Kıyamet Buzulu’na son set: Dünyayı boğacak erimeye duvarlı çare

10:0115/02/2026, Pazar
Diğer
Dev buzulun önüne perde örmek mümkün mü? (Foto: Arşiv)
Dev buzulun önüne perde örmek mümkün mü? (Foto: Arşiv)

Kıyamet Günü Buzulu, küresel deniz seviyesi artışının yaklaşık yüzde 4’ünü tek başına tetikleyen, gezegenin en kritik buz kütlelerinden biri. Tamamen çözülmesi, dünya çapında geri dönülmesi zor sonuçlar doğuracağı için bilim adamları alarmda. Birkaç yıl öncesine kadar 'uçuk' sayılan, buzulun önüne yapay set ya da bariyer kurulması fikri artık ciddi bilimsel senaryolar arasında. Asıl soru şu: İklim krizinin hızlandırdığı bu erimeye gerçekten fiziksel bir engel konulabilir mi?

Thwaites Buzulu, namıdiğer '
Kıyamet Buzulu',
iklim krizinin en kritik cephelerinden biri hâline gelmiş durumda. Denizlerin yükselmesi ve kıyı kentlerinin sular altında kalması endişesi büyürken; bilim adamları, mühendisler ve politika yapıcılar sıra dışı bir öneri etrafında toplandı: Bu dev buz kütlesinin önüne devasa bir bariyer inşa etmek.

Batı Antarktika’daki buzul, deniz seviyelerine olası etkisi nedeniyle bu ürkütücü lakabı aldı. Yaklaşık 192 bin kilometrekarelik alanıyla Birleşik Krallık büyüklüğünde olan Thwaites, tarihte benzeri görülmemiş bir hızla eriyor. Mevcut erime, küresel deniz seviyesi artışının yüzde 4’ünden sorumlu. Tamamen çözülmesi durumunda ise denizlerin 5 metreye kadar yükselmesi ihtimali masada. Bu da milyonlarca insanın doğrudan risk altına girmesi anlamına geliyor.


Duvar değil, perde


Önerilen proje ilk bakışta buzulu “yerinde tutma” fikri gibi algılansa da amaç farklı. Hedef, buz sahanlığının altından ilerleyen sıcak okyanus akıntılarını kesmek. Bu çerçevede çalışan The Seabed Anchored Curtain Project, sera gazı salımını azaltmanın tek başına yeterli olmayacağını savunuyor.


Bu kapsamda; Cambridge Üniversitesi, Chicago Üniversitesi, Alfred Wegener Enstitüsü, New York Üniversitesi, Dartmouth Koleji, Lapland Üniversitesi Arktik Merkezi ve özel sektörden Aker Solutions gibi kurumlar, 152 metre yüksekliğinde ve 80 kilometre uzunluğunda bir “perde” tasarımı üzerinde çalışıyor.


Bilim adamlarına göre, deniz tabanındaki doğal moren seti biraz daha yüksek olsaydı, sıcak suyun buzulun altına sızması engellenebilirdi. Şimdi bu doğal bariyerin insan eliyle taklit edilip edilemeyeceği; akıntı hızı, su sıcaklığı ve basınç gibi verilerle modelleniyor.


Tartışmalı ama kaçınılmaz mı?


Bir zamanlar “marjinal” olarak görülen bu fikir, bugün daha geniş bir kabul görüyor. Buzulbilimci John Moore’a göre, iklim krizinin geldiği aşamada hedefli müdahaleler kaçınılmaz hâle geldi. Moore, Thwaites’e yapılacak yerel bir müdahalenin maliyetinin 40–80 milyar dolar civarında olacağını, buna karşın kıyı şehirlerini korumak için her yıl 40 milyar doları aşan harcamalar gerektiğini vurguluyor.


Projeye destek veren isimlerden, David Holland, buzulun dengesinin “bıçak sırtı” olduğunu ve doğru bir müdahalenin kaderi değiştirebileceğini savunuyor.


Buzulun kalbine sondaj


Öte yandan sahada da kritik çalışmalar yürütülüyor. Birleşik Krallık ve Güney Koreli araştırmacılar, Thwaites’in en az bilinen noktasına ulaşarak 1 kilometre derinliğe sondaj yaptı. Sıcak suyla gerçekleştirilen bu işlem sayesinde, okyanus sularının buzulu alttan nasıl aşındırdığı ilk kez gerçek zamanlı izlenebilecek. Britanya Antarktika Araştırma Kurumu’ndan okyanus bilimci Peter Davis, bu verilerin deniz seviyesinin ne kadar hızlı yükselebileceğini anlamada kritik olduğunu söylüyor.


Bilim kurgu değil, zorunlu senaryo


Projeye eş başkanlık eden eski Norveçli diplomat Marianne Hagen, bu tür girişimleri uzun süre “bilim kurgu” olarak gördüğünü ancak küresel krizlerin bakış açısını değiştirdiğini dile getiriyor. Hagen’e göre mesele artık ideal çözümler değil, gelecek nesiller için zaman kazanmak.

Thwaites Buzulu durdurulamazsa, denizler durmayacak. Ve insanlık ilk kez, bir buzulun kaderine doğrudan müdahale etmeyi ciddi ciddi tartışıyor. (Kaynak: Euronews, The Atlantic)


#kıyamet
#buzul
#antartika
#bilim