
Tezhip sanatçısı Tuba Asiltürk İlhan’ın üç yıllık emeği sonucu ortaya çıkan rokoko tezhibi öğretim kitabı “Rokoko”nun lansmanı yapıldı. Tezhipte ilk meşk kitabı olan eserle ilgili bilgi veren İlhan, “Zaten hayatımızda var olan ama kimsenin neredeyse farkında olmadığı bu sanatı, kitapla gün yüzüne çıkararak yeniden sevdirmeyi hedefledim” dedi.
Tezhipte rokoko üslubuna farklı bir bakış açısı getiren Müzehhibe Tuba Asiltürk İlhan’ın “Rokoko” kitabı, Milenyum Yayıncılık tarafından ilgilisiyle buluştu. Çırağan Sarayı’nda yapılan lansmana İlhan’ın hocaları, öğrencileri, ailesi ve sanat dünyasının seçkin isimleri katıldı. Programda kitapla ilgili sunum yapan İlhan’ın yanı sıra hocaları Nilüfer Kurfeyz ve Selim Sağlam ile kitaba katkı sunan öğrencileri Dr. Turay Selçuker, Ahmet Özlü, Gül Ericson ve kole-ksiyoner Mehmet Sermen de birer konuşma yaptı. İngilizce ve Türkçe yayımlanan, Türkiye’deki ilk ve tek rokoko anlatım kitabı olan eserle ilgili Tuba İlhan’la konuştuk.
HAYATIN İÇİNDE BİR TARZ
Hat sanatında meşk kitaplarına alışkın olduğumuzu söyleyen İlhan, tezhipte meşk, yani öğretici bir kitabın olmadığını ifade etti. Rokoko gibi bakir bir alanda olursa istifade edenin bol olacağını düşün-düklerini dile getiren Tuba İlhan, “Uzun yıllardır çalışmakta olduğum bu tarzı öğretici bir kitaba aktarmak istedim. Rokoko tezhibi, Osmanlı'nın son döneminde kabul edip sevdiği, yazmalara, tablolara, kumaşlara, eşyalara yani hayatın her alanına yansıttığı çok gösterişli bir tarz. Rokoko tarzı aslında çok tanıdık ya evinizin bir eşyası rokokodur ya takı veya eşarbınızdaki dekor… Zaten hayatımızda var olan ama kimsenin neredeyse farkında olmadığı bu sanatı, kitapla gün yüzüne çıkararak yeniden sevdirmeyi hedefledim” diye konuştu.
DUVARA ASILMAK ÜZERE BÜYÜK TASARLANIR
Klasik tezhiple Rokoko tezhibi arasındaki farkı anlatan İlhan, şu ifadeleri kullandı: “Tezhibi klasik ve rokoko olmak üzere iki başlık altında topluyoruz. Klasik tezhip, ilk aklımıza gelen, incecik işlenmiş ve kitaba, göz hizasında seyretmek üzere tasarlanmış motiflerdir. Rokoko tezhibi ise daha büyük, duvara asmak üzerine tablo sanatı için tasarlanan tezhip. Rokoko bize resim döneminde yani Osmanlı'nın son Batılılaşma döneminde geldiği için takdir edersiniz ki duvara asılan bir tablonun da uzaktan bile görünüp beğenilmesi lazım. Rokoko hem daha büyük hem de daha natüralist, yani motiflerin daha doğaya yakın olanıdır. Günümüzde pek rokokoyu seven ve takip eden sanatkâr yoktu. Hatta tam tersine Batılılaşma döneminin ürünü olduğu için pek haz edilmeyen bir tarzdı. İcazetim klasik tezhipten olmasına rağmen, 13 yıldır rokoko çalışıyorum. O karmaşık gibi görünen motifleri düzelttim, anlaşılmayan yerleri çıkardım, rasyonel bir zemine oturttum.”
KİTAPTAN BİLGİ SAHİBİ OLSA DA HOCAYA GİTMELİ
Klasik tezhibi bilen birisi bu kitabı alıp baştan itibaren çalışarak rokokoyu öğrenebileceğini vurgulayan Tuba İlhan, “Tezhip sanatına hiç vakıf olmayan birisi yine de bu kitabı alıp bilgi sahibi olur, fakat bir hocaya gidip fırça tutmak, tahrir çekmek gibi bu sanatın inceliklerini öğrenmesi gerekir. Dünyanın neresinde olursa olsun birisi bu kitabı aldığında hem rokokonun ne olduğunu, hangi dönemde yaşadığını ve özelliklerini öğrenebilecek hem de noktadan başlamak suretiyle başlangıç yapabilecek” dedi.
CELÎ HAT SANATI ROKOKO İLE SÜSLENİR
- Rokoko’nun saray, cami, kitabe gibi duvara asılan büyük boyutlu celî hat sanatının kenarlarını süslediğini belirten Tuba Asiltürk İlhan, “Tabii ki Kur'an-ı Kerimler de çok güzel rokokoyla süslenmiştir. Ama biz genellikle rokokoyu celî, yani büyük boyutlu, uzaktan görünebilen hatların kenarına yapıyoruz. Hiç hat olmaksızın da rokoko süslemeleri yapılabiliyor. Çünkü rokoko bir iç tezyinat ürünüdür. Yani sarayların içindeki o duvar süslemeleri de rokokodur” diyerek rokoko sanatının kullanım alanlarına örnekler verdi.









