MEB'den 'Özel Eğitimde Mesleki Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi'

13:4721/05/2026, Perşembe
AA
Bakan Tekin, "Özel Eğitimde Mesleki Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi"nin tanıtım programında konuştu.
Bakan Tekin, "Özel Eğitimde Mesleki Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi"nin tanıtım programında konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim süreçlerinde en temel vazifelerinin çocukların içindeki potansiyeli fark etmek, geliştirmek ve onların kendi yollarını güvenle inşa edebilecekleri bir imkan sunabilmek olduğunu bildirdi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile UNICEF işbirliğinde özel gereksinimli bireylere yönelik hayata geçirilen "Özel Eğitimde Mesleki Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi"nin tanıtım programına katıldı.

MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Konferans Salonu'nda düzenlenen programda konuşan Bakan Tekin, Milli Eğitim Müsteşarlığı döneminden bu yana özel eğitimin özel önem verdiği bir alan olduğunu söyledi.

Herkesin özel eğitime ihtiyaç duyduğunu aktaran Tekin, bu alanı özel bir yerde gördüğünü ifade etti.

Dünya üretim biçimlerinin, mesleklerin ve çalışma hayatının yeniden şekillendiği bir dönemi yaşadıklarının altını çizen Tekin,
"Böyle bir dönemde özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin mesleki hayattan uzak kalması hem insan kaynağı açısından hem de toplumsal adalet açısından kabul edilemez bir eksikliktir"
dedi.

"Çocuklarımızın içindeki cevherleri parlatmak bizim ana arzumuz"

Bakan Tekin, özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için atölyelerin okulun içinde açılmış bir ifade etme alanı olduğunu belirterek, buraların çocuğun hayata geçişinin ve hayatla buluşmanın provası olduğunu dile getirdi.

Bu uygulama alanında el becerisinin davranışa, davranışın mesleki yeterliliğe, yeterliliğin ise öz güvene dönüştüğü bir eşik olduğuna işaret eden Tekin,
"Özel eğitim alan bu evlatlarımız, bir ürünün üretim sürecinde yer alarak emek vermenin, ortaya bir değer koymanın ve toplumsal hayatın aktif bir parçası olmanın tecrübesini yaşayacaklar. Böylece sorumluluk alma, birlikte çalışabilme, üretebilme ve kendi ayakları üzerinde durabilme konusunda güç kazanacaklar"
diye konuştu.

Bu sebeple özel eğitimde mesleki eğitimin bağımsız yaşamı ve toplumsal katılımı aynı anda ilgilendiren çok kritik bir kesişim noktası olduğunun altını çizen Tekin, şöyle konuştu:

"Bizim maarif anlayışımızda da her evladımızın kendine has bir istidadı, hayatla kuracağı bir bağı, topluma katacağı bir değeri mutlaka vardır. Eğitim süreçlerimizin en temel vazifesi çocuklarımızın içindeki bu potansiyeli fark etmek, geliştirmek ve çocuklarımızın kendi yollarını güvenle inşa edebilecekleri bir imkan sunabilmektir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin merkezinde yer alan bütüncül yaklaşım da tam da bu hakikatle başlıyor. Bilgiyi beceriyle, beceriyi değerle, değeri eylemle buluşturmak, çocuklarımızın içindeki cevherleri parlatmak, zihnini, kalbini, elini ve iradesini aynı terbiye anlayışı içerisinde geliştirmek bizim ana arzumuz"

"20 meslek alanında atölye standartları oluştu
ruldu"

Meselenin bir gencin okuldan hayata çıkarken kendi emeğine güvenebilmesi, üretim sürecine katılabilmesi, çalışma hayatında yer bulabilmesi, kendi ayakları üzerinde durabilmesi ve toplum içinde bir varlık alanı kurabilmesi olduğunu bildiren Tekin, bu projenin özel eğitim alan öğrencilerinin de böyle bir noktaya hazırlamak için atölyeleri dört duvar olarak görmeyen bir anlayışla geliştirildiğini vurguladı.

Bakan Tekin, şöyle devam etti:

"2023'ten bugüne ortaöğretim kademesindeki mesleki eğitim veren özel eğitim okullarımızın kurumsal kapasitesini güçlendiren, özel eğitim hizmetlerinin niteliğini artıran ve bilhassa 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilimizi pilotlayan planlı bir çalışma yürüttük. Bu süreçte meseleyi masa başında tasarlanmış dar bir proje olarak hiç görmedik. Sahayı dinleyen, ihtiyacı ölçen, modeli kuran ve çıktıyı görünür hale getiren bütüncül bir hazırlık zemini oluşturduk. Evvela ihtiyaçları doğru tespit etmeye odaklandık.
Öğretmenlerimizin, yöneticilerimizin, velilerimizin, işverenlerimizin ve ilgili bütün kurumlarımızın görüşleriyle mevcut durumu analiz ettik. Özel eğitimde mesleki eğitimin ihtiyaçları ve meslek alanlarına ilişkin beklentileri tespit ettik. Böylece atacağımız adımları veriyle, gözlemle ve ortak bir akılla şekillendirmiş olduk. Ardından öğretim programlarını yeniden ele aldık. 'İş Eğitimi ve Meslek Ahlakı' dersi kapsamında mevcut 18 meslek alanı tepeden tırnağa güncellendi. Ayrıca 2 yeni alan sisteme dahil edildi. Böylece atölyelerde yürütülen emek, iş hayatının gerçek ihtiyaçlarıyla daha güçlü temas kuracak bir zemine taşınmış oldu. Programın ardından atölyelerin kendi iç düzeni yeniden tahkim edildi. 20 meslek alanında atölye standartları oluşturuldu"

İş sağlığı ve güvenliğinden öğrencilerimizin bağımsız ve güvenli biçimde çalışma imkanına kadar geniş bir çerçeve oluşturduklarını söyleyen Tekin, atölyelerin gerek standardı, gerek güvenliği ve gerek sürekliliği açısından pozitif bir eğitim mekanına dönüştürüldüğünü kaydetti.

Öğrencinin bireysel ihtiyacını gören, öğretmenin emeğini kolaylaştıran, süreci izlenebilir kılan materyallerle atölyelerdeki çalışmanın daha derli toplu, daha düzenli, daha sistematik bir hale getirildiğine işaret eden Tekin,
"Bu çalışmalar bize şunu işaret ediyor, doğru ortamda, doğru rehberlikle ve iyi yönetilebilen bir eğitim süreciyle bütün evlatlarımız üretim süreçlerinin içerisinde yer alabilir, emeklerini görünür kılabilir ve içinde yaşadığı toplumla sosyal bağlarını daha güçlü hale getirebilir"
değerlendirmesinde bulundu.

"İş hayatına geçişi daha düzenli hale getirecek bir zemin oluşturmaya çaba sarf ettik"

Bakan Tekin, projenin ana sütunlarından birinin de Mesleki Özel Eğitim Mükemmeliyet Merkezi (MÖZEM) olduğunu bildirdi.

Gaziantep, Malatya, Bursa, Konya, Çorum, Kütahya ve Antalya'daki 7 merkezde bu modelin hayata geçirildiğini belirten Tekin, özel eğitimde mesleki eğitime ülke ölçeğinde bir standart kazandırmanın pilotlamasının yapıldığını söyledi.

Öğrencinin işletmelerde mesleki eğitim sürecine güvenli, hazırlıklı ve desteklenmiş biçimde katılması okulda edindiği becerinin çalışma hayatında karşılık bulmasıyla mümkün olduğunu, bu amaçla okul-sektör işbirliğine dayalı kapsayıcı mesleki eğitim modelini geliştirdiklerini dile getiren Tekin,
"Böylece işletmelerde mesleki eğitimin niteliğini artıracak, mezunlarımızın istihdam edilebilirliğini güçlendirecek ve iş hayatına geçişi daha düzenli hale getirecek bir zemin oluşturmaya çaba sarf ettik"
diye konuştu.

"Bu program sayesinde 26 binden fazla öğrenci için öğrenme fırsatları sunmaktayız"

UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi de bugün bir arada olmanın en büyük sebebinin ortak kararlılık olduğunu bildirdi.

Bu projenin bir eğitim programı olmasının yanı sıra çocuklara öğrenme yolculuklarında ve iş hayatına geçiş süreçlerinde eşlik etmenin öneminin vurgulandığını aktaran Marchi,
"Mesleki eğitim de bu noktada çok önemli bir rol oynamaktadır. Mesleki eğitim çocuklarımıza ve gençlerimize hem öğrenme fırsatları sunarken hem de istihdam anlamında gelişme fırsatı da sunmaktadır"
dedi.
Türkiye'nin güçlü bir liderlik ve kararlılık göstererek yol gösteren bir ülke haline geldiğini ve aynı zamanda standartlar belirlediğini vurgulayan Marchi,
"Bu program sayesinde 26 binden fazla öğrenci için öğrenme fırsatları sunmaktayız. 5 binden fazla öğretmenin de kapasitesini güçlendirmekteyiz ki bu bahsettiğimiz çocuklarımızın farklı potansiyellerine atıfta bulunabilecek şekilde öğrenme ve öğretim süreçlerini yürütebilsinler"
diye konuştu.


#Mİlli Eğitim Bakanlığı
#Özel Eğitimde Mesleki Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi
#Yusuf Tekin