
Çok sıradan hayatlarımız olduğunu düşünüyoruz ve bu bizim epeyce canımızı sıkıyor. Aslında hayatımız değil, hayata bakışımız fazlasıyla sıradan ve bu sebeple kendi hayatımızın inceliklerini, derinliklerini, heyecan verici ayrıntılarını göremiyoruz. Hiçbir hayat sıradan değil aslında, her hayat ceplerinde ilgiyi, merakı, hayreti ve hayranlığı hak eden çok sayıda ayrıntı taşıyor. Dünya edebiyatının klasik olma vasfı kazanmış şaheserlerinin büyük kısmı, bugün bizim rahatlıkla çok sıradan diyebileceğimiz karakterleri ve onların hayatlarını anlatıyor. Çünkü hayatı dolu ve ilginç kılan şeyin dış dünyadaki hareketlilikler olduğunu zannediyoruz. Bir hayatı asıl ilginç kılan şey, iç dünyamızda, iç hayatımızda yaşadıklarımızdır. Öyle ki, yıllar boyunca her gün aynı monoton düzen içinde işine gidip gelen bir memur, iç dünyasında kendi inşa ettiği bir harikalar diyarında yaşayabilir ya da akıl almaz bir maceradan diğerine koşabilir. Mesela Kafka gibi bakıyor ve görebiliyorsanız ne bulunmaz bir karakter ve ne kadar ilham verici bir hikaye değil mi?
“İnsan suyu bilmeyen balık gibiydi, bilmesi için sudan çıkması gerekiyordu. Hayat mecbur bırakmadıkça insan hayatı boyunca hayatını sorgulamıyordu, sorgulamak için bir sebep gerekiyordu. Hayat pek çok kişiye bu sebebi veriyordu aslında; tesadüf sandığımız karşılaşmalar, kaderin oyunu sandığımız olaylar hayatını gör deme biçimiydi. Ama çoğunluk görmezden gelmeyi tercih ediyordu, hayatın akıntısının içinde kaybolup gidiyordu ya da büyük bir kayaya çarpıp parçalanıyordu” diye yazmış ‘Annemin Uyurgezer Geceleri’ kitabında Ayfer Tunç.
Ortaokul yıllarında, gidip gidip memleketteki tek kitapçı dükkânın vitrinine bakardım; aylar boyunca tek tük değişiklik olurdu oysa vitrinde. Bir kitap girer, belki bir diğeri çıkardı. Kitaplar genellikle tek nüsha gelirdi zaten, o satılınca da bir daha gelmezdi. Eğer çok aranıp sorulan bir şey değilse… Çok aranan dedimse, bizim memleket ölçeğinde bir kitabı soran kişi sayısı birden fazla olduysa, tahminim o ki o kitap ‘çok satan’ sayılabilir ve bir adet daha siparişe hak kazanabilirdi.
George Orwell, ‘Kitaplar ve Sigaralar’ kitabında başka bir dünyanın kitapçı dükkanlarından hayata dair ayrıntılar fısıldıyor kulağımıza: “Kitapçıların kışları çoğunlukla korkunç soğuktur, çünkü fazla sıcak olursa camlar buğulanır; oysa kitap satıcıları vitrinlerinden geçinirler. Kitaplar şimdiye dek icat edilmiş diğer her şeyden daha fazla ve daha fena bir toz yapar ve her kurt sineğinin ölmek için tercih edeceği yer bir kitabın üstüdür:”
Şimdi düşünüyorum da çocuk harçlığımla yukarıda sözünü ettiğim tek vitrinli köhne kitapçıdan alabildiğim üç beş kitap, halk kütüphanesinden ödünç aldıklarım ve belki ders kitaplarındaki küçük okuma parçalarından çıkarabildiklerimle örmüşüm hayal dünyamı. Şimdi her tarafım kitapla dolu, elimi uzatsam, birkaç tuşa dokunsam her istediğim kitaba ulaşabilirim, hatta piyasada artık baskısı olmayanlara bile… Bütün bu imkanlarla hayal dünyama çok daha fazlasını, çok daha zengin şekilde ekleyebiliyor muyum peki bugün? Tartışılır! Belki bir yerden sonra çocukluktaki o saf hayal gücüne, zamanın geçerli mantığına teslim olmuş, genişlik ve derinliğini önemli ölçüde yitirmiş aklın köşeli itirazları, bulanık suları karışıyor. Dünya bize eğitim, medya, iktisat vesaire tarafından üretilen gerekçelerle hayal gücünün taşınması lüzumsuz bir ağırlık, bir hız kesici, bir dikkat dağıtıcı olduğunu öğretiyor. Saflık doğuştan yanımızda getirdiğimiz bir şey ve sonra dünya adım adım onu elimizden alıyor. Bu bir anlamda kanatlarımızın kırılması anlamına da geliyor. Öyle mi gerçekten? En azından ben kendi adıma öyle olmadığını söyleyemiyorum.
“Çocuktum ufacıktım,” diye mırıldandı kendi kendine beyaz saçlı adam, “sonra bir acıktım, bir daha doyamadım!”
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.