
Yusuf Yıldız’ın kaleme aldığı, Destek Yayınları etiketiyle okurlarıyla buluşan “Aşkın Anahtarı: Fâtiha Suresi”, Kur’an-ı Kerim’in ilk suresi olan Fâtiha’nın yalnızca anlamını değil, bir kulun Rabbine duyduğu aşkın ne demek olduğunu anlatıyor. Kitap okuyucusunu ilahi aşkın merkezine, kalbin asli sahibine götüren bir iç yolculuğa davet ediyor.
Kur’an-ı Kerim’in ilk suresi olan Fâtiha Suresi, derin anlam katmanlarıyla yalnızca bir dua değil, aynı zamanda bir yolculuktur. Çünkü Fâtiha Suresi bir yönüyle, Kur’an’ın özü ve ilahi aşk sarayının manevi bir omurgası iken, diğer yönüyle de Âlemlerin Rabbi’ni tanıtmak suretiyle, karanlık dünyamızı aydınlatan bir hidayet rehberidir. Yusuf Yıldız’ın kaleme aldığı Destek Yayınları etiketiyle okurlarıyla buluşan “Aşkın Anahtarı” kitabı da okuyucularını Fâtiha’nın derinliklerinde bir yolculuğa davet ediyor. İslam’ın kuru bilgiyle değil, muhabbetle yaşanması gerektiğini savunan Yıldız, bu eseriyle İslam’ın ruhunu kaybetmiş modern insanlara “yeniden hatırlama” çağrısında bulunuyor. Fâtiha suresini hem bir tefsir derinliğinde hem de tasavvufî sezgiyle ele alan kitap bilgi ile hâlin, akıl ile kalbin, namaz ile kulluğun arasında köprü kuruyor.
Fatiha Suresi'ni kalpte hissetmek
İki ana bölümden oluşan kitapta Yusuf Yıldız’a göre Kur’an’ın kapıları bilgiyle değil, aşkla açılır. Kitabın önsözünde yer alan “Kur’an-ı Kerim’i ancak aşk lisanıyla okuyanlar, gerçek manada anlayabilir ve ondan istifade edebilir” cümlesi, eserin kalbini ortaya koyuyor. Yıldız kitabın ilk bölümünde Allah’a duyulan aşkın önemini, namazın ruhi boyutunu, Kur’an’a ve sünnete yaklaşımın nasıl olması gerektiğini samimi bir dille aktarıyor. Bu kısımda Peygamber Efendimiz’in (sav) Medine’ye hicreti, Mekke’nin fethi, ümmete olan sevgisi ve sünnetin ruhu gibi örneklerle, Resulullah’ın hayatı üzerinden aşk ve teslimiyet anlatılıyor. Kitap boyunca Yıldız, samimi bir dost gibi okuyucusuyla da konuşuyor. “Allah daima seninle, sen kiminlesin?”, “Allah sevgisi mi, Allah korkusu mu?”, “Kul olabilene namaz miraç olur” gibi başlıklarla hem çağımızın sorunlarına temas ediyor hem de her bir meselede Fâtiha’ya ve Kur’an’a yönlendiriyor.
Kulun Rabbiyle aşk sözleşmesi
Yıldız, ikinci bölümde Fâtiha suresini ayet ayet ele alıyor. Yıldız’a göre Fâtiha suresi sadece bir dua değil; Allah ile kul arasında kurulmuş olan en derin aşk sözleşmesidir. Yıldız bu bölümde “Elhamdülillah”tan “ve leddâllîn”e kadar her ifadeyi, sadece anlam olarak değil, kalbe ve hayata dokunan yönleriyle yorumluyor. Her ayet, bir tefekkür kapısı, bir ruh terbiyesi ve aşkın anahtarı olarak sunuluyor. Kitap boyunca Kur’an’ın lafzından ziyade ruhuna temas eden, okuyucuyu bilgiden hâle ulaştıran bir anlatım hâkim. Son bölümde ise Yıldız, tüm bu yolculuğu dua ve teslimiyetle tamamlıyor. Eserin sonunda Yıldız, bütün kusurların nefsine, bütün güzelliklerin ise Allah’a ait olduğunu söylerken, tevazunun da aşk yolunun bir şartı olduğunu hatırlatıyor.