Türkiye ile mücadele eden herkes kaybeder. Fiziki haritalar da değişir. PKK da bitecek YPG de. Barzani uyarılmalı! Coğrafyanın en büyük kaybedeni BAE olacak. İsrail’in iki silahı sustu.

04:0027/01/2026, Salı
G: 27/01/2026, Salı
İbrahim Karagül

Aslında şu an bizim coğrafyada yer yerinden oynuyor. Küresel ölçekte bütün fay hatları hareketlendi, güç haritalarında inanılmaz değişimler yaşanıyor. ABD-Avrupa, ABD’nin Ortadoğu’daki varlığı, ABD-Çin güç ekseninde olağandışı gelişmelere tanız oluyoruz. Suriye’de YPG’nin tasfiyesi, bunun sonuçlarından sadece biri. İşlerin bu kadar hızlanacağını tahmin etmiyorduk. Daha yavaş bir değişimi öngörüyorduk. Ancak şu an bütün mermiler namluya sürülmüş durumda. Birkaç ülke hariç, hemen her ülke ülkeler

Aslında şu an bizim coğrafyada yer yerinden oynuyor. Küresel ölçekte bütün fay hatları hareketlendi, güç haritalarında inanılmaz değişimler yaşanıyor.

ABD-Avrupa, ABD’nin Ortadoğu’daki varlığı, ABD-Çin güç ekseninde olağandışı gelişmelere tanız oluyoruz. Suriye’de YPG’nin tasfiyesi, bunun sonuçlarından sadece biri.

İşlerin bu kadar hızlanacağını tahmin etmiyorduk. Daha yavaş bir değişimi öngörüyorduk. Ancak şu an bütün mermiler namluya sürülmüş durumda.

Birkaç ülke hariç, hemen her ülke ülkeler korkunç bir belirsizlik içinde kıvranıyor. On yıl önce, “Türkiye Çizgisi”ni ciddiye almayan ülkelerin hemen hepsi, şu an Türkiye çizgisine gelmiş durumda.


“TÜRKİYE ÇİZGİSİ, DURUŞU” NEDİR? “İMPARATORLUK MİRASI” NEDİR?

Bu çizgi; küreseli iktidar alanının yıkılacağı, doğal kaynaklar üzerinde büyük hesaplaşma yaşanacağı, ülkelerin devlet iktidar alanını güçlendirmelerinin zorunluluğu, savunma kalkanlarına olağanüstü yatırım mecburiyeti, iç toplumsal dayanışmayı güçlü tutma zaruretiydi.

Devam edelim; İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa merkezli siyasi söylemlerin artık bir anlamı kalmadığı, milletlerin güce yatırım yapmasının tek yol olduğu, imparatorluk geçmişi olanların kendi doğal havzalarında gücü formatlayacağı, Avrupa’nın sömürge tarihinin bittiği, yeni “yıldız ülkeler”in yükseleceği ve Türkiye’nin “sürpriz güç” olarak küresel iktidar alanının merkezine yerleşeceği şeklindeydi.


ÖNCE HEPSİ TÜRKİYE’YE SALDIRDI.
SONRA HEPSİ TÜRKİYE İLE AYNI YERE GELDİ.

İlk zamanlar bunu kimse kabul etmedi. ABD etmedi, Avrupa etmedi, bölge ülkeleri etmedi. Hepsi Türkiye’yi zayıflatmaya, durdurmaya, küçültmeye ayarlı politikalar uyguladı.

Terörü kullandılar, finansal saldırıları kullandılar, sayısız kez Erdoğan’ı devirmeyi denediler. Darbeler, iç çatışmalar servis ettiler.

Bütün hedefleri, Türkiye’nin yüz yıl sonra kendi idraki ile tarih ve coğrafyada yeniden sahne almasını engellemekti.

Başaramadılar. Dahası, kendileri Türkiye’yi rol model almaya başladılar. Buna mecbur kaldılar. Dünyanın ve insanlığın varacağı yeri Türkiye onlardan daha önce görmüştü. Şimdi hepsi Türkiye ile yakınlaşmaya çalışıyor. Hepsi, “büyük fırtına”ya hazırlanırken eski “harita çizme” ukalalıklarından eser kalmadı.


TÜRKİYE İLE MÜCADELE EDEN HERKES KAYBEDER. PKK DA BİTECEK, YPG DE... BARZANİ UYARILMALI!

Bu yeni dönemde, Türkiye ile, bu “akıl”la mücadele eden herkes güç kaybediyor. Her ülkenin ya da gücün eli zayıfladı. Her terör örgütü tasfiye ediliyor, edilecek.

Türkiye’ye karşı kullanılan örgütlerin ve devletlerin zemini kayacak. Jeopolitik aklı bilgece kullanan Türkiye ise, küresel güç alanı içinde en etkin oyunculardan biri şimdiden oldu.

PKK olayı biter. Suriye’de YPG olayı biter. Onları sulayacak, yeşertecek güç kalmadı. Irak’ta Barzani bu rüzgâra bayrak açarsa kaybeder.

Göstergeler, yeni durumu okuyamadığına işaret ediyor. Tehlikeli bir tavır içinde ve çok geçmeden bunun zararlarını görecektir.

Fırtına o kadar büyüyecek ki, ABD’nin ya da Avrupa’nın Barzani’yi görecek, düşünecek iradesi kalmayacak.


EN BÜYÜK KAYBEDEN BAE OLACAK… BÜTÜN CEPHELERDE TÜRKİYE İLE SAVAŞTI. HEPSİNDE KAYBETTİ.

Ama bu dönemin en büyük kaybedeni Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olacak. Çünkü İsrail bütün cephelere saldırırken, onun vekil gücü BAE bütün cephelerde kaybediyor.

İsrail’in gücü daraldıkça onun varlığı tehlikeye giriyor. İsrail’in elindeki terör silahı zayıfladıkça BAE, kendi varoluş sorunlarına sürükleniyor.

Bu ülke, Türkiye ile savaştı. 17-25 Aralık finansal darbe girişimi, 15 Temmuz darbe girişimi, PKK’nın desteklenmesi, Türkiye’nin Suriye’ye kaybetmesi için her şeyi yaptı.

Libya’da Türkiye ile savaştı. Yunanistan ve İsrail ile birlikte Doğu Akdeniz’de Türkiye ile savaştı. Ermenistan’a yaklaşıp Türkiye’ye zarar vermeye çalıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirmeye dönük bütün girişimlere katıldı. Hepsinde kaybetti.


BAE DE SOYKIRIMLA SUÇLANMALI! SUDAN’DAN DA KOVULACAK, AZ KALDI.

Gazze’de İsrail soykırımına destek verdi. Ona silah ve finans sağladı, tedarik koridoru açtı. On binlerce Filistinlinin, binlerce çocuğun sistematik biçimde öldürülmesinde BAE’nin de eli var. İsrail soykırımla suçlanırken BAE yöneticileri de soykırımla suçlanmalı.

Sudan’da İsrail çıkarları için, İsrail ile birlikte iç savaş çıkardı. Ülkeyi mahvetti. Burada da Türkiye ile savaştı. Türkiye’nin Sudan yönetimine verdiği destek olmasaydı, ülke parçalanacaktı.

Ama şimdi, Sudan yönetimi güç kazanıyor, BAE-İsrail güçleri mevzi kaybediyor. BAE burada da yenilecek. Sudan’dan da kovulacak.


BİRKAÇ GÜNDE YEMEN’DEN KOVULDU. İSRAİL’İN HER YERDE EN BÜYÜK TETİKÇİSİ…

Yemen’de Suudi Arabistan ile birlikte hareket ederken onu sırtından hançerledi. Aslında gerçek müttefiki İsrail’di ve Yemen’de S. Arabistan’ı da vuracak şekilde işgaller haritası uyguladı.

S. Arabistan’ı güneyden çevrelemeye, kuşatmaya çalıştı. Suudiler bunu geç fark etti. Ama müdahale ettiler. BAE‘yi birkaç gün içinde Yemen’den sürdüler.

BAE’nin eli çok uzaklara ulaşıyordu çünkü İsrail adına silah kullanıyordu. İsrail ve Hindistan stratejik ortaktı. On yıllardır askeri/güvenlik alanında birlikte çalışıyorlardı. Nükleer, kimyasal, biyolojik silah denemelerini birlikte yapıyorlardı.

Yeni ortaya çıktı ki, BAE de Hindistan’la birlikte çalışıyor, Pakistan’ı parçalamaya çalışıyor, Keşmir’de Hindistan adına yürütülen faaliyetleri fonluyordu.


BAE, YPG’Yİ DE FONLUYORDU. KARA PARA TRAFİĞİNİ BAE YÖNETİYOR, HEPSİ İSRAİL’E AKIYOR
.

İlişkide bulunduğu bütün ülkeleri parçalamaya dönük adımlar atan bu ülke, İsrail saldırganlığını finanse ediyor, dünyanın en büyük kara para trafiğini yönetiyor, bu kaynaklar İsrail’e akıyordu. İsrail adına terör örgütlerini fonluyordu. PKK/YPG de bunlardan biriydi.

Yatırım fonları yüzünden hiçbir ülke şu ana kadar kendisine ses çıkarmamış, ilişkileri dengede tutmaya çalışmıştı.

Ama Gazze’deki soykırımdan, Yemen ve Sudan’daki iç savaşlardan sonra ülkeler uyandı. Önce S. Arabistan tasfiye etmeye başladı. Sonra Pakistan anlaşmaları iptal etti.

Birçok ülke, BAE ile ilişkilerini sorgulamaya başladı. Para her şey değildi, bir yerden sonra etkisi kalmıyordu. Çünkü ülkelerin varoluşu masadaydı.


SURİYE’DE YPG, BÖLGEDE BAE. İKİ TASFİYE İSRAİL’E EN BÜYÜK DARBE OLACAK.

İsrail ve Yunanistan ile birlikte Doğu Akdeniz ve Ege’de hâlâ Türkiye ile hesaplaşmaya çalışıyor, Türkiye karşıtı cepheyi besliyor.

Türkiye içindeki “etkin uzantıları” ile birlikte bu fahiş adımları yumuşatmayı da biliyor. Böyle devam ederse, Türkiye’ye karşı da ağır bir bedel ödemek zorunda kalabilir.

Suriye’de PKK/YPG’nin tasfiyesi, bütün bölgede BAE’nin tasfiyesi, İsrail’e vurulan en ağır darbeler oldu. Çünkü bu örgüt ve devlet, İsrail’in bölgesel güç haritasına göre faaliyetler yürütüyor. Ona göre ülkelere saldırıyordu. Ve bu iki silah İsrail’in elinden alındı, alınıyor.

Şu an İsrail’in elinde sadece Yunanistan ve Rum Kesimi kaldı. Sanırım kaybedenler listesinin yeni üyeleri, İsrail’in örgütleştirdiği bu iki devlet olacak. Ve bu çok yakında kendini gösterecek.


BAE ÜLKELERİ PARÇALAYACAKTI! ŞİMDİ KENDİSİ PARÇALANIYOR…

S. Arabistan, BAE’yi bölgeden tasfiye etmekle kalmadı, bu emirlikler ittifakını dağıtmaya dönük adılar atıyor. BAE içinde ciddi tartışmalar başladı, Muhammed bin Zayed’in görevden alınması ya da Emirlik’ten çıkarılması yönünde işaretler var. Ve S. Arabistan’ın bunu yapmaya gücü var. Kararlı olursa bunu başarabilir.

Ülkeleri parçalamaya dönük PKK/YPG gibi örgütler tasfiye edilirken, ülkeleri parçalamaya dönük “örgütleşen devletler” de tasfiye ediliyor.

Ne gariptir ki, BAE yıllardır birçok ülkeyi içeriden parçalamaya çalıştı. Ama şimdi kendisi dağılma tehdidiyle karşı karşıya. İbretlik bir durum.

Her örgüt ya da güç, artık İsrail adına kılıç sallamakla gelecek güvencesi oluşturamayacağını öğrenmeli.


YENİ SÜPER GÜÇLER KİMLER OLACAK?

Bunlar daha başlangıç. İç siyasetten bölgesel güç haritasına, küresel güç ilişkilerine kadar radikal değişikliklerin başladığını artık görmeliyiz. Küçük cümlelerle, günlük tartışmalarla, konfor ve tembellikle geçirilecek günler kalmadı.

Fırtına o kadar büyüyecek ki, akıl ve bilgelikle hareket eden, büyük imparatorluk kimliği ve birikimine sahip olan, jeopolitik aklı iyi kullanan, kaynak ülkeleri ile adil ortaklıklar kuran ülkeler Süper Güç olacak.


FİZİKİ HARİTALAR DA DEĞİŞECEK. ESKİ MASALAR ÇOKTAN DEVRİLDİ.

Aslında yüzyıllara dayanan ezberlerimiz çoktan bozulmuştu. Şimdi “yeni ezberler” inşa etme zamanını yaşıyoruz. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana söylenen bütün sözler tükendi, çöp oldu.

Yeni sözler söylemeye, yeni ülke ve coğrafya tanımlamaya, yeni dünyayı anlamaya dönük çok büyük bir sınava giriyoruz.

Patron Devletler, Güçlü Liderler dönemi, sadece güç haritalarını değil, fiziki haritaları da değiştirecek. Ve artık “harita çizme” sırası bize geldi.

Yüzyıllardır harita çizilen masalar devrildi. Bölgesel güç ortaklıkları, bizim coğrafyada bir Süper Gelecek inşa edebilir. Şimdi işte tam bu aşamadayız.

#Siyaset
#Politika
#İbrahim Karagül