Enflasyonda ocak şoku, şubat beklentisi, mart korkusu…

04:005/02/2026, Perşembe
G: 5/02/2026, Perşembe
Levent Yılmaz

Merakla beklenen ocak ayı enflasyonu açıklandı. Bu kadar merakla beklenmesinin iki tane önemli nedeni vardı. İlki her yıl başında TÜFE sepeti kural gereği güncelleniyor. İkincisi ise TÜİK bu yıl AB’ye uyum kapsamında yeni bir metodoloji kullanmaya başlıyor. Dolayısıyla hem yeni ana grup hem de yeni ağırlıkların etkisi de bu açıklanan veri ile görülmüş oldu. Gelelim verilere. TÜİK’in ölçümüne göre 2026 yılının ilk enflasyonu aylık bazda %4,84 ve yıllık bazda %30,65 olarak gerçekleşti. Aylık bazda

Merakla beklenen ocak ayı enflasyonu açıklandı. Bu kadar merakla beklenmesinin iki tane önemli nedeni vardı. İlki her yıl başında TÜFE sepeti kural gereği güncelleniyor. İkincisi ise TÜİK bu yıl AB’ye uyum kapsamında yeni bir metodoloji kullanmaya başlıyor. Dolayısıyla hem yeni ana grup hem de yeni ağırlıkların etkisi de bu açıklanan veri ile görülmüş oldu.


Gelelim verilere. TÜİK’in ölçümüne göre 2026 yılının ilk enflasyonu aylık bazda %4,84 ve yıllık bazda %30,65 olarak gerçekleşti. Aylık bazda en yüksek artış sağlık grubundan gelirken yıllık artışta yine eğitim ve konut grubu öne çıkıyor. Ancak aylık bazda enflasyonu en çok etkileyen hem ağırlığı hem de artış oranı nedeni ile gıda ve alkolsüz içecekler grubu. Zira TÜFE sepetinde en yüksek ağırlık %24,44 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda. Bu ay bu gruptaki enflasyon da %6,59 gibi çok yüksek oranda gerçekleşince aylık %4,84’lük enflasyonun 1,61 puanlık kısmı sadece gıda ve alkolsüz içeceklerden geldi. Gıdadan sonraki en yüksek katkılar ise sırasıyla ulaştırma, lokanta ve konaklama, konut ile sağlık gruplarında geliyor.


Yıllık bazdaki %30,65’lik enflasyonuna ise en yüksek katkılar 7,82 puanla gıda, 6,74 puanla konut ve 4,64 puanla ulaştırmadan geliyor. Bu üç grubun TÜFE sepeti içindeki toplam ağırlığı da %52,46 olunca özellikle orta ve alt gelir grubunun hissettiği enflasyon da resmi verinin çok üzerinde oluyor. Çünkü orta ve alt gelir grubunun tüketimi ağırlıkla bu üç grupta olduğu için bu grupların karşı karşıya kaldığı enflasyon da görece daha yüksek oluyor.


Enflasyon tarafındaki bu gelişmeler neticesinde ise ocak ayında beklentinin oldukça üstünde bir enflasyon görmek zorunda kaldık. Piyasadaki genel beklenti enflasyonun aylık bazda %4,2 civarında olması yönündeydi. Ancak %5’e yakın gerçekleşme neredeyse politika faizinin %45 olduğu geçen yılın aynı ayındaki %5,03’e yakın olduğu için piyasada endişeye neden oldu.


Şubat ayı için ise beklentiler bugünden %3 civarında şekilleniyor. Bunda hem yeni yıl etkisinin Şubat’a sarkması hem de 19 Şubat’ta Ramazan ayının başlayacak olmasının etkisi var. Merkez Bankası’nın enflasyonda Ramazan ayının etkisine ilişkin çalışmasını geçtiğimiz hafta sizlerle paylaştığım için bugün yinelemeyeceğim. Ancak hatırlatmak isterim ki sadece Ramazan ayı öncesinde değil aynı zamanda Ramazan ayı boyunca ilave enflasyonist etkiler oluştuğu için bu yıl mart ayında da beklenti ve/veya ortalama üstü enflasyon gerçekleşmesi ihtimalinin yüksek olduğunu not edelim.


Tüm bu veriler ve ihtimalleri göz önünde bulundurduğumuzda TCMB’nin bu yıl sonu için %16 olarak belirlediği ara hedefin ve %19’luk tahmininin ulaşılabilirliği konusunun piyasalarda sorgulanmaya başlandığını görüyoruz. Bu bakımdan 12 Şubat’taki yılın ilk Enflasyon Raporu’nun ana gündem maddesinin şimdiden belli olduğunu ifade edebiliriz. Makul olan beklentilerin daha gerçekçi bir seviyeye yükseltilmesi ancak yılın ilk toplantısında atılacak böyle bir adımın “Merkez erkan havlu attı” algısına da neden olabileceğini unutmamak lazım. Özetle Merkez Bankası’nın işi zor!


#Ekonomi
#enflasyon
#Ocak
#Şubat
#Mart