
İran'da 28 Aralık'ta hayat pahalılığına karşı başlayan ve kısa sürede ülke geneline yayılan protestolar, 13'üncü gününde şiddetini artırarak devam ediyor. Gösterilerde kamu binaları ve dini yapılar hedef alınırken, hayatını kaybedenlerin sayısı 65'e yükseldi.
Belediye binası ve cami ateşe verildi
Kerec şehrinde protestocular belediye binasını ateşe verirken, başkent Tahran'ın Saadat Abad semtinde bulunan El-Rasul Cami de alevlerin hedefi oldu. Tahran sokaklarında toplanan kitleler, dini lider Ali Hamaney aleyhine sloganlar atarak tepkilerini dile getirdi. İnternet gözlem grubu Netblocks, ülke genelinde yaklaşık 36 saattir internet kesintisinin sürdüğünü rapor ederken, insan hakları örgütleri şu ana kadar 50 protestocu ve 15 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini, 2 bin 300'den fazla kişinin ise gözaltına alındığını açıkladı.
Ordudan "fitne" uyarısı ve uluslararası tepkiler
İran ordusu yaptığı açıklamada, yaşananları "dış güçlerin komplosu" olarak nitelendirerek ulusal çıkarların ve stratejik altyapının kararlılıkla korunacağını vurguladı. Açıklamada, İsrail ve terör gruplarının halkı destekleme bahanesiyle fitne çıkarmaya çalıştığı iddia edildi. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran halkının yanında olduklarını belirten bir destek mesajı yayımladı.
Rıza Pehlevi'den grev ve dönüş çağrısı
Sürgündeki Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin oğlu Rıza Pehlevi, protestoların artık şehir merkezlerini kontrol altına alma evresine geçmesi gerektiğini savundu. Petrol, doğal gaz ve ulaşım gibi kilit sektörlerdeki işçileri genel greve çağıran Pehlevi, İran'a dönmeye hazırlandığını duyurdu.






