
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya ve Birleşmiş Milletler’e (BM) çok sert sözlerle yüklendi. Netanyahu yönetimini "kanla beslenen siyonist şer odağı" ve "çıban başı" olarak nitelendirilen Bahçeli, bölgedeki katliamlara sessiz kalan BM'nin derhal sorguya çekilmesi gerektiğini vurguladı. Bahçeli, Ortadoğu'da ebedi barışın ancak "Türk-İslam mührü" ile tesis edilebileceğini söyledi.
"Siyasi Ömürlerini Döktükleri Kana Bağladılar"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis kürsüsünden Ortadoğu'da yaşanan insanlık dramına ve İsrail'in saldırgan politikalarına karşı adeta kükredi. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun kendi koltuğunu korumak adına tüm bölgeyi ateşe verdiğini belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Netanyahu yönetimi Ortadoğu'da sükunet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan, barışın önünde aşılmaz duvarlar örmeye kalkan bu çıban başı; döktüğü her damla kanın, yıktığı her hanenin hesabını er ya da geç ama mutlaka ve mutlaka tarihin ve milletlerin huzurunda teker teker verecektir."

"Birleşmiş Milletler Sorguya Çekilmelidir"
Gelişmeler karşısında tamamen işlevsiz kalan ve katliamları sadece izlemekle yetinen uluslararası mekanizmaları da sert bir dille eleştiren MHP Lideri, küresel vicdanın yaralandığına dikkat çekti. Yaşanan fiyaskonun sorumlusu olarak ilan ettiği kurum için "Birleşmiş Milletler sorguya çekilmelidir" çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye'nin ve Türk milletinin duruşunun nettir olduğunu belirtti. Bahçeli, "Tavrımız açık, mevkimiz ayan beyan ortadadır. Cümle alem bilsin ve duysun ki Türk milleti barış düşmanlarının karşısında; mazlumların, masumların ve mağdurların ise ebediyen yanındadır" diyerek Ankara'nın mazlumlara olan sarsılmaz desteğini bir kez daha ilan etti.

"Bu Coğrafyaya Türk-İslam Mührü Vurulacak"
Konuşmasının son bölümünde bölgenin geleceğine dair tarihi bir projeksiyon çizen Devlet Bahçeli, bölgedeki siyonist işgale ve zulme karşı nihai çözümün reçetesini şu sözlerle sundu: "Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki; kanla beslenen siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükunete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührü ile ebediyen temin ve tesis edilecektir."








