
Gazze, Ramazan’a sayılı günler kala enkazların ve ağır insani krizin gölgesinde hazırlık yapıyor. Yardım girişlerinin kısıtlı kalması ve temel ihtiyaçlara erişimdeki zorluklar, iftar sofralarını şimdiden eksik bırakıyor. Aileler birkaç parça gıda ile Ramazan’ı karşılamaya çalışırken, sokaklar toplu iftarlar için temizleniyor. Tüm kayıplara ve yıkıma rağmen Gazzeliler, mübarek aya sabır ve dirençle girmeye hazırlanıyor.
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü saldırılar ve kırılgan ateşkese rağmen devam eden askeri operasyonlar nedeniyle Gazze, 2026 Ramazanı’nı hâlâ ağır bir insani krizin gölgesinde karşılamaya hazırlanıyor. 70 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği, yüz binlercesinin yerinden edildiği kıyı şeridinde, hayatta kalanlar bir yandan yıkımın izleriyle yaşamaya çalışıyor, bir yandan da Ramazan’a sayılı günler kala eksiklerini tamamlama telaşı yaşıyor. Ancak bu yılki hazırlıklar, geçmiş yıllardaki heyecandan oldukça uzak. Enkazların arasına kurulan çadırlar, yarım kalmış betonarme yapılar, yıkılmış mahalleler ve onarılamayan altyapı, Ramazan ayının manevi atmosferine derin bir hüzün eşlik ediyor. Gazze’nin birçok bölgesinde sokakların silueti değişmiş durumda. Bir zamanlar ışıklarla süslenen, çocukların fenerlerle dolaştığı mahalleler şimdi moloz yığınları ve geçici barınma alanlarıyla dolu. Buna rağmen insanlar, birkaç gün sonra başlayacak Ramazan için küçük de olsa bir hazırlık yapmaya çalışıyor.
İÇERİ GİREN YARDIM KISITLI
Ateşkes süreçlerine rağmen bölgeye yönelik kısıtlamalar ve insani yardım girişlerindeki aksamalar, yaşam koşullarını zorlaştırmaya devam ediyor. Gazze’ye girmesi gereken yardım miktarı ile fiilen ulaşan yardım arasında ciddi fark bulunuyor. Ateşkes anlaşması kapsamında günlük 600 TIR insani yardımın bölgeye giriş yapması öngörülürken, sahadaki kaynaklar geçişine izin verilen yardımın çoğu gün 100 ila 150 TIR arasında kaldığını belirtiyor. Bu durum, özellikle Ramazan öncesi dönemde gıda stoklarının yetersiz kalmasına yol açıyor. Un, pirinç, mercimek, konserve ürünler ve yağ gibi temel gıda maddeleri sınırlı miktarda bulunabiliyor. Çarşı ve pazarlarda raflar çoğu zaman boş; bulunan ürünlerin fiyatı ise birçok ailenin karşılayamayacağı seviyede. İşsizlik oranının tarihi zirvelere ulaştığı Gazze’de düzenli geliri olan hane sayısı oldukça az. Elektrik kesintileri günlük hayatın değişmez bir parçası haline gelmiş durumda. Günün büyük bölümünde elektrik verilemiyor. Jeneratör yakıtı pahalı ve kısıtlı. Temiz suya erişim de sınırlı; birçok aile suyu bidonlarla temin ediyor. Bu şartlar altında Ramazan hazırlığı yapmak, pek çok hane için sadece temel gıdayı temin edebilmek anlamına geliyor.
RAMAZAN ÖNCESİ SESSİZLİK
Geçmiş yıllarda Ramazan’dan haftalar önce başlayan hareketlilik bu yıl oldukça cılız. Önceki dönemlerde çarşılarda hurma tezgâhları kurulur, tatlıcılar gece geç saatlere kadar çalışır, çocuklar için küçük süs eşyaları satılırdı. Şimdi ise sokaklarda belirgin bir sessizlik hâkim. Han Yunus’ta çadır kentte yaşayan üç çocuk annesi Meryem, Ramazan yaklaşırken hissettiklerini şu sözlerle anlatıyor: “Eskiden Ramazan gelmeden ev temizliği yapar, çocuklara küçük hediyeler alırdık. Bu yıl çadırın içinde yaşıyoruz. Temiz su bulmak bile zor. Yine de birkaç gün kaldı diye biraz pirinç ve un ayırmaya çalışıyorum.” Birçok aile için Ramazan’a hazırlık, “ne pişireceğiz” sorusundan önce “ne bulabileceğiz” sorusuyla başlıyor. Evleri yıkılan binlerce kişi hâlâ geçici barınma alanlarında yaşıyor. Kalabalık çadırlar ve hasar görmüş binalarda bir arada kalan aileler, sınırlı imkânları paylaşarak Ramazan’ı karşılamaya hazırlanıyor.
SOKAKLAR TEMİZLENİYOR
Tüm yoksunluğa rağmen mahallelerde küçük ama anlamlı bir hareketlilik var. Gençler ve gönüllüler, Ramazan öncesi sokakları temizlemeye çalışıyor. Molozların arasından yürüyüş yolları açılıyor, iftar organizasyonlarının yapılabileceği alanlar düzenleniyor. Elektrik olmadığı için gaz lambaları ve küçük güneş enerjili aydınlatmalar hazırlanıyor. Mahalle aralarında çocuklar, ellerine geçen renkli kâğıt parçalarıyla süslemeler yapıyor. Yıkık duvarlara asılan birkaç ışık zinciri, geceleri karanlığın içinde küçük bir umut görüntüsü oluşturuyor. Ramazan henüz başlamamış olsa da insanlar, o gün geldiğinde en azından bir araya gelebilecekleri bir ortam oluşturmak istiyor.
YARDIM KURULUŞLARI HAZIRLIK YAPIYOR
Sivil gönüllüler ve yardım kuruluşları da Ramazan öncesi çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda. Geçtiğimiz yıl enkazların gölgesinde uzun sofralar kurarak yüzlerce kişiyi bir araya getiren ekipler, bu yıl da benzer organizasyonlar için planlama yapıyor. Ancak bu kez kaynak bulmak daha zor. Yardım kuruluşları, özellikle temel gıda kolileri hazırlamaya odaklanıyor. Bir koliye konulabilecek ürünler ise oldukça sınırlı: Birkaç kilo un, biraz pirinç, mercimek, sıvı yağ ve az miktarda şeker. Bu koliler birçok aile için Ramazan boyunca hayati önem taşıyor. Organizasyonlarda görev alan gönüllüler, Ramazan’ın başlamasıyla birlikte toplu iftar sofraları kurmayı hedefliyor. Şimdilik hazırlık aşamasındalar; alanlar belirleniyor, temizlik yapılıyor, bağış çağrıları sürüyor. Ama herkes, yardımların yetersiz kalmasından endişeli.
TÜM SOFRALAR EKSİK
Ramazan’a hazırlanan birçok aile, kaybettikleri yakınlarının yasını tutmaya devam ediyor. Saldırılarda hayatını kaybedenler, başka bölgelere göç etmek zorunda kalanlar ya da hâlâ kayıp olanlar nedeniyle aileler parçalanmış durumda. Bu nedenle bu yılki hazırlıklar sadece maddi eksikliklerle sınırlı değil; sofralar manevi olarak da eksik. Bir baba, “Geçen yıl iftar sofrasında altı kişiydik, şimdi üç kişiyiz” diyerek yaşadıkları kaybı anlatıyor. Bu cümle, Gazze’nin birçok hanesinde yankılanıyor. Ramazan henüz başlamamış olsa da insanların zihninde geçmiş iftarların hatıraları canlanıyor; kaybedilenler daha şimdiden hissediliyor. Psikologlar ve yerel sağlık çalışanları, savaşın bıraktığı travmanın özellikle çocuklar üzerinde derin etkiler oluşturduğunu belirtiyor. Ramazan öncesi dönemde aileler, çocuklarına bir nebze moral vermek için küçük sürprizler yapmaya çalışıyor. Ancak imkânlar sınırlı.
KÜNEFE LÜKS OLDU
Gazze’yle özdeşleşen künefe, bu yıl birçok aile için erişilmesi zor bir tatlı haline geldi. Un, şeker, yağ ve peynir gibi malzemelerin temini zor ve pahalı. Tatlı dükkânlarının çoğu ya yıkılmış ya da malzeme yokluğu nedeniyle kapalı. Açık olan birkaç işletmede ise fiyatlar yüksek. Esnaf, Ramazan öncesi hareketlilik beklese de alım gücü düşüklüğü nedeniyle satışların sınırlı olduğunu söylüyor. “Eskiden Ramazan’dan önce sipariş yetiştiremezdik, şimdi dükkânı açmak bile risk,” diyen bir tatlıcı, artan maliyetler nedeniyle üretimi kısma kararı aldığını ifade ediyor.
TERAVİH İÇİN MESCİTLER ONARILIYOR
Tüm yıkıma rağmen Gazze’de Ramazan’ın ruhu tamamen sönmüş değil. Mahalle aralarında gençler, hasar görmüş mescitleri onarmaya çalışıyor. Kırık camlar geçici malzemelerle kapatılıyor, temizlenebilen alanlar süpürülüyor. Amaç, Ramazan başladığında teravih namazlarının kılınabileceği bir ortam oluşturmak. Bazı camiler tamamen yıkılmış durumda. Bu bölgelerde insanlar açık alanlarda ibadet edebilmek için hazırlık yapıyor. Zemine serilecek kilimler temizleniyor, mümkün olan yerlerde tente kurulması planlanıyor. Henüz Ramazan gelmemiş olsa da insanlar o ilk teravih gecesine hazırlanıyor. Mahalle sakinleri birbirine şimdiden “Hayırlı Ramazanlar” demeye başlamış durumda. Bu söz, hem bir temenni hem de ayakta kalma iradesinin ifadesi olarak yankılanıyor. Bu yılın Ramazan’ı, coşkunun değil ama direncin ve sabrın ayı olmaya aday. Gazze’de Ramazan’a sayılı günler kala tablo ağır. Enkazların gölgesinde, eksilen sofralarla ve yarım kalan hayatlarla insanlar mübarek aya hazırlanıyor. Maddi imkânsızlıklar, altyapı sorunları ve derin kayıplar, hazırlıkları gölgeliyor. Ancak tüm zorluklara rağmen Gazzeliler, Ramazan’ı karşılamaya; sabrı, dayanışmayı ve umudu diri tutmaya çalışıyor. Bu topraklarda Ramazan henüz başlamadı, fakat bekleyiş çoktan başladı.
RAMAZAN AYI ENKAZLARIN ÜZERINDE YAŞATILIYOR
- Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde Filistinli sanatçı Hani Dahman, Ramazan ayı öncesinde İsrail saldırılarında yıkılan evlerin duvarları ve enkazlarına Ramazan temalı resimler çiziyor. Hani, çizdiği resimlerle saldırıların gölgesindeki Gazze’de Ramazan heyecanını yaşatmaya çalışıyor.






