
ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına ve küresel ticaretin darbe almasına yol açtı. Yeni Şafak’a konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye limanlarında bir yük artışı öngördüklerini ve buna göre hazırlık yaptıklarını söyledi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri yakından ve titizlikle takip ediyoruz. Değerlendirmelerimiz İran’a yakın olan limanlarımızda bir yük artışı olacağı yönündedir. Oluşabilecek krizlerde, limanlarımızı bu amaçla kullanmaya devam edeceğiz” dedi. Yeni Şafak'a özel değerlendirmelerde bulunan Bakan Uraloğlu, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmanın yakından takip edildiğine vurgu yaptı.

3 BİN TİCARİ GEMİSİ SIRADA
Denizcilik, enerji ve ticaret menfaatlerini korumak üzere gerekli tüm tedbirleri alındığını ifade eden Bakan Uraloğlu, “Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'si, LNG ve LPG ticaretinin ise yaklaşık yüzde 30'u bu boğaz üzerinden geçiyor. Taşınan petrolün yüzde 70-80’i Asya pazarlarına, özellikle Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore'ye yöneliyor. Dolayısıyla boğaz, küresel enerji güvenliğinin en stratejik noktalarından birini oluşturuyor. Basra Körfezi'nde 3 binden fazla ticari gemi geçiş sırası bekliyor. Bu durum, küresel deniz taşımacılığı tonajının yaklaşık yüzde 4'ünü geçici olarak hareketsiz bıraktı. Bekleyen gemiler arasında çeşitli tiplerde gemiler bulunuyor, 6 kruvaziyer gemisi de yolcularıyla birlikte mahsur kaldı" diye konuştu.
NAVLUN MALİYETLERİ OLUMSUZ ETKİLENDİ
Körfez Bölgesi'nde yayınlanan 'savaş riski bildirimleri' sonrasında sigorta piyasasında önemli değişiklikler yaşandığını ifade eden Uraloğlu, şunları söyledi: "Bazı gemi sigorta poliçelerinde teminat koşulları yeniden düzenlendi. Belirli durumlarda teminat kapsamı daraltılmış veya iptal edildi. Devam eden poliçelerde de ciddi prim artışları uygulandı. Bu durum navlun maliyetlerini (taşıma ücreti) ciddi oranda artırarak, yüklerin taşınamamasına veya çok ciddi maliyet artışları ile taşınmasına sebep oldu. Özellikle petrol tankerleri için ciddi bir maliyet artışı, haliyle hareketsiz kalan tankerlerin ya da varış limanlarına ulaşamayan yüklü tankerlerin sebep olduğu arz kısıtlaması tüm dünyadaki bu tür gemilerde taşıma maliyetini artırarak akaryakıt fiyatlarında yukarı yönlü etki etti."

KRİZ KALKINMA YOLU'NUN ÖNEMİNİ HATIRLATTI
Mevcut krizin Kalkınma Yolu Projesi'nin alternatif güvenli koridor oluşturma vizyonunun ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Uraloğlu, “Bu kapsamda da ülkemizin karayolu, demiryolu ve kombine taşımacılık altyapısını güçlendirmeye devam ediyoruz. Henüz Irak'ın bir taraf tutmadığını ve Kalkınma Yolu Projesi'nin Irak topraklarında ilerleyen güzergâhının doğrudan çatışma alanından uzak tutulduğunu gözlemliyoruz. Süregelen olayların durulmasından ve bölgesel istikrarın yeniden tesis edilmesinden sonra projenin güvenlik, lojistik ve ekonomik etkilerini daha kapsamlı değerlendirmek sağlıklı olacak. Ancak mevcut durumda Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler ve küresel deniz ticaretindeki aksamalar, karasal alternatif güzergâhların stratejik değerini artırmaktadır. Kalkınma Yolu, Basra Körfezi çıkışlı yükleri karadan Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayarak Süveyş ve Hürmüz gibi deniz dar boğazlarına bağımlılığı azaltan bir yapı sunmaktadır. Bu kriz ortamında Orta Koridor ile entegre şekilde ilerleyen Kalkınma Yolu, güvenli ve kesintisiz ticaret için vazgeçilmez bir seçenek haline gelmiş olup, çalışmalarımızı bu vizyon doğrultusunda hızlandırdık. Projenin tamamlanmasıyla transit süreleri önemli ölçüde kısalacak, maliyetler düşecek ve ülkemizin jeoekonomik konumu daha da güçlenecektir” şeklinde konuştu.
LİMANLARDA YÜK ARTIŞI BEKLİYORUZ
Yaşanacak krize dair önlemlerin alındığına vurgu yapan Uraloğlu, "Özellikle Mersin ve İskenderun bölgesindeki, limanlarımızda olası bir yük artışı ile ilgili kapasitelerinin kullanımı hususunu da yakından takip ediyoruz. Değerlendirmelerimize göre Karadeniz dahil İran’a yakın olan limanlarımızda bir yük artışı olacağı yönündedir. Bu savaşın uzaması halinde, insanların temel ihtiyaçları konusunda oluşabilecek krizlerde, ülke olarak tüm komşu ülkelerimizi desteklemeye ve limanlarımızı da bu amaçla kullanmaya devam edeceğiz. Türk denizcilerimizin ve ticaret filomuzun güvenliğini her koşulda temin etmeye de kararlıyız. Aynı zamanda Kalkınma Yolu gibi stratejik altyapı projelerimizi kesintisiz sürdürerek küresel tedarik zincirlerinde Türkiye’yi güvenilir bir merkez konumuna taşımaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

ZENGEZUR KORİDORU İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Zengezur Koridoru’na dair son gelişmelere değinen Bakan Uraloğlu, “Kars’tan Nahçıvan sınırına kadar olan kesimde demiryolu altyapısının inşasına başlamış bulunmaktayız. Zengezur Koridoru’nun hayata geçmesi noktasında üzerimize düşen sorumluluğu tam anlamıyla yerine getiriyoruz ve Türk Devletleri Teşkilatı coğrafyasında kesintisiz demiryolu entegrasyonunu sağlamak üzere kararlılıkla ilerliyoruz. Ancak, Zengezur Koridoru'nun Ermenistan'ın Megri Bölgesi'nden geçen ana geçiş hattı yaklaşık 42-43 kilometre uzunluğundadır. Azerbaycan ile Ermenistan arasında, ABD arabuluculuğuyla sürdürülen müzakere sürecinin henüz nihayete ermemiş olması nedeniyle inşaat faaliyetlerine başlanmadığını görüyoruz. Nahçıvan’da yaklaşık 80 kilometrelik mevcut hat üzerinde iyileştirme ve modernizasyon çalışmaları tamamlanmış olup, 15-20 kilometrelik yeni hat inşası da plan dahilinde ilerlemektedir. Azerbaycanlı yetkililerin açıklamalarına göre, Ermenistan tarafında bu sene içinde inşaat faaliyetlerine başlanması halinde, hatların 5 yıl içerisinde tamamlanması öngörülmektedir” dedi.










