülistan'da kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak
- Gülistan Doku dosyasında adaletin tecellisi için devletin tüm imkânlarını seferber ettiğini vurgulayan Çiftçi, dosyada şüpheye yer bırakmaksızın maddi gerçeği ortaya çıkarmayı hedeflediklerini söyledi: “Dosyanın kilit isimlerinden Umut Altaş’ın Meksika üzerinden ABD’ye kaçak giriş yaptığını tespit ettik. Hakkında kırmızı bülten çıkarttık. Sadece firarilerin değil, soruşturma sürecindeki iddiaların da üzerine kararlılıkla gittik. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında delil karartma iddialarına yönelik mülkiye müfettişlerini görevlendirdik. Sürecin devamında kendisi görevden uzaklaştırılmış ve sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştır. Bu süreçte ihmali veya iştiraki olan her kim varsa gözünün yaşına bakmadan adalete teslim edeceğimizi kararlılıkla ifade ediyorum. Zira hiç kimsenin suç işleme veya suça göz yumma imtiyazı yoktur.”









