
Albayrak Grubu tarafından, geleneksel İslam sanatlarını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla 12 yıldır kesintisiz olarak sürdürülen İslam Sanatları Sergileri, bu yıl “Hâne” temasıyla sanatseverlerle buluşuyor. 2025 yılının 'Aile Yılı' ilan edilmesinden ilhamla hazırlanan yeni koleksiyon, 13 eserden oluşuyor. Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki açılışa katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, sergide emeği geçen sanatçılara teşekkür ederek, “Bu sanatlar büyük bir sabır ve emek ister. Bir adanmışlıktan söz ediyoruz. Teknolojinin geleneksel sanatları tehdit ettiği bir dönemde, sizler çok kıymetli bir işi yerine getiriyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Albayrak Grubu, geleneksel hale getirdiği İslam Sanatları Sergileri’ne bu yıl bir yenisini daha ekledi. İslam sanatlarını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla hazırlanan yeni koleksiyonun ana teması ‘Hâne’ oldu. 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesinden ilham alan Hâne sergisi Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde açıldı. Açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, tüm eserleri tek tek incelediğini belirterek, Hakikaten her biri çok titiz bir emeğin ve göz nurunun emeği olarak bu tarihi yapıyı süslüyor. İstanbul’daki vatandaşlarımızı ve imkânı olan herkesi “Hane” sergimizi ziyaret etmeye davet ediyorum” dedi.

ESERLERİ TEK TEK İNCELEDİ
Tophane-i Âmire’de bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Erdoğan, “Bu tarihî mekânda sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bismillah diyerek hep birlikte açılışını yaptığımız ‘Hâne İslâm Sanatları Sergimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu kıymetli serginin İslâm sanatlarına özellikle de hat ve tezhibe gönül veren tüm kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, Albayrak Grubu'na teşekkür ediyorum. Biraz önce eserlerimizi tek tek gördüm, inceledim. Çizgileriyle ruhumuzu mesut eden hat ve tezhip sanatçılarımızla birlikte sergimizin küratörünü de canı gönülden tebrik ediyorum” diye konuştu.

İSTANBUL ESTETİĞİN MERKEZİ
Minyatürden ebruya, kalem işinden çiniye geleneksel İslâm Sanatları’nın inancımız ve medeniyetimizin derinlikleri bakımından çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bunlar Müslümanların sahip olduğu yüksek estetik şuurunun somutlaşmış, eser haline gelmiş görünür olmuş, vücut bulmuş şekilleridir. İstanbul kutlu fetihten sonra hat ve tezhibin adeta başkenti haline gelmiştir. 15. asırdan itibaren Ali Yahya Sufi, Şeyh Abdullah Efendi ve Hafız Osman Efendi gibi büyük ustalar burada dünyanın en müstesna eserlerini verdi. Bu eserler gerek İstanbul’umuzda gerekse gönül coğrafyamızda camilerimizi, mescitlerimizi, pek çok mimari şaheserimizi süsledi. Ömrünün 60 yılını hat sanatına vakfeden ve geçtiğimiz sene ebediyete uğurladığımız hattatların reisi merhum Hasan Çelebi üstadımız da abidemi şahsiyetlerden biriydi” dedi.

BİR YÜKÜ OMUZLUYORSUNUZ
Hat ve tezhip gibi İslâm sanatlarının emek ve sabır isteyen devamlılık gerektiren alanlar olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu sanatların yaşatılması özellikle teknoloji ve dijital kültürün gelenekli sanatlarımızı tehdit ettiği bugünlerde çok ama çok önemlidir. Sizler her birimize bu noktada çok ağır bir yük omuzluyor, sanatla birlikte yolculuğumuzu da sürdürüyorsunuz. Sizler sadece bu sanatları icra etmiyor, aynı zamanda bu sanatın neşet ettiği tarihimize, kültürümüze ve medeniyetimize vakıf oluyorsunuz. Kadim tarihimizde özellikle oradan süzülüp gelen kültürel mirasımız ancak yeni nesillerin ekleriyle zenginleşir, kökleşir, yaşar ve süreklilik kazanır. Bugün burada olduğu gibi sayfalara özenle nakşedilen her şekil, aynı zamanda geçmişle gelecek arasında yeni bir köprü oluşturur. Sergimizdeki eserleri bu bakımdan ayrıca değerli ve anlamlı bulduğumu bilmenizi isterim. Gelenekli sanatlarımızı öğrenen, icra eden ve öğreten her bir kardeşimi tebrik ediyorum. Bu sanatlar büyük bir sabır ve emek ister. Günde 30 saat çalışmayı gerektiren bir adanmışlıktan söz ediyoruz. Teknolojinin geleneksel sanatları tehdit ettiği bir dönemde, sizler çok kıymetli bir işi yerine getiriyorsunuz” şeklinde konuştu. Hat sanatına ömrünü adamış ustaları da rahmetle anan Erdoğan, “Çalışmalarımızda Cenab-ı Allah’tan muvaffakiyetler diliyorum. Bu düşüncelerle burada sergilenen eserlerin sahiplerini tekrar kutluyorum. Serginin tertibi de emeği geçen başta Albayrak Grubu olmak üzere herkese sunuyorum” ifadelerini kullandı.

ÇOK SAYIDA DAVETLİ KATILDI
Açılışa, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Göktaş, Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak, Albayrak Grubu Başkanvekili Nuri Albayrak, Albayrak Grubu Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, Albayrak Grubu Yönetim Kurulu üyeleri Kazım Albayrak, Mesut Muhammed Albayrak, Muhammed Fatih Albayrak’ın yanı sıra İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Hâne sergisi 28 Şubat’a kadar ziyaretçilerini bekliyor.

Her bölümde ayrı ‘Hâne’ var
Serginin her bölümü, mekânsal olarak ayrı bir hane anlayışıyla tasarlandı. Anne-baba ilişkilerinden eş olmaya, köklerden kuşaklar arası bağlara uzanan çok katmanlı bir anlatı sunan sergide, hat, tezhip, dijital sanat ve tarihi eserlerin bir aradalığı, farklı dönemlerin ve üslupların aynı çatı altında uyumla var olabileceğini vurguluyor. Albayrak Grubu’nun İslam sanatlarıyla kurduğu bu 12 yıllık yolculuğun yeni halkası olan “Hâne”, sanat aracılığıyla aile kavramının manevi derinliğini hatırlatmayı ve ziyaretçilere tefekkür imkânı sunmayı amaçlıyor.

13 HAT ESERİ VAR
Sergide yer alan hat eserleri; Seyit Ahmet Depeler, Abdurrahman Depeler, Sami Naddah, Hanife Alpaydın, Savaş Çevik, Hafize Namazi, Osman Özçay, Deniz Öktem Bektaş, Yusuf Mazı, Muhammed Yaman, Sait Abuzeroğlu, Taj Essir Hasan ve Saim Günay gibi farklı kuşaklardan hattatlar tarafından hazırlandı. Sanatçılar, aile, eş, anne-baba ve evlat kavramlarını merkeze alan ayet ve hadislerden ilhamla; insanın dünyaya gelişinden yuva fikrinin oluşumuna, nesiller arası bağlardan anne-babaya karşı sorumluluklara uzanan geniş bir zaman ve anlam aralığını hat sanatı diliyle ele aldı.
Tezhip eserleri ise Ayşe Sayın, Ayten Tiryaki, Beyza Tuna, Fatma Betül Taşcı, Firdevs Bakkal, Gülsüm Gügercin, Mustafa Çelebi, Nadir Tatar, Necati Sancaktutan, Nihal Tezcan Sısman, Orhan Dağlı ve Şeyma Okur’un imzasını taşıyor.
Sergide yer alan 17 adet seramik hat eseri, hattat Mehmet Özçay’ın klasik hat geleneğini çağdaş bir yorumla yeniden ele aldığı çalışmalarından oluşuyor.








