
Bir şarkı var, bilirsiniz; “Hatıralar sarmış dört bir yanımı. Baktığın her yerde izin duruyor” diye. Bu şarkıdan ilham alarak kirlilik sarmış dört bir yanımızı diyoruz. Sadece dört bir yanımızı sarmıyor bu kirlilik. Baktığımız, gördüğümüz her yerde de izi duruyor. Durmadan üreten ve tüketen insanoğlu dünyayı, toprağı, havayı, suyu kirletmeye devam ediyor. Hem de hiç durmadan, ara vermeden.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) verilerine göre, dünyada her gün 2 bin çöp kamyonu kadar plastik okyanus, nehir ve göllere dökülüyor. Her yıl 19-23 milyon ton plastik atık, su ekosistemlerine sızarak bu alanları kirletiyor. Plastik kirliliği gıda üretim kapasitesini doğrudan etkiliyor.
Neyse ki bu konuda iyimser olmamız için iki değerli proje geliştirildi. Umarız bu çalışmalar bir yandan çoğalırken diğer yandan da kirletmeye karşı etkili ve kapsamlı tedbirler hiç vakit kaybetmeden alınır.
Denizlerde kirlilik izlenecek
Denizlerde ve tatlı sulardaki mikroplastik kirliliği izlemeye yönelik olarak Ege Üniversitesi’nin geliştirdiği proje Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) tarafından desteklenecek.
Prof. Dr. Günseli Yaprak’ın hazırladığı proje sayesinde mikroplastiklerin hem deniz hem de tatlı sularda izlenmesinde nükleer teknikleri uygulama imkânı çoğalacak. IAEA üyesi devletlerin mikroplastik kirliliğini izleme ve analiz etme kapasitesi artacak. Kirliliğin kaynakları, yayılma hızları ve sonuçları bilimsel olarak daha net ortaya konulacak.
Mikroplastiklerin tanımlanması için uyumlu, standartlaştırılmış protokollerin geliştirilmesi ve bilim adamlarının bu alanda eğitilmesi sağlanacak. Proje gerek denizlerde gerekse tatlı sularda mikroplastiklerin izlenmesi konusunda geliştirilecek nükleer tekniklerle farklı ülkelerde çevre yönetimi ve koruma süreçlerine kanıta dayalı bir temel oluşturacak. Uluslararası saha eğitimleri, atölye çalışmaları, veri değerlendirme oturumları ve bilimsel toplantılar bölgesel işbirliğini de güçlendirecek.
Balık türleri için inceleme
Karadeniz’de 6 ticari balık türünde mikroplastik miktarının araştırılması sonucunda çıkan sonuçlar tehlikenin boyutlarını gösteriyor.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Aytan, Karadeniz’de yaptıkları araştırmada istavrit, mezgit gibi türlerde balık başına bir adet mikroplastiğe rastladıklarını, dipteki barbun, dil, pisi ve kalkanda bu miktarın 12 adede kadar çıktığını dile getirdi. Aytan, Doğu Karadeniz’de istavrit, mezgit, barbun, dil, pisi ve kalkandaki ve yaşam alanlarındaki mikroplastik miktarını araştırdıklarına işaret ederek, sonrasında mikroplastiklerin kimyasal içeriklerini göz önünde bulundurarak riskleri değerlendirdiklerini anlattı.
Prof. Aytan’a göre, plastiklerin aşırı üretimi ve yanlış bertarafı nedeniyle yüzde 80’lik kısmı doğada sonlanarak dünyada en hızlı büyüyen çevresel tehdit haline geldi. Küçük parçalara bölünüp mikroplastik olarak sınır tanımaz kirleticiler haline gelen plastikler çok kompleks yollarla, kronik olarak su kaynaklarına ulaştı, deniz ekosistemi ve canlıların yaşamını olumsuz etkiledi. Hatta bu mikroplastikler denizin besin zincirinin temelini oluşturan mikroorganizmalarla aynı boyuta kadar indi, tüketilen gıda ürünleriyle sofralara kadar ulaştı.
Amaç balık yemeyin algısı değil
Araştırmanın amacını ‘balık yemeyin’ algısı oluşturmak değil, karar vericilere ve sektöre yol gösterici olmak olarak açıklayan Aytan’ın kirliliğin önlenmesi konusunda neler yapılabileceğine dair önerileri şöyle: Özellikle plastiğin yerine ikame ürün ya da mevcut plastiklere eklenen katkı kimyasallarının toksik olmayanlarla iyileştirilmesi atılacak önemli adım. Arıtım tesisleri kurularak atık sudaki mikroplastiklerin tutulması gerekiyor.
GÖZÜME TAKILANLAR
Yunus Emre Enstitüsü “Türkçe, Türkoloji ve Tematik Yaz Okulları” kapsamındaki Türk mutfağı yaz okulu programıyla farklı ülkelerden Türkiye’ye gelen 13 şefe Türk şefler ve gastronomi uzmanlarının rehberliğinde İstanbul, Konya, Gaziantep ve Şanlıurfa’nın mutfak kültürü tanıttı. Misafirler ziyaret ettikleri şehirlerde sofra kültürünü yakından tecrübe etme imkânı buldular.
Niğde’de bir lokanta her 50 porsiyon yemekte TEMA Vakfı'na 1 fidan bağışlanması için kampanya başlattı. Orman yangınlarına dikkat çekmek amacıyla başlatılan kampanyanın başlangıç tarihi 1 Ağustos. Yaz aylarında ülke genelinde başlayan orman yangınlarına çok üzülen işletmeci Murat Öztürk başlattığı kampanyayı tüm ülkeye yaymak istiyor.
SOCAR Türkiye liderliğinde ODTÜ’nün desteğiyle hayata geçirilen cep kitapları serisi ile toplam 100 kitabın çevirisi planlanıyor. Pocketbook Management Serisi’nden ilk aşamada Türkçeye çevrilen 40 kitap www.cepkitaplari.com.tr’de ücretsiz erişime açıldı. Kitaplar iş dünyası ile kişisel gelişim konularında rehber niteliği taşıyor. Proje dijital ortamda her yaştan insanın öğrenmesine ve kişisel gelişimine destek olmayı amaçlıyor.
‘Meyvelerin kralı’
- Pakistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu Kadıköy'de gerçekleştirilen etkinlikte ülkenin simge meyvesi mangoyu tanıttı. "Meyvelerin Kralı Pakistan Mangosu" etkinliğine katılanlar Pakistan kültürünün önemli bir parçası olan mangoyu yakından tanıdı, taze mango suyunu tatma fırsatı buldu.
- Dördüncü büyük mango üreticisi konumunda olan ve 20 çeşit mangonun olduğu ülkede yıllık 185 bin ton mango üretiliyor. Ortadoğu, Avrupa, Avustralya ve ABD başta olmak üzere birçok bölge ve ülkeye mango ihraç ediliyor. Türkiye iki ülke arasındaki anlaşma gereği Pakistan mangosuna sıfır oranlı vergi muafiyeti tanıyor. Son yıllarda Pakistan mangosunu Türkiye pazarına tanıtma faaliyetleri yapılıyor.
- Tatlı bir meyve olan Pakistan mangosu iki ülke arasındaki ticari ilişkileri de önümüzdeki dönemde daha da tatlandıracağa benziyor.