
DEM Parti yöneticileri tarafından dile getirilen Türkiye’ye yönelik "duygusal kırılma" ve "duygusal kopuş" açıklamaları, güvenlik politikaları uzmanı Mete Yarar’ın sert tepkisine neden oldu. Canlı yayında konuyu değerlendiren Yarar, terör örgütü üzerinden yapılan siyasi söylemlere ve Türk milletine yönelik suçlamalara karşı adeta ateş püskürdü.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın, sınır bölgelerindeki Kürt kökenli vatandaşların derin bir kırılma yaşadığına ve bu durumun devlet tarafından giderilmesi gerektiğine dair açıklamaları fitili ateşleyen unsur oldu. Mete Yarar, bu sözlere karşılık Türkiye’nin terörle mücadelede ödediği ağır bedelleri hatırlattı. Barikatlar döneminde 790 vatan evladının şehit olduğunu, binlerce gazinin verildiğini ve bölge halkının evlerinin yıkıldığını vurgulayan Yarar, "Hangi duygusal kopuştan bahsediyorsunuz siz? Türkiye herkese yardım ederken 'PYD olmasa DEAŞ Adana'ya gelecek' diyen siz değil miydiniz?" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
"Sırtınızı dayadığınız güçlere gidin"
Terör örgütü PYD/YPG’ye yönelik "Sırtımızı onlara dayıyoruz" şeklindeki geçmiş açıklamaları anımsatan Mete Yarar, zor duruma düşüldüğünde devletten yardım istenmesini eleştirdi. Yarar, "Gidin yine dayayın sırtınızı. İster İsrail'e, ister Amerika'ya, ister Rusya'ya dayayın. Ama katil dediğiniz devletten niye yardım istiyorsunuz? Çünkü biliyorsunuz ki biz katil değiliz, ırkçı değiliz, faşist değiliz. Biz bu toprağın çocuğuyuz" ifadelerini kullandı. Aradaki farkın, Türkiye’nin tüm coğrafyayı kavraması ancak kendisine silah çekmiş bir yapıyı kabullenmek zorunda olmaması olduğunu belirtti.
"Türk vatandaşının soykırımla suçlanmasına müsaade etmem"
Mete Yarar, Kürt vatandaşlar ile terör örgütü sempatizanlarının bir tutulamayacağını ifade ederek, asıl duygusal kırılmanın halkın terör örgütüne sahip çıkmamasıyla yaşandığını savundu. Afrin örneğini veren Yarar, bölge halkının terör yapılanmasına karşı durduğunu ve 350 bin kişinin Türkiye’ye sığındığını hatırlattı. Yarar konuşmasını şu sert sözlerle tamamladı: "Biz kimseden kopmadık, hiçbir Kürtten kopmadık. Ama asla kendi halkımın terörize edilmesine fırsat vermem. Türk vatandaşına faşist denmesine, soykırımla suçlanmasına müsaade etmem arkadaşım."






