Türkiye NATO’da en zorlu görevleri üstlendi

Merve Safa Akıntürk
04:003/07/2026, Cuma
G: 3/07/2026, Cuma
Yeni Şafak
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Arşiv.
Arşiv.

Ankara, 7-8 Temmuz’da NATO’nun kritik gündemine ev sahipliği yapmaya hazırlanırken gözler bir kez daha Türkiye’nin ittifaktaki stratejik rolüne çevrildi. Kore’den Kosova’ya, Afganistan’dan Irak’a uzanan 70 yılı aşkın görev geçmişiyle Türkiye, NATO’nun yalnızca doğu kanadını değil, küresel güvenlik mimarisini de şekillendiren ülkeler arasında yer alıyor.

Türkiye, NATO’ya katıldığı 18 Şubat 1952’den bu yana geçen sürede Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün güvenlik ve lojistik açıdan en önemli ülkelerinden biri haline geldi. ABD’nin ardından NATO’nun en büyük ordusuna sahip olan, Avrupa’nın ise en kapsamlı silahlı kuvvetlerinden birini bünyesinde barındıran Türkiye, ittifaka en fazla kuvvet katkısı sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Coğrafi konumu sayesinde Karadeniz’den Orta Doğu’ya, Balkanlar’dan Doğu Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada ortaya çıkan tehditleri doğrudan karşılayan Türkiye, 32 üyeli ittifakın savunma ve caydırıcılık kapasitesinin temel unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.

NATO’NUN ÖNCÜLERİNDEN

Kore Savaşı’yla başlayan NATO serüveni, Türkiye’nin uluslararası güvenlik alanındaki etkinliğini onlarca yıl boyunca pekiştirdi. Soğuk Savaş döneminden günümüze kadar ittifakın en kritik görevlerinde yer alan Türk Silahlı Kuvvetleri, barışın korunması, krizlerin önlenmesi ve uluslararası güvenliğin sağlanması amacıyla dünyanın birçok farklı bölgesinde görev yaptı. Türkiye, yalnızca askeri gücüyle değil, kriz bölgelerinde istikrarın yeniden tesis edilmesi ve sivillerin korunmasına yönelik çalışmalarıyla da NATO operasyonlarının en görünür ülkelerinden biri oldu.

KOSOVA’DA 25 YILLIK İSTİKRAR

Türkiye’nin NATO bünyesindeki en önemli görevlerinden biri Kosova oldu. NATO’nun 1999 yılında başlattığı harekâtın ardından 4 Temmuz 1999’da Kosova Barış Gücü (KFOR) bünyesinde bölgeye ulaşan Mehmetçik, çeyrek asrı aşkın süredir ülkenin güvenliğine katkı sunuyor. Bugün Kosova’da 33 ülkeden 4 bin 500’ün üzerinde uluslararası askeri personel görev yaparken, bunların yaklaşık 400’ünü Türk askerleri oluşturuyor.

YUMUŞAK GÜCÜ GÖSTERDİ

Mehmetçik, Kosova’da yalnızca güvenliği sağlayan bir güç olmadı. Tarihi ve kültürel eserlerin restorasyonu, camilerin ve namazgâhların onarımı, yolların yapılması, sosyal projeler ve yerel halkla kurduğu yakın ilişkiler sayesinde Türkiye’nin bölgedeki en güçlü temsilcilerinden biri haline geldi. Türk Tabur Görev Kuvveti tarafından yürütülen sosyal faaliyetler ve yayın çalışmaları da halkla kurulan bağları güçlendirdi. Kosova görevi, Türkiye’nin NATO içerisindeki rolünün yalnızca askeri güçten ibaret olmadığını, aynı zamanda kriz bölgelerinde “yumuşak güç” unsurlarını da etkin şekilde kullanabildiğini gösteren en başarılı örneklerden biri oldu.

20 YILDIR AFGANİSTAN’DA

Türkiye, NATO’nun Afganistan misyonunda da en kritik ülkeler arasında yer aldı. 11 Eylül 2001’de ABD’de gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından El Kaide’ye yönelik başlatılan uluslararası operasyon kapsamında NATO, Afganistan’da güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik geniş kapsamlı bir misyon oluşturdu. 2002 yılında göreve katılan Türkiye, 20 yılı aşkın süre boyunca Afganistan’da kesintisiz görev yaptı. Bu süreçte 20 binden fazla Türk askeri Afganistan’da görev alırken, Türkiye uzun yıllar boyunca Kabil Bölge Komutanlığı ve Kabil Havalimanı’nın güvenliği gibi kritik sorumlulukları üstlendi.

IRAK’TAN AKDENİZ’E UZANAN GÖREV ALANI

Türkiye’nin NATO kapsamındaki katkıları yalnızca Kosova ve Afganistan’la sınırlı kalmadı. Irak misyonunda güvenlik kapasitesinin geliştirilmesine destek veren Türkiye, terörizmle mücadele faaliyetlerinde de NATO’nun önemli ortaklarından biri oldu. Doğu Akdeniz’de deniz güvenliğinin sağlanmasına yönelik operasyonlara katkı sunan Türkiye, Balkanlar’da barışın korunması ve krizlerin önlenmesine yönelik görevlerde de aktif rol almaya devam ediyor.

VAZGEÇİLMEZ MÜTTEFİK

Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’in kesişim noktasında bulunan Türkiye, NATO açısından yalnızca askeri kapasitesiyle değil, jeopolitik konumuyla da stratejik önem taşıyor. Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisi dikkate alındığında Türkiye’nin ittifak içindeki rolü daha da belirgin hale geliyor. Uzmanlar, Avrupa güvenliğinin geleceğinde Türkiye’nin belirleyici aktörlerden biri olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.



#NATO
#Politika
#Diplomasi