
Türkiye Cumhuriyeti’nin 23. Başbakanı Necmettin Erbakan, vefatının 15. yıl dönümünde 1992 yılında katıldığı “Açık Oturum” programındaki sözleriyle yeniden gündeme geldi. Erbakan, programda dünya siyaseti, İsrail’in kuruluşu, ABD politikaları ve Türkiye’nin rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu. Sosyal medyada paylaşılan kesitte, Erbakan’ın “İsrail” ve Türkiye’nin uluslararası konumuna dair ifadeleri dikkat çekti.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 23. Başbakanı Necmettin Erbakan’ın, 1992 yılında katıldığı “Açık Oturum” programında yaptığı değerlendirmeler, vefatının 15. yıl dönümünde yeniden gündem oldu. Sosyal medyada paylaşılan kesitte Erbakan’ın dünya siyasetine ilişkin görüşleri yer aldı.
İsrail’in kurulduktan sonra 45 yıl boyunca etrafına tecavüz ettiğini ve bir huzursuzluk merkezi olduğunu savunan Erbakan, Müslüman ülkelerin petrol fiyatlarını artırdığı dönemlerde Batı’nın İsrail’e destek verdiğini ve petrolün silah olmaktan çıkarılması için Enerji Komisyonu kurulduğunu söyledi.
Erbakan, İsrail’in “büyük İsrail” hedefi doğrultusunda adım adım ilerlediğini öne sürerek, ABD’nin de dünyayı tek kutuplu bir yapıda kontrol altında tutmak ve büyük İsrail’in kurulmasını desteklemek istediğini ifade etti. ABD’nin politikalarının bu esasa dayandığını dile getirdi.
Konuşmasında Siyonist planların 1897’de Basel’de yapıldığını belirten Erbakan, bu planların Müslümanlığı ortadan kaldırmak ve Siyonizmi yeryüzünde hakim kılmak amacı taşıdığını savundu. Planın üç aşamalı olduğunu söyleyen Erbakan, ilk adımın Osmanlı Devleti’nin yıkılması ve İsrail’in kurulması, ikinci adımın büyük İsrail’in kurulması, üçüncü adımın ise Siyonizmin dünya hakimiyeti olduğunu söyledi.
İsrail Başbakanı İzak Şamir’in “Bizim gücümüz büyük İsrail'in kurulması olan inancımızdan doğuyor” sözünü aktaran Erbakan, dünyadaki haksızlıkların önlenmesi bakımından Türkiye’ye büyük görev düştüğünü ifade etti. Türkiye’nin Asya’daki ve Balkanlar’daki gelişmelere sahip çıkacağını, Müslüman ülkelerle birlikte hareket edeceğini dile getirdi.
Erbakan ayrıca Türkiye’nin gerekirse Müslüman ülkelerle birlikte Birleşmiş Milletler’i terk ederek ayrı bir teşkilat kurabileceğini söyledi. Müslüman ülkelerin yanı sıra Almanya, Belçika ve Avusturya gibi ülkelerle iş birliğine değinen Erbakan, Sultan Hamid’in Almanya ile yakın iş birliğini politikasının mihveri yaptığını hatırlattı.
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin tüm bu ülkeleri bir araya getirerek, kuvveti değil hakkı hakim kılan bir düzen kuracağını savundu.






