
Suriye ordusu, 10 Mart Mutabakatı'na uymayan ve Halep'te sivilleri katleden terör örgütü PKK/SDG unsurlarına operasyon düzenledi. Gelişmeler sırasında Beyaz Saray'dan dikkat çeken bir açıklama geldi. CNN Türk ABD Temsilcisi Yunus Paksoy'un aktardığına göre; Vaşington yönetimi, "Suriye, terörizm için bir üs haline gelmemeli; komşuları ve dünya geneli için bir tehdit oluşturmamalıdır." açıklamasını yaptı. "İstikrarlı ve egemen bir Suriye, bölgenin istikrarı için kritik öneme sahiptir." açıklaması da ABD'nin yıllardır besleyip büyüttüğü PKK'yı 'harcadığı' yorumlarını beraberinde getirdi.
Yunus Paksoy'un açıklamasından bir süre sonra ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, X hesabından taraflara itidalli olma çağrısında bulunduğu bir paylaşım yaptı.
"Amerika Birleşik Devletleri, Halep'in Eşrafiye ve Şeyh Maksoud mahallelerindeki gelişmeleri büyük bir endişeyle yakından takip etmektedir. Tüm tarafları azami ölçüde itidal göstermeye ve sivil can ve mal güvenliğini her şeyin üstünde tutmaya çağırıyoruz.
Son on üç ayda Suriye, on yıllarca süren yıkıcı çatışmaların ardından istikrar, ulusal uzlaşma ve yeniden yapılanma yolunda tarihi adımlar attı. Bu hafta İsrail temsilcileriyle yapılan dönüm noktası niteliğindeki görüşmeler, daha geniş bölgesel barışa doğru atılan önemli bir adımı işaret ediyor ve Suriye'nin yarım yüzyıldan fazla bir süredir uluslarını etkileyen şiddet, acı ve vahşet döngüsünü kırma konusundaki kararlılığını vurguluyor.
Bu türden köklü dönüşümler bir gecede gerçekleştirilemez. Uzun süreli çatışmaların derin yaraları iyileşmek için zamana ihtiyaç duyar ve kalıcı ilerleme, Suriye toplumunun tüm kesimleri arasında sabır, hoşgörü ve gerçek karşılıklı anlayış gerektirir.
Bununla birlikte, istisnasız her vatandaş için -Sünni, Kürt, Dürzi, Hristiyan, Alevi ve diğer tüm topluluklar- tam katılımı ve eşit hakları güvence altına alan bir Suriye vizyonuna olan inancımızı koruyoruz.
Müttefiklerimiz ve sorumlu bölgesel ortaklarımızla birlikte, gerilimi azaltma çabalarını kolaylaştırmaya ve Suriye'ye ve halkına bölünme yerine diyalog yolunu seçme konusunda yeni bir fırsat sunmaya hazırız.
Bu kritik aşamada, bölge, geçen yıl elde edilen kayda değer ilerlemeyi baltalamayı ve






