
Ketebe Çocuk, bu ay okurları iki farklı dünyaya davet ediyor. Biri, insanın kendi iç sesini ve hayatla kurduğu bağları keşfettiği şiirsel bir yolculuğa çıkarıyor; diğeri ise meraklı bir sineğin kitaplarla dolu macerası aracılığıyla okuma sevgisini ve hayal gücünü öne çıkarıyor.
- Yazan: Firuze Bulut Yıldız
- Resimleyen: Şeyda Ünal
Hayatta keşfedilecek ne çok şey var.
Görünmeyen Bağlar, okuru yaşamın içsel yolculuğuna davet eden şiirsel bir anlatı. Hayatta keşfedilecek güzellikleri, gerçekleşmeyi bekleyen hayalleri ve başarıyla sonuçlanan anların sevincini hatırlatırken; tereddütleri, karmaşayı ve cesaret gerektiren adımları da hayatın doğal parçaları olarak ele alıyor.
Kitabın ön kapağından arka kapağına ve iç sayfalarına uzanan küçük bir delikten geçirilen kırmızı ip, kitabın ayrılmaz bir parçası. Okur, kitabı açmak için bu ipi çözerek yolculuğu başlatıyor. Çizimlerde de her sahnede karşımıza çıkan bu ip, bizi hayata bağlayan anların ve insanların sembolü olarak hikâyeye eşlik ediyor.
Umudu ve içsel keşfi odağına alan Görünmeyen Bağlar, okurları kendi yolculuklarına, kendi bağlarına ve sonunda kendi “evlerini” bulma arayışına davet ediyor.
- Yazan: Mélanie Delloye
- Resimleyen: Ronan Badel
- Çevirmen: Elif Yılmaz
Bir zamanlar girmesi yasak olan bu kütüphane, artık Vızvız için bambaşka bir yerdi.
Büyük bir sarayın ahırında dünyaya gelen Vızvız, diğer sinekler gibi yalnızca yemek peşinde koşmak yerine sarayın gizemli kütüphanesinde kitap okumayı tercih eder. Küçük okurların omzuna konup onlarla birlikte klasik eserleri keşfeden bu meraklı sinek, kısa sürede sıradışı bir okura dönüşür.
Ancak Vızvız’ın dünyası yalnızca kitaplardan ibaret değildir. Yaramaz Gürbüz’ün saldırılarından kaçarken ve meraklı kardeşi Zıpzıp’ı yaşlı bir örümceğin ağından kurtarmak için planlar kurarken, cesaretini ve zekâsını da ortaya koyar. Zıpzıp’ın okuma öğrenme isteği ise yeni bir fikrin doğmasına yol açar: Böceklerin kendi kütüphanesini kurmak.
Mizah ve macerayı okuma sevgisiyle buluşturan Vızvız’ın Olağanüstü Kütüphanesi, çocuklara kitapların yalnızca okunacak şeyler değil, paylaşılacak ve çoğaltılacak hazineler olduğunu hatırlatıyor. Aynı zamanda olaylara farklı perspektiflerden bakmayı, işbirliğini ve bilginin gücünü eğlenceli bir üslupla anlatıyor.









