
İstanbul’un kalbi bir kez daha tarihle buluştu. Ayasofya-i Kebir Camii’nin yüzyıllara direnen minaresi, titiz bir restorasyonla hem aslına sadık kaldı hem de depreme karşı güçlendirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Ayasofya-i Kebir Camii’nin kuzeydoğu minaresindeki restorasyon tamamlandı. İkinci etap restorasyon sürecinde yürütülen çalışmaların ardından iskeleler sökülerek tarihi yapı yeniden tüm ihtişamıyla ortaya çıktı. 16. yüzyılda II. Selim döneminde son halini alan minare, 65 metre yüksekliğiyle caminin en dikkat çekici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Yapı; kaide, gövde, şerefe ve külah gibi bölümlerden oluşurken, her bir detay titizlikle ele alındı. Restorasyon sürecinde yapılan sayısal analizlerde minarenin deprem dayanımının yetersiz olduğu tespit edildi. Bu doğrultuda üst bölümlerde kısmi söküm ve yeniden inşa çalışmaları yapılırken, alt bölümlerde güçlendirme uygulamaları gerçekleştirildi. Çalışmalar sırasında 411 taş ve 26 basamak tek tek sökülerek kayıt altına alındı. Yeniden kullanılabilecek taşlar korunurken, ihtiyaç duyulan malzemeler Edirne’den temin edilerek bilim kurulunun onayıyla yapıma dahil edildi. Minarenin külah kısmındaki ahşap yapı korunarak restore edilirken, bakır alem altın varakla kaplanarak yerine yerleştirildi. Ayrıca yapıya paratoner sistemi eklenerek güvenlik seviyesi artırıldı. Uzman ekiplerin gözetiminde yürütülen çalışmalarla, minare hem özgün kimliğini korudu hem de modern mühendislik teknikleriyle güçlendirildi. Tamamlanan restorasyon, sadece bir yapı onarımı değil; aynı zamanda medeniyet mirasının gelecek nesillere aktarılması açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
#Ayasofya Camii
#minare
#Restorasyon






