
Suriye’nin kadim başkenti Şam, iç savaşın izlerini kültürel bir atılımla siliyor. 14 yıllık uzun bir aradan sonra kapılarını açan 57. Uluslararası Arapça Kitap Fuarı, "Yazdığımız tarih, okuduğumuz tarih" sloganıyla adeta bir kültürel dirilişe sahne oldu. 35 ülkeden 500 yayınevinin katıldığı dev organizasyon, sadece bir kitap fuarı değil, aynı zamanda bölgenin normalleşme sürecindeki en güçlü mesajı oldu.
Fuarın en dikkat çeken unsurlarından biri, Türkiye’nin sergilediği güçlü katılım oldu. Uzun yıllardır Arap yayıncıların sığınağı olan İstanbul’daki fuar geleneği, bu kez Şam’a taşındı. Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) öncülüğünde Diyanet, İz, İlim ve İrfan gibi yayınevlerinin de aralarında bulunduğu 20 kuruluş, Türkçe ve Arapça eserlerini Suriyeli okurlarla buluşturdu.

Uluslararası Arapça Kitap Yayıncıları Derneği Başkanı Dr. Mehdi el-Jumaili, Türkiye'nin katılımının stratejik önemine değinerek, "Şam'ın kurtuluşu sonrası bu çapta bir katılım, Türkçe kitapların Arap dünyasındaki yayılımı için tarihi bir fırsattır" dedi.
Fuar kapsamında Türkiye'den gelen 25 kişilik ilim heyeti, sadece stantları değil, Şam’ın manevi mimarlarını da ziyaret etti. Doç. Dr. Mehmet Cüneyt Gökçe başkanlığındaki heyet; Muhyiddin İbn Arabi, Mevlana Halid Bağdadi ve Selahaddin Eyyubi gibi ortak mirasın sembol isimlerinin huzuruna çıktı. Suriye Diyanet İşleri Başkanı Usame er-Rufai ve ilgili bakanlıklarla yapılan görüşmelerde, geleceğin inşasında akademik iş birliğinin hayatiyeti vurgulandı.

Uluslararası Kitap Fuarı, savaşın yıktığı kültürel köprüleri onardı. Bu inşanın öncü aktörleri ise toplumun tüm katmanlarını kucaklayan aydın âlimler oldu.

Fuarda bilimsel faaliyetleriyle öne çıkan İlim ve İrfan İslami İlimler Merkezi’nin MAKRA programı, modern eğitim metodolojisiyle yoğun ilgi gördü. Beş dilde ücretsiz online eğitim sunan merkezin, Gaziantep ve Telirfan eksenli yürüttüğü akademik çalışmaların, savaşın yıktığı eğitim altyapısına can suyu olması hedefleniyor. 16 Şubat'ta sona eren fuar, ilk gününde ağırladığı 250 bin ziyaretçiyle, bölge halkının kitaba ve huzura olan özlemini bir kez daha kanıtlamış oldu.









