
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD-İsrail ve İran arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Antalya Diploması Forumu’nda konuşan Erdoğan, ateşkesin araladığı fırsat penceresinin, kalıcı barışın tesisi için en etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Erdoğan, “Bu kritik aşamada İsrail'in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalıdır" uyarısını yaptı.
Antalya Diplomasi Forumu başladı. Forum, “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” ana temasıyla Belek Turizm Merkezi'ndeki NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenleniyor. Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen forumun açılış konuşmasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gerçekleştirdi. Bu organizasyonu bir akıl platformu olarak gördüklerini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin “barışın anahtarı” misyonuna katkı vereceğine inandığını kaydetti.
İSTİKAMET BUHRANI
İnsanlığın içinden geçilen dönemi anlamak için süreci doğru tahlil etmesinin şart olduğunu vurgulayen Erdoğan, “Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte istikamet buhranı da yaşamaktadır” dedi. Kural temelli olduğu iddia edilen sistem, kuralların ihlal edildiği yerde susarken, insan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmaların en ağır saldırılar karşısında kayıtsız kaldığını belirten Erdoğan, esas sorunun seçici davranan adalet olduğunu kaydetti. Erdoğan, “Küresel sistemde yaşanan kriz evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir” diye konuştu.
GAZZE’DE GÖRDÜK
Erdoğan özetle şunları kaydetti: “Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze'ye bakmak yeterlidir. Son 2,5 yılda 73 bin Filistinli, İsrail saldırılarında can verdi. Hayattan kopartılan çocukların sayısı 21 bini aştı. Öksüz ve yetimlerin sayısı ise 58 bini geride bıraktı. Ateşkese rağmen 754 Filistinli şehit oldu, 2 bin 100 kişi yaralandı. Gazze'de yaşananları, yalnızca bir insani trajedi olarak okumak eksikliktir. Gazze’deki soykırım, mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net göstermiştir.”
YAPISAL ÇÜRÜME
“Eğer bir sistem, kuvözdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa, kurumlar ve kurallar, zalimlerin zulmüne engel olamıyorsa, bu, yapısal bir çürüme, ontolojik bir tefessüh değil midir? Bu tablo, ahlak ve meşruiyet krizinin en bariz hali değil midir? Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan'da, en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz, bizden nasıl beklenir? Bu sistem krizi karşısında, eli kolu bağlı kalmamız, nasıl düşünülebilir?”
TEMSİL AÇIĞI KAPATILMADAN SİSTEM KRİZİ ÇÖZÜLMEZ
“Bizim, ‘Dünya 5'ten büyüktür’ şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız ‘temsil açığı’ kapatılmadan ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir. Sadece güçlünün hukukunu gözeten bir küresel sistemin, insanlığı götüreceği yer daha derin, daha büyük çatışmalar, adaletsizlikler çıkmazıdır. 40 gün boyunca bölgemizi barut kokusuna boğan savaş, bunun en son örneği olmuştur. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin, kalıcı barışın tesisi için etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.”
SÖZÜN YERİNİ SİLAHLAR ALMAMALI
“Ne kadar derin olursa olsun, anlaşmazlıkların çözümünde, sözün yerini tekrar silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Barışa giden en kestirme yol, yapıcı diyalog ve diplomasidir. Barış, Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli'nin o veciz ifadesiyle; tek kanatlı bir kuş değildir. Tarafların uzlaşmacı, sabırlı ve sağduyulu bir anlayışla hareket etmeleri, sonuç alınmasında büyük önem arz ediyor. Yine bu kritik aşamada, İsrail'in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalıdır.”
HÜRMÜZ AÇIK TUTULMALI
“Tansiyonun tırmandığı Hürmüz geçişiyle ilgili bizim tavrımız çok nettir. Hürmüz'ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman'dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz'ün ticari gemilere açık tutulmasıdır. Savaşın, alternatif rota arayışlarını hızlandırdığı görülüyor. Türkiye olarak, enerji ve bağlantısallık alanlarında, 'Kalkınma Yolu' gibi vizyon projeleriyle komşularımızla iş birliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum.”
LİDERLER ZİRVESİNE HAZIRIZ
Ukrayna'daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarına değinen Erdoğan, “Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı koruyoruz. Türkiye tarafların istekli olması halinde Liderler Zirvesi dahil doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır” dedi. Suriye'de huzur ve istikrarın güçlendirilmesinin, bölgenin geleceği için hayati önemde olduğunu kaydeden Erdoğan, “İnşallah bundan sonra da Suriye halkının yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
TÜRKİYE AVRUPA'NIN AYRILMAZ PARÇASI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün karşı karşıya kalınan müşterek sınamaların, Avrupa'yla Türkiye’nin ortaklığının stratejik değerini bir kere daha ortaya koyduğunu vurguladı: “Türkiye, Avrupa'nın ayrılmaz bir parçasıdır. Bugün karşı karşıya olduğumuz müşterek sınamalar, Avrupa'yla ortaklığımızın stratejik değerini bir kere daha ortaya koymuştur. AB'ye tam üyelik hedefimizi korurken, birliğin istikamet sorununu aşarak, kurucu önderlerinin vizyonuna sadakatle sahip çıkmasını bekliyoruz.”
LİDERLERLE YAKIN TEMAS
Forumun açılışından sonra konakladığı otele geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada ayrı ayrı Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze ile görüştü. Görüşmelerde İran'a yönelik savaşa ek olarak küresel ve bölgesel gelişmeler ile ülkeler arası ikili ilişkiler konuşuldu.









