
Avrupa’nın milyarlarca avro harcayarak inşa ettiği modern hastaneler, iklim kriziyle birlikte adeta birer fırına dönüştü. "Karbon nötr" politikaları ve enfeksiyon riski gerekçesiyle lüks hastanelere dahi klima takılmaması, 40 dereceyi aşan sıcaklarda sağlık sistemini çökme noktasına getirdi. Kendi hastasını serinletmekten aciz kalan Avrupa'nın, Gazze'deki bombardıman ve kimyasal saldırıların devasa çevre yıkımına sessiz kalması ise "yeşil politika" adı altındaki küresel ikiyüzlülüğü bir kez daha gözler önüne seriyor.
İngiltere, Fransa ve Almanya; Avrupa'nın en modern, "milyarlık" hastanelerinde şu günlerde tıp dünyasını ve kamuoyunu ayağa kaldıran bir kriz yaşanıyor. Kışın donmamak üzere yüksek ısı yalıtımıyla tasarlanan yeni nesil lüks hastane binalarında, ameliyathaneler ve hasta odaları dahil olmak üzere klima bulunmuyor. Klimayı "doğaya zararlı gereksiz bir maliyet ve lüks" olarak gören yeşil politikaların faturası, bugün hastalara ve sağlık çalışanlarına kesiliyor.
Ameliyathaneler 38 Derece: Sağlık Çalışanları Soğutma Yeleği Giyiyor
Değişen küresel iklimle birlikte yazları artık aşırı sıcak geçiren Avrupa'da, o çok övülen yüksek yalıtımlı modern binalar ısıyı içeri hapseden kapalı kutular haline geldi.
Siyasi çatışma: "Çevreci Çılgınlık" mı, "Karbon Nötr" hedefi mi?
Klima krizi Avrupa politikasını da ikiye bölmüş durumda. Sol ve Yeşil blok, karbon nötr hedeflerini ve merkezi havalandırmalardaki enfeksiyon risklerini öne sürerek klima kullanımına ve montajına sert şekilde karşı çıkıyor. Hatta bazı bölgelerde evlere izinsiz klima takılmasına ağır cezalar uygulanıyor. Sağ partiler ise bu durumu "halkın gerçeklerinden kopuk, ideolojik bir çevreci çılgınlık" olarak nitelendiriyor.
Batı'nın çevre ikiyüzlülüğü: Kendi hastanesine klima açma Gazze'deki dehşete sessiz kal

Avrupa'nın kendi sınırları içinde sergilediği "aşırı çevreci" katılıkla, Gazze'de yaşanan devasa ekolojik ve insani yıkıma karşı takındığı vurdumduymaz tavır, modern dünyanın yeni "yeşil ikiyüzlülüğü" olarak tarihe geçiyor.






