
Belçika'da çocukluğunu yetimhanede geçiren 26 yaşındaki Alexandra Lauwers'in hayatı, burada tanıştığı Müslümanların davranışlarıyla bambaşka bir yöne evrildi. Sekiz yıl önce İslamiyet'i seçen Lauwers, yıllardır kurduğu umre hayalini gerçekleştirmek için bisikletiyle Belçika'dan yola çıktı. Kutsal topraklara uzanan yolculuğunda İstanbul'a uğrayan genç kadın, en büyük hayalinin ise Burkina Faso'da bir yetimhane kurmak olduğunu söyledi.
Çocuk yaşta annesinin hastalığı ve babasının aileyi terk etmesi nedeniyle yetimhanede büyüyen Alexandra Lauwers, burada tanıştığı Müslümanların hayatına dokunan iyilik ve merhametinin kendisini derinden etkilediğini anlattı.İslamiyet'i tercih etme sürecini anlatan Lauwers, şu ifadeleri kullandı:
TEK HAYALİ UMREYDİ, BİSİKLETİYLE YOLA ÇIKTI
Sekiz yıl önce Müslüman olan Alexandra Lauwers'in en büyük hayali umre ibadetini yerine getirmekti. Bu hayalini farklı bir yolculuğa dönüştüren genç kadın, bisikletiyle Belçika'dan pedal çevirmeye başladı. Kutsal topraklara ulaşmak için çıktığı uzun yolculuk kapsamında İstanbul'da mola veren Lauwers, burada gördüğü tarihi camilerin kendisini manevi anlamda çok etkilediğini dile getirdi.
‘AYASOFYA BENİ DERİNDEN ETKİLEDİ’
İstanbul'da en çok etkilendiği yapının Ayasofya olduğunu belirten Lauwers, şunları söyledi:
ŞİMDİ BAŞKALARININ HAYATINA DOKUNMAK İSTİYOR
Çocukluğunu yetimhanede geçiren Alexandra Lauwers, kendisine uzatılan yardım elini şimdi başka çocuklara uzatmayı hedefliyor. En büyük hedeflerinden birinin Burkina Faso'da bir yetimhane kurmak olduğunu belirten Lauwers, bu hayalini şu sözlerle anlattı:
Belçika'dan başladığı uzun bisiklet yolculuğunu kutsal topraklarda tamamlamayı hedefleyen Lauwers, umre ibadetinin ardından hem manevi yolculuğunu sürdürmek hem de ihtiyaç sahibi çocuklar için hayalini kurduğu yetimhane projesini hayata geçirmek istiyor.






